Dünya

İran’dan ABD ve İsrail’e karşı meşru müdafaa açıklaması

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in saldırılarına karşı meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edeceğini duyurdu, bölge ülkelerine topraklarının kullanılmaması uyarısında bulundu.

Abone Ol

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İsrail’in ülkeye yönelik saldırıları sonrası bir bildiri yayımlayarak meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edeceklerini açıkladı. Bildiride, İran’ın savunma operasyonlarının hedefinin yalnızca saldırıyı gerçekleştiren taraflar olduğu vurgulandı ve bölge ülkelerine uyarıda bulunuldu.

ABD ve İsrail’in saldırıları eleştirildi

Bildiride, ABD ve İsrail’in saldırılarının sivil yerleşim alanlarını hedef aldığı belirtilerek, bu eylemlerin İran’ın toprak bütünlüğü ve ulusal egemenliğine açık bir ihlal teşkil ettiği ifade edildi. İran, BM Şartı’nın 51. maddesi çerçevesinde kendini savunma hakkının tanındığını hatırlatarak, silahlı kuvvetlerinin saldırılar durdurulana kadar operasyonlarını sürdüreceğini duyurdu.

“İran silahlı kuvvetleri saldırılara karşı tüm imkanlarını kullanmaktadır ve saldırılar durdurulana kadar meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edecektir.”

Savunma operasyonları uluslararası hukuk çerçevesinde

Bildiride, İran’ın yürüttüğü savunma operasyonlarının uluslararası hukuk açısından meşru olduğu vurgulandı. Operasyonların saldırganın askeri üsleri ve imkanlarını hedef aldığı belirtilerek, bölge ülkelerinin bu eylemleri düşmanca olarak değerlendirmemesi gerektiği ifade edildi.

Bölge ülkelerine uyarı

İran, uluslararası hukukun temel ilkelerine dikkat çekerek, hiçbir ülkenin topraklarının başka bir ülkeye saldırı için kullanılmasına izin veremeyeceğini vurguladı. BM Genel Kurulu’nun 3314 sayılı kararı hatırlatılarak, başka ülke topraklarının saldırı amacıyla kullanılmasının saldırı eylemi kapsamında değerlendirileceği belirtildi.

“Devletler, kendi topraklarında bulunan güçlerin başka ülkelere yönelik saldırı gerçekleştirmesine izin vermemeli ve bu tür eylemlere yardım ya da kolaylık sağlamamalıdır. Aksi halde uluslararası sorumluluk doğacaktır.”