Mondros Mütarekesi’nin ardından Anadolu’nun işgaliyle başlayan direniş süreci, halkın kendi kaderini eline almaya karar verdiği kritik bir döneme kapı araladı. İşte bu dönemde, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı Millî Mücadele’de en önemli adımlardan biri, Heyet-i Temsiliye’nin kurulmasıydı. İlk olarak Erzurum Kongresi’nde seçilen bu kurul, zamanla tüm yurdu temsil eden bir yürütme organına dönüştü. Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde hareket eden Heyet, Sivas Kongresi’yle genişledi; Ankara’ya taşınarak halkı direniş için örgütledi ve TBMM’nin kuruluşuna giden yolu açtı. Peki, bu heyet tam olarak nasıl oluştu, kimlerden oluşuyordu ve hangi adımları attı?

Erzurum Kongresi ile Temelleri Atıldı
1919 yazında toplanan Erzurum Kongresi, işgallere karşı bölgesel değil, ulusal bir direniş fikrini gündeme taşıdı. Kongre sonunda, Doğu Anadolu’nun haklarını savunmak amacıyla 9 kişilik bir temsilci kurul oluşturuldu. Bu kurul, aslında “Vilâyât-ı Şarkiye Müdâfaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti” adına hareket ediyordu. Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığındaki bu ilk Heyet-i Temsiliye, ilerleyen süreçte Milli Mücadele'nin omurgasına dönüşecekti.
Heyet’in üyeleri arasında Hüseyin Rauf Bey, Bekir Sami Bey, Hoca Raif Efendi gibi dönemin etkili isimleri yer aldı. Ancak bu ilk heyet, hiçbir zaman tam kadro toplanamadı. Yine de Mustafa Kemal’in önderliğinde Erzurum’dan Sivas’a doğru yola çıkıldı ve kurulun yetkisi genişlemeye başladı.
Sivas Kongresi ile Yetkileri Arttı, Üye Sayısı Arttı
Sivas Kongresi, Heyet-i Temsiliye için dönüm noktası oldu. 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan kongrede, kurulun yetki alanı Anadolu ve Rumeli’yi kapsayacak şekilde genişletildi. Böylece Heyet-i Temsiliye, yalnızca doğu illerini değil, tüm yurdu temsil etme görevini üstlendi. Erzurum’daki 9 kişilik yapıya yeni üyeler katıldı, sayı 16’ya çıktı.
Refet Bele, Kara Vasıf Bey, Mazhar Müfit Bey gibi isimlerin katılımıyla çeşitlenen heyet, artık geçici bir hükûmet gibi çalışmaya başladı. Ayrıca Heyet, Amasya Görüşmeleri ile İstanbul hükûmetine karşı diplomatik bir duruş sergiledi ve Meclis’in Ankara’da toplanması kararını kabul ettirdi.
Ankara’ya Taşınarak Mücadelenin Merkezi Oldu
Sivas’tan 18 Aralık 1919’da yola çıkan Heyet-i Temsiliye üyeleri, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ulaştı. Ankara halkı tarafından coşkuyla karşılanan heyet, geçici merkez olarak Ziraat Mektebi’ne yerleşti. Bu adım, Ankara’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olmasının ilk sinyaliydi.
Ankara’daki faaliyetler arasında en önemlilerinden biri, Misak-ı Milli’nin hazırlanması ve yeniden açılan Mebusan Meclisi’nde kabul ettirilmesiydi. Heyet, TBMM’nin açılmasından kısa süre önce Direksiyon binasına taşındı. Nihayet 23 Nisan 1920’de TBMM açıldığında, Heyet-i Temsiliye’nin görevi de tamamlanmış oldu. Ancak üyeleri, Meclis’te aktif roller üstlenmeye devam etti.
Milli Mücadele'nin Sesi: Heyet-i Temsiliye'nin Yayın Organları
Heyet-i Temsiliye, halkı bilgilendirmek ve mücadeleye destek sağlamak amacıyla basını da aktif biçimde kullandı. Sivas Kongresi kararıyla 14 Eylül 1919’da yayımlanmaya başlayan İrâde-i Milliye gazetesi, direnişin sesi oldu. Haftada iki gün çıkan gazete, 1922 sonuna kadar yayın hayatını sürdürdü.
Ankara’ya taşınıldığında ise 10 Ocak 1920'de Hâkimiyet-i Milliye gazetesi yayımlanmaya başladı. Bu yayın, TBMM’nin açılışına kadar Milli Mücadele’nin en önemli haber kaynağı oldu. Böylece sadece silah değil, kalemle de bir mücadele yürütüldü.





