Hayat, farkında olanları ödüllendirir

Abone Ol

Hayatta bazen küçük bir ihmal, fark edilmeyen bir ayrıntı ya da yanlış bir zamanlama büyük sonuçlar doğurabilir. “Eyvah!” kelimesi genelde, iş işten geçtikten sonra söylenir. Oysa çoğu “eyvah”ın kökünde önceden fark edilebilecek sinyaller vardır. Gerek iş yaşamında gerekse sosyal ilişkilerde “eyvah” dememek için bazı alışkanlıkları kazanmak yeterlidir.

İş yaşamında “yarın yaparım” düşüncesi genellikle “keşke dün yapsaydım”a dönüşür. Ertelemek, hem işleri biriktirir hem de hata riskini artırır. Sosyal hayatta da aynı durum geçerlidir. “Sonra ararım”, “Bir ara konuşuruz” dediğimiz kişilerle aramızda zamanla uzaklık oluşur.
Hep söylemiş ve ikaz etmişimdir. Önemli olanı erteleme, küçük adımlarla da olsa bugün başla.

Birçok kriz, bir cümledeki yanlış tonlamadan ya da dikkatsiz bir davranıştan çıkar. Özellikle iş yerinde iletişim dili, profesyonel olduğu kadar insancıl da olmalıdır. Sosyal yaşamda ise karşındakini anlamadan tepki vermek, ilişkileri yıpratır.
Söylemeden önce düşün, karşındakinin yerine kendini koy. Çünkü söylediğiniz sözlerin esiri, söylemediklerinizin sahibi olursunuz.

Plansız hareket eden kişi, genellikle günü “eyvah”la kapatır. İşte teslim tarihi yaklaşınca, ya da bir daveti unuttuğunda... Günlük, haftalık ve aylık plan yapmak; yalnızca zaman yönetimi değil, stres yönetimi açısından da önemlidir. Planlama ve tarih belirlemeyen insanların söylemleri hep ‘’İnşallah’’ ile kapatılır. Bu kutsal yemini o kadar dikkatsiz söyleriz ki, yapacağımız işe Allah’ın iznini dahil edip yapmayız. Oysa bunun bir yemin olduğunun da farkında olmamız gerekir.

Eyvah dememek için sinyalleri erken fark et, “önemli değil” deme.

Örneğin, İş yerinde müşteri memnuniyetsizliği, çalışanların huzursuzluğu veya performans düşüşü genellikle bir anda ortaya çıkmaz. Sosyal ilişkilerde de benzer şekilde, mesafeler küçük işaretlerle başlar.
Sessizlik çoğu zaman yanlış anlaşılmaların kapısını aralar. İş ortamında çekingen davranmak, gerekli uyarıları yapmamak ya da sorunları dile getirmemek “eyvah” anlarını hızlandırır. Sosyal ilişkilerde de açık, dürüst ve nazik iletişim her zaman koruyucudur.
Açık iletişimde asıl kural şudur. Söylemekten korkma, ama doğru üslupla söyle.

Yorgun, zihni dağınık bir kişi hata yapmaya daha yatkındır. İş hayatında sürekli stres altında çalışan birinin karar kalitesi düşer. Sosyal yaşamda da duygusal yorgunluk iletişimi zedeler.
O zaman bu kuralı yaşam biçimine yerleştirmek gerekir. Dinlenmek, tembellik değil; sürdürülebilir başarının şartıdır.

Eyvah dememek, hatayı sıfıra indirmek değil; hatadan ders çıkarabilmektir. Hem işte hem hayatta öğrenmeye açık olan kişiler, benzer durumları tekrar yaşamaz.
Hataları bastırır analiz etmezsen ve kök nedenlerini bulamaz isen, eyvah demeye ve hata yapmaya devam edersiniz.

Hepsi bir araya geldiğinde “eyvah”lar yerini “iyi ki”lere bırakır.

Unutmamız gereken çok önemli bir yaşam değeri vardır. Hayat, farkında olanları ödüllendirir.

Kalın sağlıcakla