Ülke ekonomisinde giderek daha büyük bir yer kaplayan kesme çiçek sektörü, yılın ilk yarısında sergilediği büyüme ivmesiyle dikkatleri üzerine çekti. Yurdun dört bir yanında yetiştirilen ürünlerin açık artırma usulüyle alıcı bulduğu sistem, devasa bir işlem hacmine ulaştı. Özel günlerin yarattığı talep patlamaları ve iklim avantajının getirdiği üretim gücü sektörü her geçen gün daha da büyütüyor. Üreticilere sağlanan ciddi oranlardaki hibe destekleriyle birlikte gözler, tamamen yerli üretime dayalı ve dışa bağımlılığı bitirecek yeni döneme çevrildi.
İSTANBUL BORSASI TÜRKİYE'NİN YÜZDE 45'İNİ KARŞILIYOR
Çiçekçilik sektörünün kalbi durumundaki İstanbul, ülke genelindeki pazarın neredeyse yarısına ev sahipliği yapıyor. Sarıyer, Kadıköy ve Alibeyköy'de kurulan dev mezatlar aracılığıyla Adana'dan Yalova'ya, İzmir'den Tokat'a kadar pek çok kentten gelen ürünler hızlı bir şekilde alıcıyla buluşturuluyor. Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Yazıcı, barkodlama sistemiyle yürütülen bu devasa lojistik operasyonunun hızına dikkat çekerek süreci şu şekilde özetledi:
"Üreticiden çıkan bir çiçek yaklaşık 7 saat içinde İstanbul'da satışa sunulabiliyor. Daha uzak noktalarda ise bu süre 12 saate kadar çıkabiliyor."
YIL SONU HEDEFİ 2,5 MİLYAR LİRA CİRO
Anadolu'nun pek çok noktasına Ankara üzerinden dağıtım yapıldığını belirten Yazıcı, sektörün ulaştığı ekonomik büyüklüğü rakamlarla ortaya koydu. Özel günlerin piyasayı ciddi şekilde canlandırdığına işaret eden Yazıcı, işlem hacmindeki artışı şu ifadelerle açıkladı:
"Son 1 yılda İstanbul çiçek borsasındaki işlem hacmi aslında Türkiye ile aynı oranda. İlk 6 aya yakın süreçte yüzde 30 oranında bir artış var diyebiliriz. Yani yılın ilk 6 ayına yakın süreçte İstanbul'daki 3 çiçek mezatında işlem hacmi yüzde 30 arttı. Yine ilk 6 aya yakın süreçte sektörde Türkiye genelindeki işlem hacmi 1 milyar liranın üzerinde oldu. Bunu tabii ki özel günler çok fazla şekilde artırıyor. Şuan yaz ayları. Biraz düşüş gösterebiliyor. Ancak eylülden sonra trend yükselmeye yine başlar. Yıl sonunda ise Türkiye genelinde sektörde 2,5 milyar liralık bir ciro bekliyoruz. Burada haftanın 2 günü yarım olmak üzere toplamda 5 gün mezat oluyor. İstanbul mezatlarında (3 mezatın) haftalık 4,5-5 milyon dal çiçek satılıyor ve bunun tahmini olarak ortalama 20-25 milyon lira cirosu var."
FİYATLARDAKİ ANİ ÇÖKÜŞÜN NEDENİ İKLİM VE DEPOLAR
Milyonlarca liralık ciroların döndüğü pazarda zaman zaman yaşanan sert fiyat dalgalanmaları da üreticiyi ve tüketiciyi doğrudan etkiliyor. Yakın zamanda bazı çiçek türlerinde yaşanan değer kaybına değinen Yazıcı, iklim şartlarının piyasa üzerindeki etkisini şu örnekle anlattı:
"Bu çok enteresan ama örnek olarak mesela 3 hafta önce lilyum (zambak) fiyatları tavan yapmıştı. Çok yüksekti. Şuanda da taban fiyattan gidiyor. Dip yaptı. Çünkü Anneler Günü'ne endeksli çiçekler havanın serin olmasından dolayı sarkma yaptı, sarkma yapınca havalar birden ısındı ve piyasa çiçeğe boğuldu. Boğulunca da borsa düşüyor. Tüketilmeyen çiçekler konuldukları depolardan şimdi piyasaya çıkınca böyle bir durum yaşanabiliyor. Ancak bunun bugün yarın düzelmesini, sürecin oturmasını bekliyoruz."
YERLİ ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK SİLAHI İKLİM AVANTAJI
Küresel pazarda Türk çiçeğini öne çıkaran en önemli faktörlerin başında ülkenin coğrafi konumu ve sunduğu iklim koşulları geliyor. Bu doğal avantajın sektöre kazandırdığı ivmeyi değerlendiren Yazıcı, şu tespitlerde bulundu:
"Bizim ülkemizde iklim avantajımız var. Özellikle gerberada (Papatyagiller familyasından). Diğer ülkelerde üretilmediği zamanda burada üretilebildiği için Türk çiçeğinin önemi ortaya çıkıyor. Karanfilde de ortaya çıkıyor. Yani özellikle gerbera ve karanfilin yetiştirilmesi iklim yönünden önem arz ettiği için Türk çiçeği biraz daha bu alanda önde geliyor."
YÜZDE 75 HİBE İLE İTHALATA DARBE VURULACAK
Pazardaki canlılığın korunması ve dışa bağımlılığın ortadan kalkması için bilimsel altyapıya sahip üretim tesislerinin artması büyük önem taşıyor. Lojistik giderlerini düşürecek yatırımların şart olduğunu vurgulayan Yazıcı, devletin sağladığı desteklerin sektöre nefes aldırdığını belirterek sözlerini şöyle noktaladı:
"Son yıllarda devletin seracılığa verdiği krediler var ve bazı bölgeler hakikaten önem arz ediyor. Örneğin, Erbaa'da geçtiğimiz yılda 500 dönüm gibi bir kapalı seranın yüzde 75 oranında hibe verildi. Farklı illerde çalışan arkadaşlarımız da bundan dolayı kendi illerine dönerek üretime başladılar. Hatırı sayılır bir üretim var. Ama bunun mutlaka artması önem arz ediyor. Artmasının faydasının da ithalatın azalmasına yansıyacaktır diye düşünüyorum."




