reklam
reklam
reklam
reklam
Haber
24 Nisan 2019 - Çarşamba 13:04 Bu haber 602 kez okundu
 
Türkiye'ye Ders Vermeye Çalışanların Geçmişi Kanlı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Arşivlerimizin Gelişimi, Vizyonu ve Tarih Araştırmalarına Katkısı Sempozyumu’nda konuştu.
SİYASET Haberi
Türkiye'ye Ders Vermeye Çalışanların Geçmişi Kanlı

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden satır başları:

Yeni yönetim sisteminde devlet arşivlerini cumhurbaşkanlığına bağladık.

Hep yanarım Süleymaniye’deki arşivlerin haline bizi yeni yerin yapımına özellikle o itmiştir. Hafızası olmayan milletler nereden nereye geldiklerini nereye gideceklerini bilemezler. Güçlü arşiv geleneği güçlü devletin ifadesidir. Geçmişimizin en büyük dayanağı arşivlerimizdir.

Dijitalleştirme projeleriyle devlet belgelerinin önemli bölümünü güvence altına alınmasını sağladık. Osmanlı arşivlerindeki çalışmayla 31 milyon belge tasnif edilmiştir.

Ankara’da 5 milyon ciltlik bir kütüphanemiz bitmek üzere, 24 saat hizmet verecek. Arşivin korunması yanında devlet belgelerinin nasıl korunacağı ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşanıyordu. Meclis ve istihbarat dışındaki tüm kurumların arşivleri merkezi olarak yönetiliyor. 

Cumhuriyetimiz kurulduktan sonra tek parti döneminde milletimizin geçmiş ile bağlarının kopartılmasıyla ilgili fevkalade yanlış bir politika izlenmiştir. Yeni nesillerin kafasında sanki milletimizin tarihi 1919’da başlıyor yaklaşımı nakşedilmeye çalışılmıştır. Milletimiz bu dayatmayı reddetmiş ve tarihine sahip çıkmıştır. Yaşanan süreçte ortaya çıkan tahribatı küçümsemek de mümkün değildir. Arşivcilik açısından baktığımızda dahi karşımızda eşsiz bir hazine durduğunu görüyoruz.

Türkiye arşivlerinde kendisiyle birlikte dev bir coğrafyanın arşivlerini saklıyor. Bizim arşivlerimizdeki kayıtlar bu bölgelerin gerçek sahiplerini ortaya koymaktadır. Coğrafyada yeniden adalet tesis edildiğinde elimizdeki arşiv kayıtlarıyla inşallah hak yerini bulacaktır. Osmanlı arşivlerinde çalışmak için mali kayıtlarda kullanılan yazıları ve rakamları bilmek şarttır.

Orta öğretimden başlayarak Osmanlı Türkçesini yaygınlaştırmamız kültürel açıdan da zenginlik sağlayacaktır. Cumhuriyet tarihini de hakkıyla çalışmak için de Osmanlı Türkçesini bilmek elzemdir. 

Gazi Mustafa Kemal'den İsmet İnönü'ye Celal Bayar'dan Kenan Evren'e kadar tarihin önemli adamları notlarını Osmanlı Türkçesi ile tutmuştur. Elimizde bunların da belgeleri var. Zira, bir insanın şah damarı kesildiğinde durumu nasıl ise, arşivi olmayan bir devlet de aynı durumdadır.

Ömrünü arşivlerde geçirerek çalışan bilim adamlarımız olmasaydı, bugün ne söyleyeceğimizi ne yapacağımızı bilmez bir durumda olurduk. Arşiv araştırmacılığını geliştirmek için her türlü desteği vermeye hazırız.

Elimizdeki arşiv hazinesine bir başka ülke sahip olsaydı, inanın tüm dünya arşivlerimizi konuşuyor olurdu. Arşivlerimiz üzerine onlarca film, belgesel, dizi çekildiğini görüyor olurduk.

Ermeni meselesi ve terörle mücadele üzerinden Türkiye'ye insan hakları ve demokrasi dersi vermeye çalışanların geçmişinin kanlı olduğunu her fırsatta görüyoruz. Batı dünyasının, bugün dünyanın hakim gücü haline gelmesinin arkasında, değerlerinin yüceliği veya fikirlerinin üstünlüğü değil; insana ve tabiata karşı yürüttüğü acımasız savaş vardır.

Bu vahşetlerin, katliamların, soykırımların ve işkencelerin hiçbirisinde bizim dahilimiz bulunmadığı gibi çoğu defa biz bunun maduru olduk.

Kalkıp bize ders veriyor Fransızlar. Ne dersi veriyorsun? Cezayir'de onlarca insanı katledenler, yine Fransızlardır. Bunlar yaptıkları dezenformasyonla tüm dünyayı aldatmanın gayreti içinde oldular. Şu anki devlet başkanına söyledim. "Daha yenisin. Cezayir'de yaptığınız katliamları, Afrika'da elmasları altınları toplamak için nasıl katliamlar yaptığınızı çok iyi biliyoruz" dedim. Ama insanlara öyle bir dezenformasyon yapıyorlar ki kendilerini iyi gösteriyorlar. Kimi aldatıyorsun?

O yüzden arşivler bu durumda çok önemli. Bosna'da, Karabağ'da, Arakan'da milyonlarca masum insanı katledenlere kimlerin seyirci kaldığını, örtülü destek verdiğini de biliyoruz. Biz bunları ortaya çıkarsak, kimsenin başını kaldıracak yüzü kalmaz.

Balkanlarda 2 milyon, Doğu ve Güney Doğu'da 2 milyona yakın sivil kardeşimiz sırf Türk ve Müslüman oldukları için katledilmiştir. Bugün de Afrika'da öldürülen milyonlarca sivilin gerçek katilinin kim olduğunu herhalde söylemeye gerek yoktur.

Ecdadımız gibi, biz de bugün dünyada mazlumların yanında olmaya gayret ediyoruz. 

Buradan yine haykırıyorum; tüm dünya şunu bilmeli; biz arşivleri sonuna kadar aştık. Ey Ermeniler, varsa arşiviniz siz de açın. Tüm dünya, üçüncü ülkeler, varsa arşivlerinizi açın. Bütün arşiv incelemelerinde yetkili olanları çalıştıralım. Ortaya çıkan tablolardan sonra siyasiler olarak biz konuşalım. Amacı hakikati bulmak olan herkese, arşivlerimizin kapıları sonuna kadar açıktır. Bizim gizlimiz yok. Her şey açık, net. Bugüne kadar Ermeni meselesini kaşıyan hiçbir grup ve devlet iddialarını arşiv belgeleriyle ispat edememişlerdir.

Konu tarih ve arşivler olunca saatler boyu konuşsak bitmeyecek mesajlarımız olacaktır. Gençlerimiz arasında, tarihin ve arşiv çalışmalarının yeniden ilgi görmeye başlamasından memnuniyet duyuyorum. Dijitalleşmeden arşiv eğitimi ve muhafazasına kadar geniş bir alanda değerli görüşler ortaya konulacaktır. Sempozyuma katkıda bulunacak tüm araştırmacılarımızı şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Türkiye'ye, Ders, Vermeye, Çalışanların, Geçmişi, Kanlı,
Yorumlar
Haber Yazılımı