reklam
reklam
Haber
27 Ocak 2020 - Pazartesi 17:42
 
Amerikan Elçiliği Talebiyle Tutuklanan Huduti Açlık Grevinde
Amerikan egemenliğindeki ülkelerden biri olan Kosova'da Müslüman bir kadının fikirlerini açıklaması sebebiyle tutuklanması insan hakları alanında yaşanan çifte standart ve gerilemeyi tekrar gündeme getirdi.
DÜNYA Haberi
Amerikan Elçiliği Talebiyle Tutuklanan Huduti Açlık Grevinde

1999'da Amerika'nın öncülüğünde gerçekleştirilen NATO operasyonu ile Sırbistan işgalinden kurtarılan Kosova 2008'e kadar Birleşmiş Milletler gözetiminde uluslararası denetim ile idare edilmiş, bu tarihte bağımsızlığını ilan ederek Kosova Cumhuriyeti adını almıştı. Bağımsızlık ilanıyla hazırlanan Anayasa ile vatandaşların fikir, inanç ve ifade hürriyetinin tam olarak tanınıp korunduğu belirtilse de son on yılda yaşanan olaylar Kosova'da bu haktan yararlananların Kosova'yı Katolikleştirmek için çabalayan misyonerler, Amerika ve Avrupa kontrolünde olan siyasiler, bürokratlar, akademisyenler, medya çevreleri ve Siyonist İsrail rejimi ile irtibatlı kişilerden ibaret olduğunu ortaya koydu.

 

Kosova'da Müslümanlara yönelik bilinçli ve sistemli bir baskı kampanyası son birkaç senede hemen her kesimden kişi ve organizasyonu mağdur eder hale geldi. Selefi düşüncedeki tanınmış simalara yönelik tutuklama kampanyasını Ehli-Beyt inancına bağlı kişileri tutuklama ve organizasyonları kapatma kampanyası izledi. Kosova hükümeti bununla da yetinmeyerek Türkiye ile bağı olan kuruluşlara karşı teröre destek olma iddiasıyla operasyon başlatıp bazı dernekleri kapattı.

 

Kosova'daki Müslümanların maruz kaldığı baskılara yakın zamanda bir yenisi daha eklendi. Amerika'nin İranlı General Kasım Süleymani'ye yönelik suikastını sosyal medya platformlarında eleştiren gazeteci-yazar İkballe Huduti'nin evi Batılı ülkelerin finansıyla yayın yapan medya kuruluşlarının başlattığı linç kampanyasının hemen ardından 4 Ocak 2020'de Kosova Polisi Özel Kuvvetler Birimi'nin görevlendirdiği 20 polis tarafından basıldı. Evi didik didik aranarak, gözaltına alınan ve 3 gün süren sorgusunun ardından Kosova Cumhuriyeti Özel Savcısına çıkarılan İkballe Huduti terörü teşvik etmek suçlamasıyla 5 yıla kadar hapis cezası talebiyle sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.  Huduti'nin avukatları delillerin toplandığını, ekran görüntülerinin dosyada mevcut olduğunu söylerken, mahkeme tutuklama kararında, Huduti'nin serbest kalması halinde Facebook paylaşımlarını silebileceği gerekçesine yer verdi.

 

İkballe Huduti'nin ailesi, yakınları ve olayla ilgilenen avukatlara göre Huduti mahkemedeki savunmasında, Amerika'nın General Kasım Süleymani'ye yönelik  suikastını bölgede barışı değil savaşı tetikleyecek olması sebebiyle kınadığını doğrulayarak, bunun sadece kendi görüşü olmadığını, sosyal medyada paylaştığı şeylerin bir kısmının Barack Obama döneminde Beyaz Saray'ın Ortadoğu ve Fars Körfezi Koordinatörü Philip Gordon gibi kendisiyle aynı görüşte olan Amerikalı yazar, siyasetçi ve aydınlara ait olduğunu söyledi.

 

Kosova'nın başkenti Priştine ‘de faaliyet gösteren, sivil toplum alanında yürüttüğü çalışmalarla kamuoyunda gündem oluşturan Naim Frasheri Enstitüsü'nün koordinatörü olan İkballe Huduti'nin tutuklanması gerek Kosova gerekse diğer ülkelerde farklı tepkilere yol açtı. Ramush Haradinaj gibi Kosovalı siyasetçiler Kosova'nın her konuda Amerika'ya tabi olması gerektiğini söylerken, Amerikalı bilim adamı Alen Ben Meir terörist organizasyonlarla organik ilişkisi kesin bir şekilde tespit edilmemiş bir kişinin sırf düşüncelerini açıklaması sebebiyle tutuklanmasının haksızlık olduğunu açıkladı. İngiltere merkezli insan hakları örgütü Islamic Human Right Commision'un da olayla ilgilendiği ve uluslararası bir kampanya başlatma hazırlığında olduğu bildiriliyor.

 

İkballe Huduti'nin yakınları ve insan hakları kuruluşlarının temsilcileriyle yapılan görüşmelerde halen tek kişilik bir hücrede tutulan Huduti'nin maruz bırakıldığı muameleyi protesto etmek için 19 Ocak'ta açlık grevine başladığı, kendisine yönelik psikolojik şiddetin cezaevi idaresi eliyle sürdürüldüğü, ailesiyle görüştürülmediği, okuması için getirilen Kuran-ı Kerim'in kabul edilmediği, davasını kabul etmemeleri için avukatlara yönelik örtülü baskıların olduğu öğrenildi.

 

İsminin açıklanmasını istemeyen bir kaynağa göre İkballe Huduti'ye yönelik operasyonun arkasında Amerika'nın Kosova elçiliği bulunuyor. Söz konusu kaynak Amerika'nın Arnavutlar arasında Amerika'yı eleştirecek düşüncelere asla izin vermeme stratejisi izlediğini ifade etti.

 

İkballe Huduti 7 Şubat 2020 günün tekrar hâkim önüne çıkarılacak.

                                                                                                      

İkballe Huduti Kimdir?

 

1960, Prizren doğumlu İkballe Huduti Priştine Üniversitesi'nde Arnavut Dili Edebiyatı ve Karşılaştırmalı Edebiyat alanında lisansını tamamladıktan sonra Psikoloji alanında Yüksek Lisans yaptı.  Uzun yıllar Prizren'de İslami tebliğ çalışmalarında bulunan Huduti bir süre sonra Priştine'ye taşınarak Naim Frasheri Enstitüsü'nü kurdu. Naim Frasheri Enstitüsü'nde çocuklar, gençler, üniversite öğrencileri ve ev hanımlarına yönelik kültürel faaliyetlere ağırlık veren Huduti, yabancı dil, bilgisayar, muhasebe ve benzeri eğitimlerle Arnavut gençlerin hem sosyal hayata hem de iş hayatına daha donanımlı bir halde katılımını amaçlayan bir program yürüttü. Tüm bunların yanında Huduti ev hanımlarına yönelik sohbet, mukabele ve benzeri faaliyetleri ile de tanınmaktadır.

 

İkballe Huduti aylık olarak yayımlanan VLERA isimli kültürel dergi ile Kosova’nın entelektüel çevrelerine de hitap etmektedir. Çevresinde yoğun ilgi ve saygı gören Huduti bugüne kadar birçok uluslararası konferansa iştirak etmiş ve hem katılımcı hem de tebliğci sıfatıyla Kosova Müslümanlarını temsil etmiştir.

Kaynak: www.on4haber.com

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Amerikan, Elçiliği, Talebiyle, Tutuklanan, Huduti, Açlık, Grevinde,
Yorumlar
Haber Yazılımı