CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Aralık 2024–Aralık 2025 döneminde çerez fiyatlarında yaşanan artışları değerlendirerek yaklaşan yılbaşı öncesi vatandaşın temel tüketim ürünlerine dahi ulaşmakta zorlandığını ifade etti. Gürer, “Millet et alamıyor, süt alamıyor; artık yılbaşında emekli, dar gelirli, asgari ücretli çerez bile alamaz hale geldi” dedi.
“BİR TABAK ÇEREZ BİLE LÜKS OLDU”
Çerez fiyatlarında yıllık artışların birçok üründe yüzde 150’yi aştığını belirten Gürer, yer fıstığından cevize, bademden ayçekirdeğine kadar birçok kalemde fiyatların katlandığını söyledi. Gürer, “Eski Türkiye’de yılbaşı akşamları televizyon karşısında masada bir tabak fındık, fıstık, leblebi olurdu. Bugün vatandaş bu ürünleri gramla almak zorunda. Emekli ve dar gelirlinin ise alacak gücü yok” dedi.

ÜRÜNLERDEKİ ARTIŞLAR DİKKAT ÇEKTİ
Gürer, fındık içinin bir yılda yüzde 158, Antep fıstığının yüzde 78, leblebinin yüzde 55 zamlandığını; ayçekirdeği, ceviz, kabak çekirdeği, badem, kaju gibi ürünlerde de ciddi artışlar yaşandığını belirtti. Bu fiyatların yılbaşı sofrasında vatandaşın elini titrettiğini söyleyen Gürer, “Fındık içi 1500 TL, Antep fıstığı 1600 TL olmuşsa vatandaş raftaki ürüne sadece bakar” ifadelerini kullandı.

“YILBAŞI SOFRASI ZOR HAZIRLANIYOR”
Hindi ve çerez alışverişinden uzak duran vatandaşın sade bir yılbaşı akşamına hazırlandığını dile getiren Gürer, “Çocuklara bir avuç fıstık almak bile maliyet hesabına dönüştü. Simit almakta zorlanan için çerez lüks oldu. Mutlu azınlık rahatça yılbaşına girerken, milyonlarca kişi için bu günler anlamını yitiriyor” şeklinde konuştu.

“ENFLASYON RAF FİYATLARINDA GÖRÜNÜYOR”
Market raflarındaki artışların TÜİK’in açıkladığı verilerle örtüşmediğini belirten Gürer, “Ayçekirdeği yüzde 58, ceviz yüzde 75, fındık içi yüzde 158 artmışsa enflasyonun gerçek yüzü ortadadır” dedi.
“ADİL BİR EKONOMİK POLİTİKA ŞARTTIR”
Gürer, yılbaşında bir tabak çerez almanın bile vatandaş için yük haline geldiğini belirterek, “Sıkı para politikası yalnızca emekliyi, dar gelirliyi ve sabit gelirlileri sıkmaktadır. Hem üreticiyi hem tüketiciyi koruyan adil bir ekonomik politika artık zorunluluktur” dedi.





