CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki tabloyu rakamlarla ortaya koydu. Artan maliyetler, çelişkili resmi veriler ve ithalata dayalı politikalar nedeniyle yerli üretimin zayıfladığını belirten Gürer, sektörün sürdürülemez bir noktaya sürüklendiğini söyledi. Gürer, 2025 yılında 739 bin 706 baş hayvan ithal edildiğini, bu ithalat için 1 milyar 191 milyon dolar ödendiğini ifade ederek, son üç yılda 112 bin hayvancılık işletmesinin kapandığını vurguladı.
“Hayvancılık Her Geçen Gün Daha Sorunlu Hâle Geliyor”
TBMM kürsüsünden konuşan Ömer Fethi Gürer, üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalamadığını dile getirdi. Yem fiyatları, ahır giderleri ve veterinerlik hizmetlerindeki artışların üreticiyi zorladığını belirten Gürer, birçok yetiştiricinin hayvancılığı bırakmak zorunda kaldığını söyledi.
2010 yılından bu yana uygulanan ithalat politikalarını eleştiren Gürer, “Ne acı ki tablo her yıl ülkemizin aleyhine devam ediyor” ifadelerini kullandı. İthalatın kalıcı bir çözüm olmadığını savunan Gürer, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin yerli üretimin güçlendirilmesiyle mümkün olacağını belirtti.
2025’te 739 Bin Baş Hayvan İthal Edildi
CHP’li Gürer, 2025 yılına ilişkin verileri paylaşarak hayvan ithalatının ulaştığı boyuta dikkat çekti. Gürer, 2025 yılında toplam 739 bin 706 baş hayvan ithal edildiğini, bunun için 1 milyar 191 milyon dolar ödendiğini söyledi. Birim maliyetin 1.610 dolar olduğunu belirten Gürer, ithal edilen hayvanların yüzde 92’sinin kesimlik olduğunu ifade etti.
İthalatın et fiyatlarını düşürmediğini savunan Gürer, “Et açığını gidermeye çalışıyorlar, et açığı giderilemiyor, rafta ürünün fiyatı artıyor, besici para kazanamıyor” dedi. Kesimhanede dana etinin kilogram fiyatının 610 lira, kuzunun ise 600 lira olduğunu belirten Gürer, market raflarında ise et fiyatlarının bin liranın altına düşmediğini kaydetti.
“Daha Az Hayvan, Daha Fazla Ödeme”
Ömer Fethi Gürer, 2018 ve 2025 yıllarını karşılaştırarak ithalat maliyetlerindeki artışı gündeme taşıdı. 2018’de 1 milyon 460 bin baş hayvan ithal edilirken, 2025’te daha az sayıda hayvan ithal edilmesine rağmen daha yüksek ödeme yapıldığını belirtti.
Birim maliyetin 2019’da 976 dolar iken 2024’te 1.889 dolara kadar çıktığını ifade eden Gürer, Türkiye’nin daha pahalı bir hayvancılık modeline sürüklendiğini savundu. Bu durumun hem üretici hem de tüketici açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
Resmi Verilere İlişkin Çelişki İddiası
Gürer, Cumhurbaşkanlığı Programı ve Tarım ve Orman Bakanlığı verileri arasındaki farklara da dikkat çekti. 2024 yılı programında büyükbaş hayvan varlığının 16 milyon 824 bin baş olarak yer aldığını, 2025’te ise 17 milyon 709 bin baş olarak açıklandığını hatırlattı.
Uluslararası ve sektörel verilerle resmi açıklamalar arasında ciddi farklar olduğunu ileri süren Gürer, Amerika Tarım Bakanlığı ve Damızlık Sığır Birliği’nin açıkladığı rakamlarla resmi veriler arasında milyonlarca başlık sapma bulunduğunu söyledi. Gürer, hayvan varlığındaki düşüşün gizlendiğini savundu.
112 Bin İşletme Hayvancılığı Bıraktı
Sektördeki daralmaya dikkat çeken Gürer, son üç yılda 112 bin 161 işletmenin hayvancılıktan çekildiğini, 108 bin 694 küçük aile tipi işletmenin kapandığını ifade etti. Anadolu’da küçük ölçekli üreticinin ahırında artık hayvan kalmadığını söyleyen Gürer, mevcut şartlarda hayvancılığın sürdürülebilir olmadığını savundu.
Çözüm: Yerli Üretimi Güçlendirmek
Gürer, çözümün ithalatta değil yerli üretimin desteklenmesinde olduğunu belirtti. Gençlerin hayvancılığa yönlendirilmesi, mera hayvancılığının geliştirilmesi ve ithal yeme dayalı besicilik modelinin gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“Üreten para kazanamıyor, tüketen pahalı ürün alıyor” diyen Gürer, hayvancılık politikalarının yeniden ele alınmaması hâlinde sektörün daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını ifade etti.