Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı geniş kapsamlı bir makale kaleme aldı. Makalesinde küresel mimarinin mevcut tıkanıklıklarına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan; son yıllarda insanlığın tanık olduğu salgın hastalıklar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kopuşlar ve bölgesel savaşların, dünyanın kaderini birkaç başkentin iradesine bırakmanın imkânsızlığını gözler önüne serdiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin hâlen 20. yüzyılın ortalarındaki hiyerarşiyi yansıttığını belirten Erdoğan, "Dünya 5'ten büyüktür" vizyonunun sadece bir eleştiri değil, daha geniş ve adil bir küresel sorumluluk daveti olduğunun altını çizdi.
"Veto İmtiyazının Kaldırılması Temel Stratejik Hedef Olmalıdır"
Küresel karar alma mekanizmalarında somut bir reform yol haritasının vakit kaybetmeksizin çizilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin mihenk taşının veto imtiyazının ilgası olduğunu vurguladı. Güvenlik Konseyi’ne sadece yeni ayrıcalıklı üyeler eklemenin sorunu çözmeyeceğini, aksine imtiyazlı yapının alanını genişleteceğini ifade eden Erdoğan, reformun aynı gücün başka devletlere dağıtılması anlamına gelemeyeceğini kaydetti. Genel Kurul bünyesinde hiçbir ülkenin uluslararası toplumun ortak iradesini tek başına veto edemeyeceği ilkesel bir koalisyonun kurulması gerektiğine işaret etti.
"BMGK Üyeleri Dönüşümlü Seçilmeli, Genel Kurul Güçlendirilmeli"
Geleceğin uluslararası düzeninin geçmişin katı hiyerarşileri üzerine kurulamayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin yeniden tesis edilmesinin şart olduğunu belirtti. Erdoğan teklifinde; daimi üyelik statüsünün bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli dönemler için dönüşümlü olarak seçildiği ve yeniden aday olan ülkelerin üye çoğunluğunun güvenini kazanmak zorunda olduğu hesap verebilir bir model sundu. Son çeyrek asırda yaşanan gelişmelerin hiçbir güç dengesinin sonsuza kadar baki kalmayacağını kanıtladığını sözlerine ekledi.
"Gelişmekte Olan Ülkelerin Kalkınma Ve Finansman Hakkı Korunmalı"
Küreselleşmenin refahı eşit yayma vaadini yerine getiremediğini ve gelir adaletsizliğinin derinleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan; Asya’nın yükselen ekonomik gücüne ve Afrika’nın potansiyeliyle orantılı temsil taleplerine dikkat çekti. Bölgesel meselelerin dışarıdan dayatılan yöntemlerle çözülemeyeceğini, yerel dinamikleri ve ortak menfaatleri esas alan yaklaşımların kalıcı barış getireceğini vurgulayan Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma haklarının ve finansmana erişimlerinin uluslararası sistem tarafından güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin köklü devlet geleneği ve çok taraflı diplomasi tecrübesiyle daha adil bir dünya için sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini bildirdi.




