Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinde eşe yönelik tutumları yeniden tanımlayan bir boşanma dosyasına son noktayı koydu. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle mahkemelik olan çiftin karşılıklı açtığı davada, eşinin hazırladığı yemekleri sürekli küçümseyen erkek ağır kusurlu bulundu.
Olay, tarafların birbirlerine yönelttiği karşılıklı suçlamalarla yargıya taşındı. Dava sürecinde koca, eşinin kendisine hakaret ettiğini ve yemek vermediğini iddia etti. Kadın tarafı ise kocasının hem kendisine hem de çocuklarına yönelik aşağılayıcı ifadeler kullandığını savundu. Dosyadaki en belirgin iddia, erkeğin eşinin yaptığı yemekleri düzenli olarak beğenmeyip tahkir etmesiydi.
KADINA TAZMİNAT BABAYA VELAYET
Dosyayı inceleyen Aile Mahkemesi, tarafların kusur oranlarını farklı değerlendirdi. Heyet, erkeğin evi geçindirme yükümlülüğünü aksatmasının yanı sıra eşinin yaptığı yemekleri sürekli aşağılamasını ağır kusur saydı.
Karar duruşmasında mahkeme çiftin boşanmasını onayladı. Müşterek çocuğun velayeti babaya bırakılırken, ağır kusurlu sayılan kocanın kadın lehine nafaka ödemesine ve maddi-manevi tazminat yükümlülüğünü yerine getirmesine hükmedildi. Mahkemenin bu kararına itiraz edilince süreç bir üst mahkemeyle devam etti. Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı incelemede ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun görerek onayladı. Sürecin devamında ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kararı kesinleştirdi. Böylece evlilik içinde eşin emeğini aşağılayan ifadeler boşanma davalarında kusur olarak kabul edildi.




