Yakınlarını kaybeden aileler, taleplerini dile getirmek amacıyla Kocaeli Valiliği binası önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yalnızca işletme sahiplerinin değil, denetim görevini yerine getirmeyen tüm kamu görevlilerinin de yargı sürecine dahil edilmesini isteyen aileler, “Giden yedi canımız oldu, cevap almaya geldik” diyerek tepkilerini ifade etti.
“Devlet Biliyorduysa Sorumlular Neden Dışarıda?”
Ailelerin avukatı Saruhan Efe Kadaifçi, soruşturmanın şu an için yalnızca belediye görevlileriyle sınırlı kalmasını eleştirerek yargılamanın genişletilmesi gerektiğini belirtti. Mahkemede sanık savunmalarının “Dilovası’ndaki binaların %98’i zaten kaçak, bunu valilik de bakanlık da biliyor” anlayışına dayandığını vurgulayan Kadaifçi, şu ifadeleri kullandı:
“Maden herkes bu kaçak yapıyı biliyordu, o zaman Kocaeli Valiliği ve Çevre, Şehirliik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü de bu sorumluluğun ortağıdır. Rabir Kozmetik hakkında CİMER’e yapılan şikâyetlerin kimler tarafından işleme alınmadığı tek tek ortaya çıkarılmalıdır.”
Kadaifçi, denetim mekanizmalarının işletilmemesinin yeni iş cinayetlerine kapı araladığını ve kamu kurumlarındaki ihmallerin üzerinin örtülmeye çalışıldığını savundu.
“Kaçak Olduğunu Biliyordunuz da Neden Mühürlemediniz?”
Yangında kızı Esma Gikan’ı kaybeden Gültekin Gikan, kurumların suçu birbirine atmasına tepki göstererek, “124 kaçak yapının varlığından söz ediliyor. Madem yetkili makamlar durumu biliyordu, neden bu iş yerleri mühürlenmedi? Çevre Şehircilik mi, Valilik mi, Bakanlık mı suçlu bilmiyoruz ama olan bizim yedi canımıza oldu” dedi.
Tuba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir ise amaçlarının laf kalabalığı değil, somut yanıtlar almak olduğunu vurgulayarak; şeffaflık, adalet ve ihmali bulunan tüm kişi ile kurumların hesap vermesini talep ettiklerini dile getirdi.
“Çocuklarımızı Köle Gibi Çalıştırdılar”
Yangında evladını kaybeden bir diğer acılı anne Altun Taşdemir, kaçak olduğu bilinen bir tesiste çocukların çalıştırılmasına göz yumulmasına isyan etti. Ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Taşdemir, “Çocuklarımızı akşama kadar köle gibi çalıştırıyorlardı. Biz sadece adalet istiyoruz” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi ve yardım talebinde bulundu.
3 Kasım Duruşması İçin Dayanışma Çağrısı
Zamanında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan dâhil yetkililerin taziyeye gelerek söz verdiğini hatırlatan avukat Kadaifçi, duruşmaların Dilovası’na uzak olan Kandıra’da görülmesinin de hasta ve yaşlı aile yakınları için büyük bir mağduriyet yarattığını ifade etti.
Soma, Hendek, İliç ve Gayrettepe gibi iş cinayetleriyle simgeleşen faciaları hatırlatan Kadaifçi, 3 Kasım tarihinde görülecek bir sonraki duruşma için tüm sivil toplum kuruluşlarına, sendikalara ve Kocaeli halkına ailelerin yanında yer alma çağrısında bulundu.




