Akıllı telefonlar, tabletler ve internet kullanımı günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Ancak uzmanlara göre kontrolsüz ve uzun süreli ekran maruziyeti, zihinsel sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratabiliyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde daha sık yer almaya başlayan “dijital demans” kavramına dikkat çekerek, özellikle gelişim çağındaki çocuk ve ergenlerin risk altında olduğunu vurguladı.

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucu ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle tanımlanıyor. Araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk riskini artırabileceğine işaret ediyor.

Dijital Demans Nedir, Kimler Risk Altında?

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre dijital demans en çok akıllı telefon ve tabletle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişilerde zamanla unutkanlık, odaklanma güçlüğü, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma ve çoklu görev yapamama gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Bu semptomlar, erken dönem demans belirtileriyle benzerlik gösterebiliyor.

Özcan, özellikle çocuk ve ergenlerin beyin gelişim süreçlerinin devam ettiğini hatırlatarak, aşırı ekran kullanımının bu yaş grubunda daha kalıcı etkiler bırakabileceğini ifade ediyor. Uzun süreli dijital maruziyet, dikkat süresini kısaltırken görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor.

Ekran Süresi Beyni Nasıl Etkiliyor?

Uzmanlara göre dijital cihazlar bilginin hızlı ve zahmetsiz şekilde sunulmasını sağlıyor. Ancak bu durum, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince katılmamasına yol açabiliyor. Sonuç olarak eleştirel düşünme becerileri zayıflayabiliyor, yaratıcılık azalabiliyor ve sorun çözme kapasitesi düşebiliyor.

Klinik Psikolog Özcan, literatürde yer alan bazı çalışmalarda yoğun ekran süresine maruz kalan bireylerin beyinlerinde gri ve beyaz madde hacminde azalma tespit edildiğini belirtiyor. Bu değişimlerin, öğrenme kapasitesini ve yeni anı oluşumunu olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.

Ülkü Ocakları Kocaeli’den KOÜ Hastanesi Onkoloji Bölümü’ne Anlamlı Destek
Ülkü Ocakları Kocaeli’den KOÜ Hastanesi Onkoloji Bölümü’ne Anlamlı Destek
İçeriği Görüntüle

Ruhsal Değişimler ve Uyku Bozukluğu Riski

Dijital demans yalnızca bilişsel değil, duygusal etkiler de doğurabiliyor. Uzmanlara göre aşırı ekran kullanımı; ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik ve artan stres düzeyiyle ilişkilendiriliyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürebiliyor.

Uyku bozuklukları ise dikkat, hafıza ve genel ruh sağlığı üzerinde zincirleme bir etki yaratabiliyor. Bu durum, dijital demans belirtilerini daha da belirgin hale getirebiliyor.

Dijital Demanstan Korunmak Mümkün mü?

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, dijital demans riskini azaltmanın temel yolunun ekran kullanımını kontrol altına almak olduğunu vurguluyor. Uzmanların önerdiği bazı dijital detoks adımları şöyle sıralanıyor:

Günlük ekran süresini sınırlandırmak

Dijital cihazlar için belirli kullanım saatleri belirlemek

Telefon ve tabletleri uyku alanı dışında şarj etmek

Gereksiz bildirimleri kapatarak zihinsel yükü azaltmak

Bunun yanı sıra bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir beceri öğrenmek ve dijital destek olmadan hafıza egzersizleri yapmak da bilişsel rezervi güçlendiren faaliyetler arasında yer alıyor. Aynı anda birden fazla işle uğraşmak yerine tek bir göreve odaklanmanın konsantrasyonu artırdığı belirtiliyor.

Özcan, tüm çabalara rağmen ekran süresinin azaltılamaması durumunda bunun önemli bir uyarı işareti olabileceğini ifade ediyor. Dijital cihaz kullanımını kontrol etmekte zorlanan bireylerin psikoterapi desteği almasının, sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Kaynak: haber merkezi