SMOLCIC TRANSFERİNDE FLAŞ KIRILMA! KOCAELİSPOR SON NOKTAYI KOYDU
SMOLCIC TRANSFERİNDE FLAŞ KIRILMA! KOCAELİSPOR SON NOKTAYI KOYDU
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Sıfır Atık Hareketi ve hayata geçirdiğimiz projeler ile ekonomimize 365 milyar lira katkı sağladık. Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. İklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025'te yüzde 37,53'e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranın 2035'te yüzde 60'a, 2053'te ise inşallah yüzde 70'e çıkaracağız' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu'nun gala yemeğine katıldı. Gala yemeğinde konuşan Erdoğan, 'Medeniyetimizin cümle kapısı olan aziz İstanbul'da, Sıfır Atık Forumu'nun kapanışında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye'nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden foruma teşrif eden konuklarımızın her birine 'Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz' diyorum. Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum' dedi.

Sıfır Atık Forumu'na 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

'Sözlerimin hemen başında iki gün önce idrak ettiğimiz Dünya Çevre Günü'nüzü ve yine yedi gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirdiğimiz İstanbul Sıfır Atık Haftası'nı canı gönülden tebrik ediyorum. Hem çocuklarımızın hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran Sıfır Atık Festivali ve sergimizin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni ediyorum. 183 ülkeden 120'yi aşkın bakanı, 200'ün üzerinde belediye başkanını, 500'den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye'nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir. Forumun bir diğer özelliği de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalara değil, somut uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanmasıdır. Gerek kapsamı, gerek metodu, gerekse mahiyeti itibarıyla Sıfır Atık Forumu'nun var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP-31 Taraflar Konferansı'na giden yolda forumun üstlendiği misyon çok ama çok değerlidir. Forumun temasının 'Antalya'ya giden yol iklim eylemi olarak sıfır atık' şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum. Forumun irade beyanları olan ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.'

'Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim her çağda değişime uğramıştır'

İklimin her çağda değişime uğradığını belirten Erdoğan, 'İklim meselesi tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özelikle sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisi ile birbirini etkilediği inkar edilemez hakikattir. Bu problemlerin etkisi enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedilmektedir. Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade iklim krizi olarak ele almamız, inanıyorum ki daha gerçekçi olacaktır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum' ifadelerini kullandı.

'Bir yıl içinde üretilen gıdanın 3'te biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir'

Bir yılda üretilen gıdanın 3'te birinin israf edildiğine dikkat çeken Erdoğan, 'Şu hususu da dikkatinize sunmakta fayda görüyorum; yapay zeka ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken, ciddi bir yekün teşkil eden diğer bölümü açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ediyor. İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan, yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulmak için çetin şartlarla boğuşurken, diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler'in Dünya Gıda Programı Raporu'na göre dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmaktadır. Bir yıl içinde üretilen gıdanın 3'te biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir. Her sene 3 milyondan fazla çocuk açlıkla bağlantılı hastalıklar neticesinde henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir. Öte yandan atık sorunu da küresel çapta önemli bir tehdit unsuru olarak karşımızda durmaktadır' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Eşim Emine Erdoğan'ın forumun açılışında gündeme getirdiği Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki çöpten kıta sorunun hangi vahim boyutlara vardığını ortaya koyan gerçekten ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalacağına daha da derinleşeceğini gösteriyor. 2023'te 2,1 milyar ton olan katı atık miktarının eğer önlem alınmazsa 2050'de 3,8 milyar tona yükselmesi bekleniyor. Türkiye olarak tabiatı hem Rabbimizin bizlere emaneti hem de gelecek nesillere teslim edilmesi gereken bir miras olarak görüyor, çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz. Yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan bir yaklaşımla hareket ediyor, iklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz' ifadelerini kullandı.

'2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025'te yüzde 37,53'e, yani neredeyse 3 katına çıktı'

Geri kazanım oranının 2053'te yüzde 70'e çıkarılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, '2017'de eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. 2022'de Türkiye'nin ana sunucu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi, bu yöndeki samimi çabaların en kıymetli meyvesi oldu. Sıfır Atık Hareketi'yle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 90 milyon ton atığı geri kazandırdık. 613 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 36 milyon ağacın karbon salınımına denk gelen 180 milyon ton sera gazı salınımının önüne geçtik. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025'te yüzde 37,53'e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranı 2035'te yüzde 60'a, 2053'te ise inşallah yüzde 70'e çıkaracağız. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle 2017 yılında çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi'ni 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür ediyorum' dedi.

Kaynak: İHA