CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Avrupa Birliği’nin Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) kayıtları üzerinden Türkiye’den ihraç edilen gıda ürünlerine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Gürer, 2025 yılında Türkiye menşeli ürünlerle ilgili 486 bildirim bulunduğunu, 2026 yılında ise 11 Eylül’e kadar 326 bildirimin kayıtlara geçtiğini belirtti.

2026 verilerinin henüz yılın tamamını kapsamadığına dikkat çeken Gürer, iki yıl arasında doğrudan karşılaştırma yapılırken dönem farkının dikkate alınması gerektiğini de vurguladı.

“2026’DA 326 BİLDİRİMİN 239’U SINIR REDDİ”

Gürer’in paylaştığı verilere göre, 2026 yılında 11 Eylül’e kadar Türkiye menşeli ürünlerle ilgili kaydedilen 326 bildirimin 239’u sınır reddi kapsamında gerçekleşti.

Gürer, özellikle okratoksin A, aflatoksin ve pestisit kalıntıları nedeniyle yapılan bildirimlerin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.

“Bu tablo yalnızca ihracat sorunu değildir” diyen Gürer, üretimden kurutmaya, depolamadan ihracat öncesi kontrole kadar gıda güvenliği zincirinin tamamının ele alınması gerektiğini savundu.

“HANGİ LABORATUVARDAN TEMİZ RAPORU ALIYOR?”

İhraç edilen ürünlerin Avrupa sınırlarında uygunsuz bulunmasını gündeme getiren Gürer, Türkiye’de gerçekleştirilen kontrollerin etkinliğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Gürer, “Gönderilen ürün laboratuvar incelemesine tabi. Ülkeden çıkmadan yapılan kontrollerde laboratuvarlarda bu sorunlar neden saptanamıyor?” diye sordu.

Sınırda reddedilen ürünlerin uygunsuzluklarının ihracattan önce belirlenmesi gerektiğini söyleyen Gürer, kontrol sisteminin ürün Avrupa sınırına ulaştıktan sonra değil, Türkiye’den çıkmadan önce sonuç vermesi gerektiğini savundu.

OKRATOKSİN A BİLDİRİMLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Gürer’in aktardığı verilere göre, 2025 yılının tamamında Türkiye menşeli ürünler için 132 okratoksin A bildirimi yapılırken, 2026’nın 11 Eylül tarihine kadar bu sayı 136’ya çıktı.

Gürer, “2026 yılı henüz tamamlanmadan okratoksin A bildirimleri, 2025 yılının tamamındaki sayıyı geride bırakmış durumda” dedi.

AK Parti İl Başkanı Şahin Talus Kandıra’da Tam Saha Mesai Yaptı
AK Parti İl Başkanı Şahin Talus Kandıra’da Tam Saha Mesai Yaptı
İçeriği Görüntüle

Okratoksin gibi mikotoksinlerin uygun olmayan kurutma, nem, depolama ve saklama koşullarıyla ilişkili olabileceğini belirten Gürer, hasat sonrasındaki süreçlerin de üretim kadar önemli olduğunu ifade etti.

PESTİSİT KALINTILARINI GÜNDEME GETİRDİ

Gürer, RASFF kayıtlarına ilişkin değerlendirmesinde pestisit bildirimlerine de değindi.

Paylaştığı verilere göre 2025 yılında Türkiye menşeli ürünlere ilişkin 106 pestisit bildirimi bulunurken, 2026’nın 11 Eylül tarihine kadar 74 bildirim kaydedildi.

2026 kayıtlarında acetamiprid için 17, formetanate için 12, prochloraz için 11, indoxacarb için 10 ve imazalil için 8 bildirim bulunduğunu belirten Gürer, özellikle taze meyve ve sebzelerde ihracat öncesi kalıntı kontrollerinin önemine dikkat çekti.

GIDA TAKVİYELERİNDE SİLDENAFİL UYARISI

Gürer’in gündeme getirdiği bir diğer konu ise gıda takviyeleri oldu.

2026 yılı kayıtlarında sildenafil nedeniyle 17 bildirim bulunduğunu belirten Gürer, bunun pestisit ve mikotoksinlerden farklı bir gıda güvenliği konusu olduğunu söyledi.

Gürer, “Gıda takviyesi adı altında piyasaya sunulan ürünlerde ilaç etken maddesi bulunması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZE GELEN HER GIDA ÜRÜNÜ SORUNSUZ MU?”

Gürer, tartışmanın yalnızca Türkiye’den Avrupa Birliği ülkelerine gönderilen ürünlerle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek ithal edilen gıdaların denetimini de gündeme getirdi.

Türkiye’ye ithal edilen ürünlerde pestisit, aflatoksin ve GDO açısından yapılan kontroller hakkında sorular yönelten Gürer, “Ülkemize gelen her gıda ürünü sorunsuz mu?” dedi.

İthal edilen ürünlerden uygunsuz bulunarak geri çevrilenlerin olup olmadığının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunan Gürer, AB dışındaki ülkelere gönderilen ürünlerde yaşanan iadelerin de incelenmesini istedi.

“TÜRKİYE’NİN TARIMSAL İHRACAT İTİBARI KORUNMALI”

Türkiye’nin önemli bir tarımsal üretici ve ihracatçı olduğuna dikkat çeken Gürer, dış pazarlarda Türk ürünlerine yönelik güvenin korunmasının önem taşıdığını söyledi.

Gürer, denetimlerin yalnızca ihracata yönelik ürünlerde değil, iç piyasada satılan ürünlerde de etkin şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek üretim aşamasında bilinçli pestisit kullanımının sağlanması çağrısında bulundu.

Avrupa Komisyonu’na göre RASFF sistemi; gıda ve yem zincirinde insan veya hayvan sağlığı açısından risk tespit edildiğinde ülkelerin hızlı biçimde bilgi paylaşmasına ve gerekli önlemleri almasına imkan sağlıyor. AB ayrıca belirli üçüncü ülkelerden gelen ve riskli kabul edilen bazı ürünlerde pestisit, mikotoksin ve diğer tehlikeler nedeniyle artırılmış sınır kontrolleri uygulayabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi