Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin sunumunu yaptı. Yılmaz’ın açıklamalarında en dikkat çekici noktalardan biri ise kişi başı milli gelir hedefi oldu. Yılmaz, 2025 yıl sonu itibarıyla kişi başı gelirin 17.748 dolara ulaşmasının beklendiğini söyledi. Bu seviyeye ulaşılması durumunda Türkiye, ilk kez "yüksek gelirli ülkeler" kategorisine girmiş olacak. Yılmaz ayrıca 2026 bütçesinin, emeği koruyan ve istikrarlı büyümeyi hedefleyen bir anlayışla hazırlandığını vurguladı.

Kişi başı gelirde tarihi eşik: 17.748 dolar

Cevdet Yılmaz’ın açıklamalarına göre, Türkiye ekonomisinde önemli bir dönüm noktası yaklaşıyor. Yıl sonu itibarıyla kişi başı milli gelirin 17.748 dolara ulaşması hedefleniyor. Bu seviyenin aşılması, Türkiye’nin Dünya Bankası kriterlerine göre "yüksek gelirli ülkeler" sınıfına girmesi anlamına geliyor.

Bu eşik, uzun yıllardır aşılamayan bir hedef olarak görülüyordu. Gelirin bu seviyeye ulaşması; üretimde verimliliğin artması, ihracattaki çeşitlilik ve istihdamdaki güçlenme ile ilişkilendiriliyor. Ayrıca, ekonomik büyümenin kalıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğu mesajı da veriliyor.

2026 bütçesi: Emeği koruyan ve istikrara odaklanan yaklaşım

Yılmaz, 2026 bütçesini "istikrar ve refah bütçesi" olarak tanımladı. Bütçenin temelinde, emekçiyi koruyan sosyal bir yaklaşımın yer aldığını ifade eden Yılmaz, aynı zamanda yatırım, üretim ve girişimciliği destekleyen kalemlerin de güçlendirildiğini belirtti.

Ar-Ge harcamalarının artırılması, girişimciliğin desteklenmesi ve yüksek katma değerli üretime odaklanılması, bütçenin temel yapı taşları arasında yer aldı. Ayrıca, deprem riski taşıyan şehirlerin dirençli hale getirilmesi de önemli hedeflerden biri olarak açıklandı.

Türkiye'nin küresel konumu güçleniyor

Cevdet Yılmaz’ın sunumunda yer alan veriler, Türkiye'nin dünya ekonomisindeki konumunu da gözler önüne serdi. Satın alma gücü paritesine göre Türkiye’nin dünyada 11. büyük ekonomi olması beklenirken, Avrupa'da ise 4. sıraya yükselmesi öngörülüyor.

Yılmaz, pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisinin %15,2 büyüdüğünü, Türkiye’nin ise bu büyümenin yaklaşık iki katı kadar bir performans sergilediğini vurguladı. Bu veriler, Türkiye’nin küresel ticarette daha güçlü bir aktör haline geldiğini gösteriyor.

Dolar Kuru 47,76 TL ile Tarihi Zirvede: Piyasaları Ne Bekliyor?
Dolar Kuru 47,76 TL ile Tarihi Zirvede: Piyasaları Ne Bekliyor?
İçeriği Görüntüle

Enflasyon ve işsizlikte hedefler net: Dezenflasyon süreci sürüyor

Sunumda enflasyonla mücadeleye dair kararlılık mesajları da dikkat çekti. Yılmaz, Kasım 2025 itibarıyla TÜFE’nin %31,1 seviyesine gerilediğini, 2026’da bu oranın %20’nin altına düşürülmesinin hedeflendiğini açıkladı. 2027 yılında ise tek haneli enflasyon hedefleniyor.

İşsizlik oranında da iyileşme öngörülüyor. 2026 yılı için işsizlik oranının %8,5’in altına inebileceği değerlendiriliyor. Bütçede istihdamı destekleyen düzenlemelere de yer verildiği ifade edildi.

Ekonomide yapısal dönüşüm ve mali disiplin vurgusu

Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, Türkiye ekonomisinin sadece rakamsal büyümeye değil, aynı zamanda yapısal dönüşüme de odaklandığını ortaya koydu. Özellikle yatırım ortamının iyileştirilmesi, doğrudan yabancı yatırımların teşvik edilmesi ve bütçede mali disiplinin korunması dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Yıl sonunda toplam mal ve hizmet ihracatının 390 milyar doların üzerine çıkması beklenirken, doğrudan yatırımlar da 15,3 milyar dolar seviyesine ulaştı. Merkez Bankası rezervlerinin ise 183,2 milyar dolara yükseldiği bildirildi.

Kaynak: Haber Merkezi