Samsun’da görülen borç davası, dijital yazışmaların hukuki süreçteki önemini bir kez daha ortaya koydu. Bir kişi, yakınından altın bozdurarak 90 bin TL borç verdiğini iddia ederek alacağını altın karşılığı talep etti. Davalı taraf ise borcun Türk lirası olarak verildiğini savunarak yalnızca kalan 50 bin TL’yi kabul etti.
Altın mı TL mi? Tartışması
Davanın merkezinde borcun türü yer aldı. Alacaklı, borcun cumhuriyet altını üzerinden ödenmesini isterken, davalı böyle bir anlaşmanın olmadığını belirtti. Dosyaya sunulan WhatsApp yazışmalarında ise borcun altın cinsinden olduğuna dair net bir ifade bulunmadı.
Mahkeme ve İstinaf Aynı Kararı Verdi
Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, ispat yükünün davacıda olduğunu vurgulayarak davayı reddetti. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.
Yargıtay Kararıyla Nokta Kondu
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, altın iddiasının somut delillerle ispatlanamadığını belirterek, önceki kararları oy birliğiyle onadı. Kararda, banka dekontları ve WhatsApp yazışmalarının birlikte değerlendirildiği, ancak bu verilerin altın üzerinden borç verildiğini kanıtlamaya yetmediği vurgulandı.
WhatsApp Mesajları Resmi Delil, Ama Yeterli Değil
Kararın en dikkat çeken yönü, WhatsApp yazışmalarının mahkemede delil olarak kabul edilmesi oldu. Ancak Yargıtay, mesajların tek başına yeterli olmadığını, borcun türünün net şekilde belirtilmediği durumlarda alacaklının talebinin reddedilebileceğini ortaya koydu.
Hukukçulardan Önemli Uyarılar
Uzmanlar, borç ilişkilerinde yazılı ve açık ifadelerin önemine dikkat çekiyor:
Borç verirken açıklama kısmı net yazılmalı
Mesajlarda borcun türü açıkça belirtilmeli
Dekont ve yazışmalar uyumlu olmalı
Aksi hâlde, dijital kayıtlar mahkemede aleyhinize sonuç doğurabilir.




