Whatsapp Image 2026 05 10 At 1.09.36 PmSarıoğlu ailesinin üç ferdi, doğuştan gelen zorluklara rağmen hayallerini eve sığdırmayı başardı. Kronik böbrek yetmezliği nedeniyle diyalizle yaşayan ve yüzde 99 engeli bulunan 30 yaşındaki Murat, yaşadığı tüm zorlukları kaleme aldığı şiirlerle mısralara döküyor. Kas hastalığıyla mücadele eden 18 yaşındaki Yusuf, fırçasıyla engelleri tuval üzerinde aşarak hayal dünyasını renklendirirken; yatağa bağımlı bir yaşam süren 26 yaşındaki Abdulmutalif ise tiyatro tutkusundan asla vazgeçmeyerek sanatın sahnesini kendi dünyasında kuruyor.

A W701470 07

Vazgeçmemenin Canlı Örneği

Annelerinin vefatıyla sarsılan kardeşlerin dünyasını aydınlatan isim ise 59 yaşındaki babaları Bünyamin Sarıoğlu oldu. Evlatlarının her ihtiyacına koşan, onların sanatla hayata tutunması için gece gündüz çabalayan fedakar baba, çevresindekilere örnek bir sevgi hikayesi sunuyor. Fiziksel kısıtlamalarını sanatın birleştirici gücüyle geri plana iten üç kardeş, vazgeçmemenin canlı birer örneği haline gelirken; şiir, resim ve tiyatroyla yoğrulan bu evde engellerin sadece zihinlerde olduğu bir kez daha kanıtlanıyor.

Whatsapp Image 2026 05 10 At 1.10.34 Pm

"13 yaşından sonra yürüme yetilerini kaybettiler"

Haftanın 3 günü diyaliz tedavisi gören Murat Sarıoğlu, sağlık sorunları nedeniyle örgün eğitime devam edemeyince eğitimini dışarıdan tamamladı. 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken ilk şiir kitabını çıkaran Sarıoğlu, bugüne kadar 26 operasyon geçirdiğini ifade etti. Murat Sarıoğlu, "Türk dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisiyim, açık öğretim fakültesinden okuyorum. Aynı zamanda yüzde 99 bedensel engelliyim, kardeşlerimde benim gibi genetik bir hastalığa sahipler. 13 yaşlarına kadar her şeyleri normaldi, o yaştan sonra yürüme yetilerini kaybettiler, bazı uzuvlarını kullanmayı bıraktılar. O yaşlardan sonra babamız bizimle ilgilenmeye başladı" dedi.

Whatsapp Image 2026 05 10 At 1.10.07 Pm

"Hayata 1-0 geride başladım"

İlk şiir kitabını 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken çıkardığını belirten Sarıoğlu, edebiyat dünyasına adım atma sürecini şöyle anlattı:
"Vuslat-I Dem adlı şiir kitabım var. Eserimiz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle bir araya topladığımız eserlerimin birleştirilmiş halidir. Şiir yazmayı ve kitap okumayı çok seven birisiyim. Tabii sosyal faaliyet olarak dışarıda insanlarla birebir vakit geçirmeyi de seviyorum. Kardeşimin de yapmış olduğu resimlerde görüldüğü gibi; kendi iç dünyasında, hayal dünyasında, kurduklarını olmasını istediği ya da arzuladığı şeyleri dışa vuruyor. Hayat serüvenim bu. İmtihanım biraz zorlu başladı. Hayata 1-0 geride başladım. Hayal kurmaktan ve mücadele etmekten hiç bir insan vazgeçmemeli. Yaşama tutunmayı bilmeli insan. Bazen tabii ki bir el arıyoruz, bu el benim için ailemin eli oldu."

Whatsapp Image 2026 05 10 At 1.09.50 Pm

"Resimlerim, ben hayatta olmasam da beni hatırlatacak"

Resim yapmayı çok sevdiğini dile getiren 18 yaşındaki tekerlekli sandalyeye bağlı Yusuf Sarıoğlu, "5 senedir resim yapıyorum. 13 yaşıma kadar ayakta duruyordum. Hastalık ilerledikçe böyle oldu. Günlük hayatımda ders çalışırım, dersten sonra dışarıya çıkarım. Resimlerimi sergilemek istiyorum, satmayı düşünmüyorum. Emeklerimi seviyorum. Resimlerim ben hayatta olmasam da beni herkese hatırlatacak. En çok deniz manzarası çizmeyi seviyorum. Gemi, kuş, sıra dağlar gibi şeyler çiziyorum. Bu resimleri istediler satmadım. Hepsinde bir anım var ancak sergilemek istiyorum. Herkes gibi benimde resimlerim sergilenirse çok memnun olurum. Bu resimler beni anlatıyor, ben gidersem hatıralarım kalacak" diye konuştu.

SON DAKİKA: VENEZUELA'DA ARKA ARKAYA İKİ DEV DEPREM! KIZIL KODLA OLAĞANÜSTÜ HAL İLAN EDİLDİ!
SON DAKİKA: VENEZUELA'DA ARKA ARKAYA İKİ DEV DEPREM! KIZIL KODLA OLAĞANÜSTÜ HAL İLAN EDİLDİ!
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 05 10 At 1.09.36 Pm

"Para kazanmamız değil, onların huzurlu olmaları önemli"

Çocuklarının her ihtiyacına koşarak onlara kol kanat geren baba Bünyamin Sarıoğlu ise toplumun engelli bireylere karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Çocuklarının tedavisi için birçok hastane gezdiğini ve hayatını onlara adadığını dile getiren fedakar baba, duygularını şöyle ifade etti:
"3 çocuğum var, onlara engelli demiyorum, asıl kendimi engelli olarak görüyorum. Toplumun bazı şeyleri hor görmemesini istiyoruz. Çocuklarımı yalnız bırakamıyorum. Benim için para kazanmak hiç önemli değil, asıl olan onların huzuru. Biz burada bir lokma ekmek yer, mutlu oluruz. Bir beklentimiz yok. Sadece şu dünyada misafir olduğumuzu biliyoruz ve yaşantıya bu gözle bakıyoruz."

Kaynak: İha