Gündem

Bem-Bir-Sen'de Deprem: Genel Başkan Yardımcısı Faruk Zihni Zehir Zemberek Sözlerle İstifa Etti!

Memur-Sen Konfederasyonu'na bağlı Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası'nda sular durulmuyor.

Abone Ol

23 yıllık sendikal mücadelesine radikal bir kararla nokta koyan Zihni'nin açıklamaları, sendika tabanında adeta deprem etkisi yarattı. İşte o istifanın perde arkası...

23 Yıllık "Erdemliler Hareketi" Davasına Vicdan Muhasebesiyle Veda

Sendikanın mutfağından yetişen, işyeri baş temsilciliğinden şube yöneticiliğine ve nihayetinde Genel Başkan Yardımcılığı koltuğuna kadar tırnaklarıyla kazıyarak yükselen Faruk Zihni, aldığı kararın alelade bir kırgınlık değil, derin bir vicdan muhasebesi olduğunu belirtti.

Üstlendiği hiçbir unvanı koltuk veya makam olarak görmediğini dile getiren Zihni, sendikanın kurucusu merhum Mehmet Akif İnan’ın "erdemliler hareketi" felsefesinden tamamen uzaklaşıldığını iddia etti.

Yönetime Sert İthamlar: "Son 40 Ayda Korku İklimi Kuruldu"

Mevcut idari yapının kişisel hırslara kurban edildiğini ve özellikle son 40 aylık süreçte sendika yönetiminde ciddi bir yapısal yozlaşma baş gösterdiğini savunan Faruk Zihni, istifa mektubunda mevcut yönetimi şu ağır maddelerle itham etti:

Farklı Seslerin Susturulması: Yönetim kademesine getirilen yapıcı eleştirilerin ve farklı fikirlerin birer tehdit olarak algılanıp, bu kişilerin hain ilan edilerek dışlanması.

Liyakatin Çöküşü: Sendikal başarı ve liyakat kriterlerinin rafa kaldırılarak, gizli ajandalar doğrultusunda "kayırmacılık" ve yakınlık ilişkilerinin öne çıkarılması.

Şubelere Ekonomik ve Siyasi Ambargo: Genel merkezle aynı çizgide düşünmeyen şube yönetimlerine farklı muamele yapılması, ödeneklerinin keyfi olarak kesilmesi ve şube başkanlarının Başkanlar Kurulu toplantılarına dahi alınmayarak yalnızlaştırılması.

Despot Yönetim Anlayışı: Ortak aklın ve istişare kültürünün zayıflayarak, korku ve baskı ikliminin sendikanın teşkilat ruhuna sirayet etmesi.

"İnsanlar Makamı Değil, Adaleti Kaybettiklerinde Yorulurlar"

Yaşanan bu idari kırılmaların sadece kendisine has bir rahatsızlık olmadığını, daha önce de Genel Başkan Yardımcılığı yapmış olan Ercan Olgun gibi değerli isimlerin de benzer baskılar ve tasfiyeler yüzünden görevlerinden ayrılmak zorunda kaldığını hatırlatan Zihni, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

Faruk Zihni: "Hiçbir teşkilat; baskıyla, ötekileştirerek, sessizleştirerek ve insanların özgür iradelerini yok sayarak ayakta kalamaz. Teşkilatlar korkuyla değil güvenle, baskıyla değil adaletle, emir-talimatla değil istişareyle büyür. İnsanlar makamı kaybettiklerinde değil; adalete olan inançlarını kaybettiklerinde yorulurlar."

Sendikanın Kurtuluşu İçin 4 Maddelik Acil Eylem Çağrısı

Açıklamasında "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" düsturunu hatırlatan deneyimli sendikacı, Bem-Bir-Sen’in gelecekte tamamen eriyip yok olmaması için acilen yeni bir yönetim anlayışına geçmesi gerektiğini belirterek şu çözüm yollarını sundu:

Şube yönetimlerinin dışlanmadığı, fikir beyan edenlerin cezalandırılmadığı özgür bir ortam.

Genel merkezin tüm mali harcamalarının ve idari süreçlerinin tamamen şeffaf ve denetlenebilir yürütülmesi.

Hakiki manada istişarenin esas alınması ve sahada gece gündüz emek verenlerin kıymet görmesi.

Korkunun ve biat kültürünün değil, kardeşliğin ve erdemin hâkim olduğu yeni bir liderlik vizyonu.

Mesajının sonunda koltuk sevdalısı olmadığını, adaletin yanında durmak uğruna bedel ödemekten çekinmediğini söyleyen Faruk Zihni, tüm teşkilat üyelerinden helallik isteyerek; "İnanıyorum ki; sessiz kalanların değil, bedel ödeyenlerin; korkanların değil, sorumluluk alanların dönemi yeniden başlayacaktır" sözleriyle gelecekteki olası bir taban hareketinin de sinyalini verdi.