Ancak işçilerin iş başı yapmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmesine rağmen Belçika merkezli sanayi devinden şok bir karar geldi. "Ekonomik daralma ve Türkiye’deki yüksek işçilik maliyetlerini" gerekçe gösteren Bekaert yönetimi, büyük bölümü EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) kapsamındaki çalışanlardan oluşan 113 işçinin işten çıkarılması için süreci resmen başlattı. Temmuz ayı sonuna kadar tamamlanması beklenen bu dalga fabrikada ve kent kamuoyunda büyük bir krize yol açtı. İşte edinilen son dakika gelişmeleri...
Üretim Kapasitesi Düşürülüyor: EYT'liler Tasfiye Ediliyor
İşçiler ve yetkililerinden edinilen bilgilere göre, şirketin küçülme planı sadece işçi çıkarmakla sınırlı kalmıyor. Fabrikadaki üretim hacminde de devasa bir frene basılıyor:
Hacim Düşürülüyor: Bekaert yönetimi, yıllık 84 bin ton olan toplam üretim kapasitesini 55 bin tona kadar düşüreceğini çalışanlara tebliğ etti.
Büyük Bölümü EYT'li: İşten çıkarma kararı verilen 113 çalışanın yaklaşık %65'ini EYT yasasıyla emeklilik hakkı kazanmış ancak çalışmaya devam eden tecrübeli işçiler oluşturuyor. Sendika yetkilileri, son iki yılda zaten 60 işçinin daha işten çıkarıldığını hatırlatarak, 18 Haziran itibarıyla hız kazanan bu son listenin temmuz sonuna kadar tamamen fabrikadan uzaklaştırılacağını öngörüyor.
23 Haziran'da 44 İşçi Çıkarıldı: Tazminat ve "İşe Alım" Çelişkisi!
Sürecin perde arkasından sızan bilgiler, fabrikadaki gerilimi ve adaletsizlik iddialarını daha da tırmandırdı. Küçülme planı doğrultusunda geçtiğimiz 23 Haziran tarihinde tam 44 işçinin çıkışı resmen verildi. Bu çıkışların ardından tazminat ödemelerinde tam bir "baskı ve ambargo" stratejisi uygulandığı öne sürüldü:
Tazminat Alanlar ve Engellenenler: Şirketin sunduğu şartları kabul edip hukuki yollara başvurmayacağını taahhüt eden işçilerin tazminatları 2-3 gün gibi kısa bir sürede hesaplarına yatırıldı. Ancak anayasal haklarını aramak, içeride kalan haklarını tam tahsil etmek adına mahkeme sürecini başlatan işçilere adeta ambargo uygulandı ve hak ettikleri tazminatların ödenmesi tamamen durduruldu.
İşçileri en çok öfkelendiren durum ise yönetiminin sergilediği çelişkili tutum oldu. İşten çıkarma listesi tebliğ edilen işçilere "küresel kriz var, küçülmeye gidiyoruz, maliyetler yüksek" denilirken; Bekaert’ın bir fabrikasında işçi kıyımı yaşanırken, şirkete bağlı diğer fabrikada eş zamanlı olarak yeni işçi alımlarının yapıldığı öğrenildi.
Eski Çalışanlara Kapı Duvar: Arkadaşlarını Görmelerine İzin Verilmedi!
Yaşanan bu süreçte Bekaert yönetiminin sergilediği katı tutum sadece hukuki ve mali boyutla sınırlı kalmadı, işin insani boyutunu da yaraladı. Yıllarca fabrikaya emek veren, gece gündüz demeden tezgah başında ter döken ve geçtiğimiz günlerde iş akitleri feshedilen işçiler, içeride kalan ve yıllarca omuz omuza çalıştıkları mesai arkadaşlarını ziyaret etmek istedi.
Yılların getirdiği dostluk ve helalleşme duygusuyla fabrikaya giden eski çalışanlar, yönetimden gelen kesin talimat doğrultusunda içeri alınmadı. Yıllarca üretim yaptıkları fabrikanın kapısında adeta birer yabancı muamelesi gören işçiler nizamiyeden geri çevrilirken, bu vefasızlık ve katı uygulama hem çıkarılan işçilerde hem de içeride çalışmaya devam eden mesai arkadaşları arasında tepkiye yol açtı.


