Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2’nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı’nda Türkiye’nin uluslararası konumuna ve ulaştırma yatırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaklaşık 40 yıl aradan sonra İİT üyesi ülkelerin ulaştırma bakanlarının yeniden İstanbul’da bir araya geldiğini hatırlatan Uraloğlu, Türkiye’nin yalnızca jeopolitik konumuyla değil, aynı zamanda küresel bir güven aktörü olma özelliğiyle de öne çıktığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin kriz çözme kapasitesi ve yapıcı diplomasisiyle “jeostratejik bir güven adası” haline geldiğini belirten Uraloğlu, ulaştırma alanındaki yatırımların da bu vizyonun temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
“Türkiye küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri”
Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı projelerini içeren video gösterimiyle başladı. Ardından konuşan Bakan Uraloğlu, İİT çatısı altında ulaştırma alanında bakanlar düzeyinde yeniden bir araya gelmenin büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Dünya ekonomisi ve ticaret yollarının son kırk yılda köklü bir dönüşüm geçirdiğini belirten Uraloğlu, bu değişimin ulaştırma alanında iş birliğini daha stratejik hale getirdiğini söyledi. Türkiye’nin coğrafi konumu, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesi sayesinde küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Uraloğlu, “Türkiye artık sadece bir geçiş ülkesi değil, küresel tedarik zincirlerinin güvenilir ve öngörülebilir bir aktörüdür” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğine de vurgu yapan Uraloğlu, Türkiye’nin uluslararası diplomaside kriz çözme kabiliyetiyle küresel istikrara katkı sunduğunu kaydetti.
355 milyar dolarlık ulaştırma yatırımı
Bakan Uraloğlu, son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarının üzerinde yatırım gerçekleştirildiğini açıkladı. Marmaray, Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüleri ile İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi projelerin hayata geçirildiğini hatırlattı.
Bölünmüş yol ağının 6 bin 101 kilometreden 30 bin 49 kilometreye, otoyol ağının ise bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye çıkarıldığını belirten Uraloğlu, demiryolu ağının 13 bin 919 kilometreye ulaştığını ve 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildiğini söyledi. Aktif havalimanı sayısının 26’dan 58’e, dış hat uçuş noktalarının ise 50 ülkede 60 noktadan 133 ülkede 356 noktaya yükseldiğini ifade etti.
Bu yatırımların üretime 1 trilyon doların üzerinde katkı sağladığını ve yıllık ortalama 1 milyonun üzerinde istihdam oluşturduğunu kaydeden Uraloğlu, Türkiye’de entegre ve çok modlu bir ulaştırma sisteminin tesis edildiğini dile getirdi.
Orta Koridor ve Afrika açılımı
Türkiye’nin ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi ve tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi hedeflediğini belirten Uraloğlu, Orta Koridor’un Asya ile Avrupa arasında en kısa ve güvenli güzergâhlardan biri olarak öne çıktığını söyledi.
Afrika ile ulaştırma alanında somut adımlar atıldığını ifade eden Uraloğlu, Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere teknik destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Ulaştırma koridorlarının etkinliğinin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Uraloğlu, sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, gümrük süreçlerinin uyumlaştırılması ve dijital uygulamaların yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde ulaştırma alanındaki iş birliğinin daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir zemine taşınması gerektiğini belirten Uraloğlu, gerekli belgelerin hazırlanarak 2028 yılında düzenlenecek Üçüncü İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulmasını önerdi.


