konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

Türkiye Tarihi Bir Gün Yaşadı

Türkiye tarihi bir günü yaşadı. Milyonlarca vatandaşın toplandığı Yenikapı meydanında İktidarı muhalefeti ile aynı meydana buluştu

8 Ağustos 2016 Saat: 10:04
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 167 kez okunmuştur

Türkiye Tarihi Bir Gün Yaşadı
Türkiye Tarihi Bir Gün Yaşadı

07 Ağustos 2016 Pazar 16:36 Türkiye bu günü unutmayacak! Bugün Türkiye tarihi bir günü yaşadı. Milyonlarca vatandaşın toplandığı Yenikapı meydanında İktidarı muhalefeti ile aynı meydana buluştu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulisi Akar’ında bir konuşma yapması millet ordu birlikteliğini pekiştirdi. Darbe girişiminde tanklara, F16’lara, ağır silahlara direnerek dünyada eşine az rastlanır bir dayanışma sergileyerek demokrasiye sahip çıkan milyonlar bir kez daha tek vücut oldu. 15 Temmuz darbe girişimin ardından tarihte ilk kez ortaklaşa gerçekleştirilen Demokrasi ve Şehitler Mitingi, milyonlarca insanın dayanışmasına sahne oldu.

"ETE KEMİĞE BÜRÜNECEĞİZ, MÜTEVAZİ OLACAĞIZ, BİRBİRİMİZİ ALLAH İÇİN SEVECEĞİZ"

Yenikapı’da gerçekleştirilen Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, alanı dolduran milyonlara hitap etti. Erdoğan konuşmasına, “15 Temmuz gecesi bir kez daha istikbali için kıyam eden, canı pahasına ülkesini Fetullahçı Terör Örgütü’ne teslim etmeyen aziz milletim, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum” diyerek başladı.

"79 MİLYON OLARAK HEPİMİZİN GAZASI MÜBAREK OLSUN"

15 Temmuz gecesinde sokaklara inen vatandaşlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kardeşlerimizden 240’ı şehadet makamına ulaştılar. Kendilerine bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Yine o gece kahramanca darbecilerin üzerine yürüyen kardeşlerimizden 2 bin 195 tanesi yaralanarak gazilik rütbesine ulaşmıştır. Tedavileri süren yaralılarımıza Rabbimden şifalar niyaz ediyorum. O gece adeta ölümü öldürerek sokakları dolduran milyonlarca vatandaşımız içinden şehitlik ve gazilik şerefine nail olanlar, isimlerini tarihe altın harflerle yazdırdılar. Vatan uğruna verilen mücadelede bu rütbeler ulaşabilmek her zaman elde edilebilecek bir ayrıcalık değildir. Ne diyor istiklal şairimiz. 'Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda, canı cananı bütün varımı alsın da Huda, etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda'. 15 temmuz gecesi sokakları ve meydanları dolduran kardeşlerimizin her birinin vatanımızın, demokrasimizin korunmasında katkısı vardır. 79 milyon olarak hepimizin gazası mübarek olsun" diye konuştu.

"BU GÖRÜNTÜ ÜLKEMİZİN DÜŞMANLARINI EN AZ 16 TEMMUZ SABAHI KADAR ÜZMÜŞTÜR"

Türk Milleti'nin büyük bir millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "1000 yıl önce Türk milleti Malazgirt’te hangi inanç ile Anadolu kapılarını açmışsa, 15 Temmuz’da aynı kararlılıkla darbecilerin karşısına dikilmiştir. Osmangazi 1299’da tarihin en kudretli devletini hangi temeller üzerine bina ettiyse, biz de o gece Türkiye'yi aynı ilkeler etrafından müdafaa ettik. Ecdadımız 100 yıl önce hangi iradeyle Çanakkale’de mücadele ettiyse, 15 Temmuz’da da aynı iradeyle FETÖ’cü terör örgütünü geri püskürttük. Gazi Mustafa Kemal’in istiklal harbini başlatmasını sağlayan inancın bir benzeri, 15 Temmuz’da adeta kol geziyordu. 15 Temmuz dostlarımıza bu ülkenin sadece siyasi, ekonomik, diplomatik saldırılara değil, aynı zamanda askeri sabotajlara karşı da güçlü olduğunu göstermiştir. Aynı gece Türkiye’nin yerle yeksan olması için ellerini ovuşturarak bekleyen düşmanlarımız ise ertesi güne bundan sonra işlerinin çok daha zor olduğunu görmenin kahrı ile uyandılar. Bugün burada Genel Kurmay Başkanı ile, Cumhurbaşkanı ile, Başbakanı ile, CHP ve MHP Genel Başkanları ile 81 vilayette her meşrepten insanımızla verdiğimiz şu görüntü var ya, bu görüntü ülkemizin düşmanlarını en az 16 Temmuz sabahı kadar üzmüştür, kahretmiştir" şeklinde konuştu.

"ETE KEMİĞE BÜRÜNECEĞİZ, MÜTEVAZİ OLACAĞIZ, BİRBİRİMİZİ ALLAH İÇİN SEVECEĞİZ"

Türkiye'nin bundan sonraki hedefinin muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu manzara birliğin, beraberliğin, kardeşliği sadece slogan değil gerektiğinde bir hakikat olarak ortaya konabileceğinin ilanı ve ispatıdır. Bütün bunlarla beraber yolumuza dayanışma içinde çıkacağız. Ete kemiğe bürüneceğiz, mütevazi olacağız, birbirimizi makam mevki için değil, para pul için değil sadece Allah için seveceğiz. Böyle bir milletin evladı olarak huzurlarınızda olmak bizlere büyük gurur veriyor. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal İstanbul ve İzmir başta olmak üzere ülkenin büyük bölümünün işgal altında olduğu o günlerde şunu söylüyordu ‘Milletimiz çok büyüktür korkmayalım. O esaret kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve 'ey millet esaret kabul eder misin' diye sormak lazımdır’. Ben bir kez daha soruyorum Yenikapı Meydanı’nda ‘Ey millet sen esaret ve zillet kabul eder misin?’. Mesele bu. Bu millete kimse bu esareti asla getiremeyecektir" ifadelerini kullandı.

"İDAM KARARINI ONARIM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan alanı dolduran vatandaşların idam talebi üzerine ise şunları söyledi: "Siyasi parti genel başkanları burada, sizin talebinizi biliyorlar. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre, sizler de idam talebinde bulunduğunuza göre bunun kararını verece merci TBMM’dir. Meclisin böyle bir kararı verdikten sonra atılacak adım bellidir. Onamaksa meclisten gelecek böyle bir kararı peşinen ifade ediyorum onarım. Vatan Caddesi'nde vücudu ikiye ayrılmış kardeşimi gördüğüm zaman, bunu kenara koymak mümkün mü? Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde uçaktan yağdırılan bomba ile başı vücudundan ayrılmış olan hanım kardeşimin başı kongre merkezinin çatısına uçmuştu. Bunu gördükten sonra biz kalkıp neymiş ‘AB’de idam yokmuş'. Amerika’da var. Japonya’da var. Çin’de var. Bugün dünyanın büyük bir çoğunluğunda var. Onlarda olunca oluyor da, gerekirse burada zaten 84’e kadar vardı. Ondan sonra kaldırıldı. Bu millet egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna göre böyle bir kararı veriyorsa, öyle zannediyorum ki siyasi partiler de bu karar uyacaktır." Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında gövdesini tankların altına atarak yaralanan bir gazi ile yaptığı görüşmeyi de anlatarak, "Bakıyorum bir gazimiz tankların iki paletinin arasına kendini atıyor. Birinci tanktan kurtuluyor. İkinci tankın altına da kendini atıyor sadece kolu ciddi manada yaralanıyor. Kendisini telefonla aradığımda ‘siz beni bırakın siz nasılsınız’ diyor" ifadelerini kullandı.

“MİLLET DEVLETSİZ, DEVLET ORDUSUZ OLMAZ. AMA KIŞLASINDA OLACAK”

Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde konuşan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, “Millet devletsiz, devlet ordusuz olmaz. Ama kışlasında olacak” dedi. 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında mecliste verdiği mesaiyle en çok konuşulan isimlerden biri olan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Yenikapı’da düzenlenen ve milyonların ağırlandığı Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde konuştu ve “Millet devletsiz, devlet ordusuz olmaz. Ama kışlasında olacak” mesajını verdi. Miting alanında tek ses ve tek yürek olmaktan dolayı duyduğu onuru ve mutluluğu dile getiren TBMM Başkanı İsmail Kahraman, mitingin darbeye karşı demokrasinin kazanıldığı bir taçlanma olduğunu söyledi. Ay­yıldız bayrağının altında tek devlet ve tek bayrak altında olmanın inancıyla bir arada olunduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Kahraman, “Darbeleri tarihe gömerek bütün dünyaya duyurmak için buradayız. Sizler beyaz elbiselerinizle Malazgirt’te 200 bin kişilik Bizans ordusuna karşısına çıkarken, ‘ey askerler şehit olursam bu beyaz elbise benim kefenim olur şehit olmak benim için muzaffer olmaktır’ dediniz. Malazgirt zaferi ile Anadolu’ya 10 asır önce giren İslam inşallah kıyamete kadar bu topaklarda yaşayacaktır. Bir Cuma sabahı semaya karşı Malazgirt’te 54 bin er bestelediler en güzel marşı, ‘Allahü Ekber.’ Sizler İslami yok etmek için yola çıkan Haçlı ordusuna karşı Selahattin Eyyübi’nin torunlarısınız ve Peygamber efendimizin hadisindeki müjdeye nail olan ‘ Ya ben İstanbul’u alırım ya da İstanbul beni’diyen Fatih Sultan Mehmet’in torunlarısınız. Sizler Türkiye Cumhuriyetimizin mazisini layığına ulaştıracak göğsü iman dolu olanlarsınız. Al bayrağımın altında oluşturduğumuz bu tabloda dostlarımızın büyük güven duyduğunu biliyorum. Gönül coğrafyamızın, kültür dünyamızın milyonlarca kişisi sizlerin arasında olmak istediğini biliyorum” dedi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye’nin büyük bir badireli atlattığını vurgulayan TBMM Başkanı Kahraman, Fetullahçı Terör Örgütü’ne su sözlerle sert çıktı: “Büyük bir badireden çıktık ve kazandık. Açtıkları okullarda, dershanelerde robotlarla milletin kurumlarına yerleştirdikleri ajanlarla, devletin içinde giren insan müsveddelerine milletimiz en güzel yanıtı verdi. Ecdadına layık torunlar oluğumuzu kanıtladık. Milletimize ailelerine baş sağlığı diliyorum şehitlerimizin. Gazilerimizin en yakın zamanda şifa bulmasını istiyorum.” Darbe gecesi mesaisi vakti olmamasına rağmen meclisin kapılarını açtıklarını ve dört siyasi parti olarak darbeye karı bildiri yayınladıklarını hatırlatan TBMM Başkanı Kahraman, şunları söyledi: “Çalışma günü olmamasına rağmen 15 Temmuz darbe hareketini başlaması üzerine TBMM hemen açıldı ve gece boyunca açık tuttuk. Ertesi gün olağanüstü toplantı yaptık ve grubu olan tüm dört partinin ortak bildirisini yayınladık. Partiler demokrasinin yanında, darbenin karşısında olduğun açıkladı. İradeye kurulmak istenen ipoteğe karşı meclisimiz gazilik payesini aldı milletçe tahammül edemeyen milletin kalbini bağrını bombaladılar meclisimize bomba attılar. Cumhurbaşkanımız selendi ve halkımızın meydanlara çağırdı. Millet bir bütün olarak darbeyi önledi ve demokrasi kazandı Bundan sonra hiçbir güç demokrasiye el atamayacaktır. Darbeler tarihi sona ermiştir. Milletimiz demokratik tecrübisiyle, azmiyle bir büyük fitneyi bertaraf etti. İnşallah bizler için canlarını feda edenleri unutmadan yarınlara umutla bakacağız.Ülkemizi Dünyanın en ileri devleti olarak taşıyacağız. Hâkimiyetin silahlı zümreye ait olmadığını, millete ait olduğunu ortaya koyacağız ve bundan vazgeçmeyeceğiz. Millet ordusuz ordu milletsiz olmaz. Muazzez ordumuzun yeri kışlasıdır. Kışlasından bir daha ancak vatan için çıkacağını düşünüyoruz.”

BAŞBAKAN YILDIRIM: "BU TARİHİ BİRLİKTELİĞİ GÖZÜMÜZ GİBİ KORUYACAĞIZ"

Başbakan Binali Yıldırım, siyasette meydana gelen bu birleştirici tabloyu bozmayacaklarını vurgulayarak, "Bu tarihi birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız, intikam duygusu ile değil adaletle, hukukla hareket edeceğiz. Bu terör örgütü mensuplarından şehit ve gazilerimizin hesabını soracağız. Demokrasiden taviz vermeyeceğiz, özgürlüklerimizi daha da geliştireceğiz" dedi. Yenikapı’da gerçekleştirilen Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne katılan Başbakan Binali Yıldırım, alanı dolduran milyonlara hitap etti. Konuşmasına 15 Temmuz demokrasi şehitlerini ve kahraman gazileri selamlayarak başlayan Yıldırım, “CHP mensuplarını milli iradeden yana net bir tavır koydukları için yürekten selamlıyorum. MHP değerli genel başkanını ve ülkücü kardeşlerimi ilk andan itibaren hükümetimizin yanında sarsılmaz bir demokrasi savunucusu olduğunuz için yürekten selamlıyorum. CHP’li kardeşlerim, MHP’li kardeşlerim, her siyasi görüşten değerli vatandaşlarım bu muhteşem tabloyu bugün bize yaşattığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

"15 TEMMUZ İKİNCİ KURTULUŞ SAVAŞI'DIR"

Kurtuluş savaşı döneminde Halide Edip Adıvar’ın Sultanahmet Meydanı’nda yaptığı konuşmayı hatırlatan Yıldırım, “Halide Edip o muhteşem topluluğa ‘toprağın üzerinde şerefsiz yaşamaktansa, altında şerefle yatarız’ dedi. Bu aziz millet toprağın altında şerefiyle yatanlar sayesinde toprağın üzerinde şerefle yaşıyor. 15 Temmuz akşamı da bir işgal girişimi, FETÖ terör örgütü hainlerinin bir ihtilal teşebbüsü ile karşı karşıya kaldık. Üzerimizden uçaklar uçtu, tanklar caddelere işgal etti, teröristler silahları ile millete kan kustu. Cumhurbaşkanımız milleti meydanlara davet etti. Yine salalar okundu. Bu aziz millet İstanbul’da, Ankara’da 81 vilayetinde hep birden şunu söyledi. ‘Toprağın üzerinde şerefsiz yaşamaktansa, toprağın altında şerefle yatarız’ Çanakkale’de destan yazan bu millet, 15 Temmuz destanını yazdı. 15 Temmuz ikinci Kurtuluş Savaşı’dır. Toprağın altında şerefiyle yatan şehitlerimiz sayesinde bugün bu topraklarda şerefimizle, bağımsızlığımızla bir olarak yaşıyoruz. Güya Türk askeri kılığına girip topraklarımızı işgal edeceklerdi. Sanki bu milletin iradesini çalacaklardı. Allah şerleri hayra çevirir. Bizi öldürmeyen her darbe, bizi daha da güçlendirir” şeklinde konuştu.

"BU TARİHİ BİRLİKTELİĞİ GÖZÜMÜZ GİBİ KORUYACAĞIZ"

"Buradan açık ve seçim ifade etmek istiyorum. Siyasette meydana gelen bu birleştirici tabloyu bozmayacağız. Uzlaşmayı, işbirliğini daha da güçlendireceğiz. Türkiye’yi milletimizle, siyasi partilerimizle 2023 hedeflerine taşıyacağız. Kürt ile Türk ile bunların arasına girenler işte bu hainlerdi. Kürt ve Türk arasındaki bu mikropları temizleyeceğiz. Terör örgütlerini aradan çıkaracağız. İnşallah Türk Kürt alevi ­ sünni arasındaki muhabbeti daha da geliştireceğiz. Aramıza giren bölücü terör örgütünü de milletimiz arasından çıkaracağız. Hangi mezhepten olursa olsun bizi birbirimize düşürmeye çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Bir olursa ulaşamayacağımız hiçbir iş yok. Bu tarihi birlikteliği gözümüz gibi koruyacağız, intikam duygusu ile değil adaletle, hukukla hareket edeceğiz. Bu terör örgütü mensuplarından şehit ve gazilerimizin hesabını soracağız. Demokrasiden taviz vermeyeceğiz, özgürlüklerimizi daha da geliştireceğiz. Düşmanlarımızı azaltacak, dostlarımız çoğaltacağız. 15 Temmuz Türkiye’nin mikroplarından temizlendiği gündür. Bugün Türkiye temizlik yapıyor. Devleti kilitleyen, ekonomi daralta unsurları teker teker ortadan kaldırıyoruz" ifadelerini kullandı.

"FETÖ TÜRKİYE'YE GELECEK HESABINI VERECEKTİR"

Fetullah Gülen'in mutlaka Türikye'ye getirileceğini de söyleyen Yıldırım, "15 Temmuz gecesi milletimize zehir eden terör örgütü lideri FETÖ Türkiye’ye gelecek hesabını verecektir. Aziz milletim merak etmeyin, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, birlikte Türkiye olacağız. Bu güzel ülke gençlerine ‘bunlar memleket meselesi ile ilgilenmez’ diyenler ne kadar yanıldıklarını gördüler. Tankların önüne yatan gençlerimizi yürekten kutluyorum. Allah sizden razı olsun" dedi. GENELKURMAY BAŞKANI AKAR:

“HAİNLER EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILACAKTIR”

Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde konuşan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, “TSK olarak bu alçaklara layık oldukları cevap tereddütsüz şekilde verilmiştir. Bunu yaşatan hainler en ağır şekilde cezalandırılacaktır” dedi. Yenikapı’da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve kuvvet Komutanları da hazır bulundu. CHP ve MHP Genel Başkanlarının konuşmasının ardından kürsüye çıkan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da konuşmasında birlik ve bütünlük mesajı verdi. Konuşması sırasında sık sık sözü sloganlarla kesilen Akar, miting alanını dolduran vatandaşlara, “Sağolun varolun. Asil milletimizin kahraman ve fedakar mensupları hepinizi selamlıyorum” sözleri ile karşılık verdi. 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde vatandaşlarla bir araya gelmenin mutluluğunu ifade eden Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, “Sizlerle gurur duyuyorum. Bugün burada 7 Ağustos Demokrasi ve Şehitler Mitingi’nde sizlerle beraber olmanın onurunu ve gururunu yaşıyorum. Ülkemizin tüm kurum ve kuruluşlarına TSK’ya, sızmış bir grup illegal terörist, hain Fetullahçı Terör Örgütü tarihte görülmemiş şekilde vatanımıza, milletimize, cumhuriyetimize bu zilleti ve rezaleti yaşatmış ve TSK’nın şan ve şerefli geçmişine kara bir leke sürmüştür. Her yönüyle milli ve yönlü olan direktiflerle asil milletimiz ve sizler TSK’nın gerçek mensupları ve emniyet teşkilatımızla kahramanca ferasetle buna karşı çıkılmıştır. TSK olarak bu alçaklara layık oldukları cevap tereddütsüz şekilde verilmiştir. Bunu yaşatan hainler en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Burada özellikle şunu belirtmek isterim o gece TSK bünyesinde yuvalanan illegal çetenin darbe girişiminin halkımızın peygamber ocağı olarak adlandırdığı TSK’nın vatanını, milletini sevenlerin kesinlikle hiçbir alakası yoktur. Bu nedenle yüce milletimizin sizlerin, ülkemizin bekası için PKK sınırlarımızın yanı başında canla başla mücadele eden kahraman TSK mensuplarını çok iyi ayırt etmesi bizlere moral vermiştir. Bundan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bizlere gösterdiğiniz yakın ilgi ile ülkemizin birlik ve güvenliği bakımından bilincindeyiz. Asil milletimizin canı pahasına gösterdiği kahramanlığı her türlü takdirin üstündedir. Bundan dolayı bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Milletimizin bu tavrı TSK’nın demokrasi ve hukukun üstünlüğüne bağlı, sadık, ezici çoğunlukla devletin bütünlüğüne ve birliğini hareketini takınarak ordu millet kavramının daha da güçlenmesini sağlamıştır. Atatürk’ün de işaret ettiği gibi hakimiyet milletindir düsturu bu anlayış sonsuza dek sürecektir. Sayın Cumhurbaşkanım bu duygu ve düşüncelerle sizlerin huzurunda TSK’nın başına bela olan bilahare temizlenmesinde başta zatıalileriniz olmak üzere canlarını ortaya koyan aziz milletimizle yani sizlerle TSK’nı ve emniylet teşkilatımıza sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Tüm şehitlerimize Allahü Teâlâ’dan rahmet diliyorum. Yüce Türk milletini saygıyla övünçle ve şükranla selamlıyorum” dedi.

KILIÇDAROĞLU: "ARTIK YENİ BİR TÜRKİYE VAR"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yenikapı'da düzenlenen Demokrasi ve Şehitler Mitingi'nde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz gecesi yaşananların, bir uzlaşma kapısı araladığını belirterek, “Artık yeni bir Türkiye var. Bizim için söz konusu vatandır, sonuna kadar vatana sahip çıkacağız” ifadesini kullandı. Sözlerine, “Bugün bizim demokrasi tarihimizin önemli bir günüdür” diyerek başlayan Kılıçdaroğlu, “Bugün Türk siyasal hayatı, demokrasi tarihinde önemli bir olaya imza attık. 15 Temmuz akşamı, Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanan bir çete grubu, Türk demokrasisine darbe yapmak istedi. Parlamentoya darbe yapmak istedi. Daha doğrusu size, bize, hepimize darbe yapmak istedi. Öncelikle o gece Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni sabaha kadar açık tutan, yöneten meclis başkanına yürekten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Parlamenter sistemimize karşı bir darbe yapmak istediler. Bizim cumhuriyet tarihimizin en kanlı darbe girişimidir bu. 240 şehidimiz var. 240 aslanımızı toprağa verdik. Onları unutmayacağız ve unutturmayacağız” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sabaha kadar çalışarak darbecilere karşı dik durduğunu belirterek, “Meclis, sabaha kadar çalışarak, darbeciye karşı dik durarak sadece kendi onurunu değil, milletvekillerinin de onurunu korumuştur. Parlamentoda grubu bulunan 4 siyasi partinin liderleri ve 4 siyasi partinin milletvekilleri darbeye karşı açık, net bir tavır koymuşlardır. Darbeye karşı demokrasi bildirgesini hep beraber imzalamışlardır. Gönül isterdi ki bu güzel toplantıya eşlik etmek için sadece parlamentoda değil, parlamento dışındaki genel başkanlar da burada olsaydı, son derece mutlu olurduk. Çünkü Gazi Mustafa Kemal, ‘söz konusu vatansa gerisi teferruat’ diyor. Bizim için söz konusu vatandır, sonuna kadar vatana sahip çıkacağız” diye konuştu. 15 Temmuz gecesi yaşananların, bir uzlaşma kapısı araladığını belirten Kemal Kılıçdaroğlu, “Artık yeni bir Türkiye var. Eğer biz bu gücü, bu uzlaşma kültürünü daha da ileriye taşıyabilirsek, çocuklarımıza çok daha güzel bir Türkiye bırakmış olacağız. Önce teşhisi doğru koyacağız ki, tedaviyi doğru yapalım. Bir musubet bin nasihatten evladır. Ben dahil bütün siyasilerin bu musibetten ders çıkarması lazım” açıklamasında bulundu. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hazırladığı 12 maddelik yol haritasını şöyle sıraladı: “Camiye, askeriyeye kışlaya siyaset, adliyeye sokmayalım. Camide siyaset olmayacak. Bizim soylu bir uzlaşmaya ihtiyacımız var. Bizim, kavga değil, milleti kardeş kılmak gibi bir görevimiz var. Siyasette öz eleştiri yapmak, geçmişi iyi tahlil etmemiz gerek. Bunu yapabilirsek, gelecekte çok daha güzel Türkiye’yi inşa edebiliriz. Tarihi tekerrür ettirmemeliyiz. Milleti kardeş kılma yolunda kararlılığımızı sürdürmeliyiz. Devletin inşasında liyakat sistemini esas almalıyız. Bu sistemden vazgeçmemeliyiz. İşi ehline verdiğimiz zaman Türkiye çok daha güzel yönetilecektir. Garibanın oğlu, sizin çocuklarınız KPSS’de beklerken, birileri sınav sorularını çalıp ve devletin önemli yerlerine geliyorsa, buna hep beraber itiraz etmeliyiz. Her şartta, her koşulda demokrasiye sahip çıkmalıyız. 15 Temmuz, demokrasinin ne kadar önemli olduğunu bize gösterdi. 15 Temmuz’da halk direnme gücünü kullanarak, tankların önüne geçerek demokrasiyi savunmuştur. Demokrasi üzerinde tüm vesayetleri reddetmeliyiz. Milletin üzerindeki her türlü gölgeye son vermeliyiz. Ne darbe, ne dikta yaşasın tam demokrasi.” Cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, “Mustafa Kemal ve arkadaşları cumhuriyeti kurarken bir anayasa yaptılar. Birinci madde; hakimiyet kayıtsız şartsız milletin diyor. Hiçbir kimseye, hiçbir aileye, hiçbir gruba imtiyaz tanınmıyor. Vatandaşlar eşittir, birliktedir. Kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun bütün vatandaşlar kanun önünde eşittir. Cumhuriyetin eşitlik değerlerine, hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir değerlerine hepimizin sonuna kadar sahip çıkması gerekiyor. Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Cumhuriyet bizim alın terimizdir. Eğer bugün cumhuriyet olmasaydı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olamazdı, Sayın Kahraman meclis başkanı olamazdı. Sayın Binali Yıldırım Başbakan olamazdı. Anadolu’nun kuş uçmaz köyünde doğan Kemal Kılıçdaroğlu CHP’ye genel başkan olamazdı. Parlamenter sistemimizi güçlendirmek zorundayız. Medyanın özgürlüğü konusu çok önemli. 15 Temmuz akşamı bağımsız medya olmasaydı, belki hiç kimse sokaklara çıkmayacaktı. O medya olayları verdi, vatandaşlar sokağa davet edildi. O medya bütün bu görüntüleri verdi. Medya özgürlüğünün bir diğer önemi; biz siyasetçiyiz eksiğimiz, yanlışımız olabilir ama bunları dile getirecek olan medyadır. Medyanın bağımsızlığına siyasilerin saygı duyması ve önem vermesi lazım. Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı çok önemli. FETÖ terör örgütü ordunun içinde yuvalandı, yargının içinde yuvalandı, devletin her kademesinde yuvalandı. Adalet istiyoruz, adaleti mahkemede tecelli ettireceğiz. Bir hakim vicdanıyla değil, Pensilvanya’dan aldığı talimatla karar veriyorsa o mahkeme mahkeme değil, o hakim hakim değildir. Hepimiz bu konu üzerinde durmalıyız. Yargının bağımsızlığı konusunda iktidar ve muhalefetin belli bir görüş birliği içinde hareket etmesi memnuniyet verici” dedi. 15 Temmuz gecesi yaşananların, laikliğin önemini bir kez daha gösterdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, dini kullanarak her türlü yasa dışı işin içinde olanların milleti kandırdığını söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu, “Milleti nasıl kandırdılar hep beraber gördük. Laiklik, din ve vicdan özgürlüğü demektir. Laiklik, herkesin istediği gibi inanması ve ibadet etmesi gerekir demektir. Bütün siyasi partilerin bu konuda daha dikkatli olması gerekir. Kula kulluk yapmak değil, kula kulluk yapanların nasıl bir anlayış içinde olduğunu hep beraber gördük. Demokrasinin güçlenmesine, sadece bugün değil gelecekte de katkı vermeliyiz. Mutlaka sorgulayan bir eğitim sistemini hayata geçirmemiz gerekir. Çocuklarımız vicdanı, fikri hür yetişmeli. Çocuklarım birilerinden talimat alıp, onun gereğini yapmamalı. Aklımızı kullanmanın yolu, eğitim sistemini de bu şekle getirmektir. Elin oğlu Mars’a uzay aracı gönderiyor, biz bir darbe girişiminin Türkiye’ye maliyetini hep birlikte görüyoruz. Geçmişte Balyoz , Ergenekon, Casusluk davası dediler. Hiçbir günahı olmayan, devlete bağlı olan pek çok subayımızın tamamını hapse attılar. O dönem en çok itiraz edenlerden birisi bizdik. Şimdi onların tamamının kumpas olduğu ortaya çıktı. Tamamının FETÖ tarafından yapıldığı ortaya çıktı. Bir devlet adalet üzerinde büyür, devlet olur. O zaman buradan çağrı yapıyorum. Bütün Türkiye ve siyasi liderlere. Geçmişin mağdurlarına haklarını iade edelim, itibarlarını iade edelim. Böyle yaptığımız takdirde devlet saygın konuma gelmiş olur. Devlet haksızlıklarla mücadele ederken, hukukun dışına çıkmamalıdır. İçimizden bir kişinin bile emeği, eseri, zamanı ziyan olduğunda bu tüm Türkiye’nin ortak kaybıdır. Bu ülkede bir kişi bile haksızlığa uğradığında bu tüm Türkiye’nin kaybıdır. Bu nedenle ülkemizi yeniden inşa ederken, yeni bağduriyetler yaratmamalıyız. Devlet adalet üzerinde yükselmek zorundadır. Adalet mülkün temelidir. Adalet devletin temelidir” ifadelerini kullandı. CHP Lideri, sözlerini “Türkiye’yi düzlüğe çıkarmak hepimizin ortak görevi. Hep birlikte mücadele edelim. Gereğini hep birlikte yerine getirelim. Allah ülkemize bir daha böyle olaylar yaşatmasın” diyerek tamamladı.

BAHÇELİ’DEN BİRLİK ÇAĞRISI

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, Demokrasi ve Şehitler Mitingi'nde birlik çağrısı yaparak, "Yeni bir sayfa açalım. Mili bir uzlaşma ile hukukun üstünlüğünü gözeterek, insan hak ve özgürlükleri muhafaza ederek geleceğin haritasını çizelim" dedi. Yenikapı’da gerçekleştirilen Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ne katılan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, alanı dolduran milyonlara hitap etti.

“TÜRKİYEMİZ’İN ŞAHLANIŞINI GURURLA İZLİYORUM”

Katılımcılara teşekkür eden Bahçeli, “Göğsümüzü kabartacak bu ihtişamlı coşkudan görüyorum ki üzerimizde oynana oyunlara, aramıza sokulmak istenen fitneye rağmen cesaretle dik durdunuz, al bayrağımızı gururla yükselttiniz, şehitlere sahip çıktınız, kardeşliği inançla savundunuz, hainlere dersini çekinmeden verdiniz, teröristlere haddini bildirdiniz, yenilgi nedir tanımadınız, ‘ben de varım ve buradayım’ dediniz. Yenikapı’ya koştunuz. Yeni bir dirilişin müjdesini verdiniz. Türkiyemiz’in şahlanışını gururla izliyorum. Mutluyum çünkü millet burada, irade burada, inanç burada. Bükülmez bilek, eğilmez baş, yenilmek milli kudret bu meydandadır. Türkiye yeni bir sefere Yenikapı’dan başlamaktadır. Türk milleti kaderine sahip çıkmaktadır” diye konuştu.

“MÜSLÜMAN GÖRÜNÜMLÜ BU VOYVODA TÜRKİYE DÜŞMANLIĞINDA DORUĞA ÇIKTI, MÜNAFIKLIKTA REKOR KIRDI”

15 Temmuz’da Türkiye’nin felaketinin projelendirildiğini söyleyen Bahçeli, “15 Temmuz’da son nefesi vermemizi gözlediler. FETÖ milletimiz helali olan savaş uçakları ile saldırdı, helikopterler tepemizde uçuştu, bombalar üzerimize yağdı. 1919’da İzmir işgal edilmişti, İstanbul 16 Mart 1920’de işgale uğramıştı. Biliniz ki 15 Temmuz yeni bir istila denemesiydi. Mondros’ta çerçevesi çizilip, Sevr’de dayatılan imha planları yeniden gün yüzüne çıkarıldı. ‘Su uyur düşman uyumaz’ sözü bir kez daha karşılığını buldu. Zalimler, hainler bu defa Türk askeri kılığına girdiler. Milletin silahını millete çevirdiler. Hoca görünümlü terörist sığındığı Pensilvanya’dan beddua seansları ile, öfke nöbetleri ile cinayet şebekesine ‘Türkiye’ye vur’ emri verdi. İblise ruhunu satan bu sahte vaiz, Müslüman görünümlü bu voyvoda Türk ve Türkiye düşmanlığında doruğa çıktı, fitne ve münafıklıkta rekor kırdı. Haçlı emelleri taşıyıcılığını yapan FETÖ, Türkiye’nin kalbine nişan aldı. Türk vatanını çekemeyen üzerine çöreklenmek isteyen, milletimizin varlığından rahatsız olan ne kadar kanı bozu olan varsa FETÖ sırtını sıvazladı. 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü 627 yıl önce Kosova’da mağlup olanların yeni bir kalkışmasıdır. 572 yıl önce Varna’da 563 yıl önce İstanbul’da döktüğü kanda boğulduklarını sandıklarımızın yeniden karşı harekatıdır. 15 Temmuz’da TBMM’yi, emniyet ve istihbarat kuruluşlarını bombalayıp sivil vatandaşlarımızı katledenlerle, 101 yıl önce Çanakkale kıyılarında üzerimize ateş saçanlar aynı karanlık yolun yolcusudur” şeklinde konuştu. 15 Temmuz’da tankın önüne milli vicdan dikildiğini vurgulayan Bahçeli, “Demokrasinin namusunu, Cumhuriyetin şeref ve kazanımları sizler korudunuz, milli sipere sizler yattınız. Helal süt içmiş hangi vatan evladı böyle bir tablo karşısında suskun kalabilirdi. Kim bu kefeni ‘kader’ diye kabul edebilirdi. İradenizi çalmak istediler reddettiniz. Yeri geldi tankın önüne yattınız, yeri geldi kurşunları üzerine tıpkı gül bahçesine girercesine yürüdünüz. Ateşe, kine, nifaka kafa tuttunuz. İhanete bu aziz vatanı dar ettiniz. Çünkü siz Türk milletisiniz, Türkiyesiniz” ifadelerini kullandı.

“YAŞADIĞIMIZ TOPRAKLAR VATANDIR, NİTEKİM ŞEHİT KANI İLE YOĞRULMUŞTUR”

“Ankara Gölbaşı Özel Harekat Dairesine saldıran hainler, onların destekçileri asla Türk milletini pes ettiremezler” diyen Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türk milleti küresel yazılan senaryoların farkındadır. Dost görünümlü düşmanları, ağlaya sızlaya merhamet istismarı yapıp sonra terörist sofrasına hizmetkarlık yapan takiye ustası hainleri tanımaktadır. Bu vatan üç beş teröristin sahte vaazlarıyla düşmeyecektir. Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Üzerinde yaşadığımız topraklar vatandır, nitekim tertemiz şehit kanı ile yoğrulmuştur. 15 Temmuz’da şehit olan 239 kardeşimizi sımsıcak konu toprakla buluşmuştur. FETÖ ve ihanet ortağı PKK, IŞİD, DYP VE YPG’nin şehit ettiği tüm kardeşlerime rahmet diliyorum”

“YENİ BİR SAYFA AÇALIM, GELECEĞİN HARİTASINI ÇİZELİM”

Devlet Bahçeli bugün düzenlenen mitingle Türkiye’nin tek yürek olduğunu gösterdiğini belirterek, “Müştereklerimiz, farklılıklarımızdan daha çoktur. Ecdadımızın hayır duaları hepimizin namusuna emanettir. Birliğimizi kararlı şekilde korumalıyız. Kutuplaşma ve cepheleşmeleri bıçak gibi kesmeliyiz. Şehitlerimizin ruhları, nesillerin gelecek ümitleri bizimledir, yanımızdadır. Sizler darbe heveslerini teröristleri kursaklarında bıraktınız, devlete millette meydan okuyan çürümüşleri elinizin tersi ile ittiniz. 15 Temmuz bir dönüm noktasıdır. Nereli olursanız olunuz ülkemin neresinde doğursanız doğunuz, mezhebiniz ne olursa olsun, ‘vatanım, bayrağım, milletim, şehitlerim’ demek için Yenikapı’yı doldurdunuz. Bu ruh devam ettiği müddetçe hiçbir hain bize yanaşamayacaktır. Milli birlik ve kardeşliğimiz sağlam kaldığı sürece hiçbir çıldırmış Türkiye’ye saldırmayı aklından bile geçiremeyecektir. Yeni bir sayfa açalım. Mili bir uzlaşma ile hukukun üstünlüğünü gözeterek, insan hak ve özgürlükleri muhafaza ederek geleceğin haritasını çizelim. Bu arada Türk askeri topyekün darbeci ve suçlu görülmemelidir. Ordu ­ millet dayanışması canlandırılmalı, mehmetçik gönülden çıkarılmamalıdır. Bu sisli ortamda mazlum vatandaşlarımız ve kamu görevlileri mağdur edilmemelidir. Suçsuzu suçludan ayıracak adalet şuur faal olmalıdır” dedi.

“TAHT KAVGASIYLA DEĞİL, TARİH VE TALİH ORTAKLIĞI İLE İSTİKBALE YÜRÜMELİYİZ”

Kültür ve medeniyet beşiği Türkiye topraklarında yeni bir fetret devrinin yaşanmasına izin verilemeyeceğini savunan Bahçeli, “Taht kavgası değil tarih ve talih ortaklığı ile istikbale yürümeliyiz. Tükenmemiş düşmanlıkların hedefindeyiz. Bugün yaşadıklarımızın kökü geçmişte derinlerdedir. Türklüğe karşı bin yıldır sinmiş husumet saklandığı yerden yeniden doğrulmuştur. Biz hasbi olursak bizi kimse yenemez. Bin yılın kaynaştırdığı Türk milleti oyunları boşa çıkaracaktır. Bunun şartı kısır ve sanal çekişmelerle son verilmesidir. Tuzaklar tümden bozulacaktır. Millet 7’den 70’e yeniden doğacaktır. Tarih boyunca yurdunu alçaklara uğratmamak adına göğüslerini siper eden ecdadımızın bizlerden beklentisi budur. Şahadet deyince, gazilik deyince gözleri hasretle yaşarmayan, yürekleri coşkuyla çarpmayan, vicdanları titremeyenle paylaşacak ekmeğimiz olmayacaktır. Onları iyi belleyiniz onlar bizden değildir. Onlar kuzu postuna bürünmüş kripto canavarlarıdır. Vatan sahipsiz değil, devlet öksüz değildir. İçten ve dıştan tüketilen Türkiye iman dolu kalplerle yükselecek ve başı arşa değecektir. 15 Temmuz’da yaptığını, bundan sonra da çemberi yaracak ve ülkeyi kurtaracak sizlersiniz. Bağımız yaşamaktan başka seçeneğimiz yoktur. Devleti kanser gibi sararak yok oluşumuzu projelendiren FETÖ ve efendilerini tasfiyeden başka yol bulunmamaktadır” şeklinde konuştu. Bahçeli konuşmasının sonunda İstiklal Marşı’ndan örnek vererek, “Muhtaç olduğumuz kudret, istiklal marşımızın satırlarında vardır. ‘Korkma’ diye başlıyor istiklal marşımız. Korkma varsın ihanet karanlık sokaklarda yol kessin, korkma dünya karşımıza geçsin, korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. FETÖ ile birlikte küresel güçlerin tetikçiliğini yapan diğer şebekelerin kökünü birlikte kurutmak zorundayız, aksi halde yarın mahkeme­i Kübra’da bunun hesabını veremeyiz” dedi.

"TERÖRİST BAŞI GÜLEN'İ VERMEYEN ABD'YE KARŞI TÜRKİYE'NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERELİM"

MHP Lideri Bahçeli Fetullah Gülen’i iade etmeyen ABD’yi de eleştirerek, “Hala terörist başı Gülen’i ülkemize vermemek için bin dereden su getiren ABD’ye, 15 Temmuz’u anlamayan Vatikan kafasına, darbecileri kollayan tüm ülkelere karşı Türkiye’nin büyüklüğünü gösterelim. Bir olalım, diri olalım” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız