konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Sağlık

Ramazan ayında sağlıklı beslenin

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Öznur Bircan, Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını açıkladı

11 Haziran 2016 Saat: 19:19
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 1.617 kez okunmuştur

Ramazan ayında sağlıklı beslenin
Ramazan ayında sağlıklı beslenin

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Öznur Bircan, Ramazan ayında dikkat edilmesi gereken beslenme kurallarını açıkladı

VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Öznur Bircan, ramazan ayında hem oruç tutup hem de kilo vermenin mümkün olduğunu söyledi. “Bunun için besin seçimi ile ilgili bazı noktalara dikkat edilmeli ve planlama iyi yapılmalıdır” diyen Bircan, şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle, ‘Sahurda ne kadar çok yersem o kadar geç acıkırım’ düşüncesi çok yanlış. Sahurda çok fazla besin tüketmek değil, sizi tok tutacak ve açlık hissinizi gün boyu dengede tutacak besinler seçilmeli ve bu besinlerin doğru besinlerle beraber tüketilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

 

KAHVALTI ŞEKLİNDE YAPIN
Sahurda ağır yemekler yenilmemesi gerektiğini kaydeden Bircan, şunları söyledi: “Sahur daha hafif ve tok tutucu olan kahvaltı öğünü gibi olmalıdır. Sahurunuzda mutlaka yumurta ve peynire yer vermeye çalışın. Bu besinler içerdikleri yüksek protein değerleri ile açlık hissinizin kontrolünü sağlarlar. Bunların yanında susuzluk ve açlık hissini azaltması açısından sulu meyveler ve yine sizi tok tutmasını sağlaması açısından bol sebze tüketilmelidir. Ayrıca daha sonra susuzluk hissi yaşamamak içinde zeytin abartmamaya dikkat edilmelidir.

 

ESMER EKMEK TÜKETİN
Sahurda hem gün boyu kan şekeri dengesi hem de değişen beslenme alışkanlıklarının sindirim problemi oluşturmaması için tam buğday ya da çavdar ekmekleri gibi esmer ekmekler tercih edilmelidir. Uzun süreli açlık sonrası yenilen ağır bir iftar yemeği kalbin yükünü arttırarak kalp krizi riskini arttırabilir. Bu nedenle hurma ya da zeytin ve bir miktar su ile açılan oruç sonrası çorba içildikten sonra ana yemeğe geçmeden 10-15 dk ara verilmelidir. Bu şekilde yapıldığında doygunluk hissi yavaş yavaş hissedilecek ve kan şekeriniz uzun süreli açlık sonrası dengeye girecektir. Daha sonra porsiyonlar biraz daha azaltılarak ana yemek tüketilmeli ve yanında esmer ekmek yenmelidir.

 

HURMAYA YER AÇIN!
Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan hurma, hem oluşan tatlı isteğini bastırır hem de içerdiği yüksek oranda lif sayesinde oluşabilecek olan kabızlık riskini azaltır ve içerdiği vitamin ve mineraller açısından sağlık için faydalıdır. Fakat hurma tüketilirken dikkatli olunmalı, şeker içeriği yüksek olduğu için miktar abartılmamalıdır. Sahur dışında yapılan tek öğün iftar olduğu için özellikle iftar boyunca bu öğünde tüm besin gruplarından almaya özen gösterilmelidir.  Eğer iftarda bir gün sebze yemeği yeniliyorsa diğer günler et ya da kurubaklagil gibi yemekler seçilmelidir. Böylece tek tip beslenme önlenmiş olur. Ek olarak ana yemeğin yanında tüketilecek olan salata, yoğurt, ayran, cacık, kefir gibi yardımcı besinlerde çeşitlilikte önemlidir.

 

SIVI ALIMINI İHMAL ETMEYİN 
Gün boyu çok uzun saatler boyunca su tüketilmediği için iftardan sonra mutlaka 2-2,5 litre (10-12 bardak) su mutlaka tüketilmelidir.  İftar sonrası değişen kan şekeri dengesinin sağlanması için tüketilen suyun içine çubuk tarçın ve karanfil konulabilir. İftardan sonra yatış saatine göre ortalama 2 ara öğün 1-1,5 saat ara ile yapılabilir. Bu şekilde gün boyunca süren açlıkla beraber yavaşlayan metabolizma hızlandırılabilir. Ara öğünlerde özellikle yoğurt, süt, kefir, meyve gibi sağlıklı besinler tüketilmelidir. Aşırı tatlı isteği olduğu durumlarda seçimleriniz; kan şekerinin ani yükselip düşmesine neden olacak sizi acıktıracak olan şerbetli tatlı ya da pasta gibi tatlılar yerine dondurma , sütlü tatlı ya da ramazanda gözde tatlılardan biri olan güllaç gibi daha hafif tatlılardan yana olmalıdır.”    

 

SAKINCALI DURUMLAR
Oruç sakıncalı durumları da değerlendiren Bircan, şunları söyledi: “Bazı özel durumları olan kişiler ya da hastalar oruç tutmamalıdır. Bu kişiler; şeker hastaları, tansiyon hastaları, gebe ve emzikli kadınlar, gelişme çağındaki çocuklar (2-12 yaş ve 13-18 yaş) , çok yaşlı olan hastalar, ağır kalp ve böbrek hastaları, sık ilaç kullanması gereken hastalar. Ayrıca özel bir diyet uygulaması gereken ülser, kolit, kronik barsak hastalığı olan hastaların tedavisinde de az ve sık beslenilmesi gerektiği için bu hastalarında oruç tutması sağlık açısından sakıncalıdır.”

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız