konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

Mısır'da doğum sancısı...

Mısır’da yaşanan olayların, ABD ve Batı Devletleri tarafından hala görmezden gelinmesi önemli ama aynı coğrafyada yer alan, aynı kaderi paylaşan, aynı dine mensup(!) ülkelerin tavırlarını anlamak konu

21 Ağustos 2013 Saat: 17:45
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 123 kez okunmuştur

Mısır'da doğum sancısı...
Mısır'da doğum sancısı...

Mısır’da yaşanan olayların, ABD ve Batı Devletleri tarafından hala görmezden gelinmesi önemli ama aynı coğrafyada yer alan, aynı kaderi paylaşan, aynı dine mensup(!) ülkelerin tavırlarını anlamak konusunda zorlanıyoruz.

İlginçtir, bizim ulusal medyamızın, ulusal insanları(!)nı anlıyoruz da, millet tarafında gördüğümüz aydınların(!) yorumlarını da anlamakta zorlanıyoruz..

Baş aktör olarak görünen darbenin lideri General Sisi, bir yandan da eski diktatörler tarzında bir ulusal kurtarıcıymış gibi de lanse edilmeye, yaşananlar karşındaki yorumlarla meşruiyetleri biçimlendirilmeye çalışılıyor.

Tıpkı daha önce, Mübarek, Saddam, Kaddafi’nin olduğu gibi…

Mısır’daki bu sürecin sonunda, önceki seçimde katılımın az olması ile aldığı oyların sayısı da az olan Mursi ve/veya demokrasinin, daha da güçlenerek çıkması sağlanacaktır sanırım…

Global dünyadaki siyasal zemin tercihlerinde; küresel güçlerce demokratik olarak hesap sorulabilir, yerel yöneticileri kontrol edilebilir, içsel ve dışsal etkenler tarafından sınırlanabilirlik arandığı gerçeğini görmezden gelemeyiz…

Güç merkezleri ve aktörleri, uluslar arası organize suç örgütleri ve oluşumlarıyla, küresel çevrelerle iletişimi ve duyarlılığı zorunlu kılıyor.Bu sınır ötesi etkiler de, demokratik ulus devletlerin ve vatandaşlarının ortak kaderinin bağımsız olarak şekillendirme kapasitesi ve yetkinliğini de zorlaştırıyor.

Balans ayarı…

Tarihindeki ilk gerçek demokrasi hareketini sindirebilmek, sistemi yerleştirebilmek kolay değil elbet…

Türkiye gibi bir ülkede bile yaklaşık on yılda bir, aynı kesintileri görmedik mi? Hâlâ aynı uğraşıların verildiğini, daha sıcağı sıcağına Ergenekon vb.organizasyonlarda görmüyor muyuz?

Türköne Hoca’nın da dediği gibi; “Yönetme hakkınıza sahip çıkamazsanız, sadece söz hakkınıza değil canınıza da kastediyorlar.”

Örnekleri; bizim çok partili parlamenter sisteme geçmeye başladığımız 1946 yılından itibaren ortada… Rahmetli Adnan Menderes ve arkadaşları ortada… Rahmetli Turgut Özal ve aydınlanamayan, vicdanlara anlatılamayan ölümündeki sis perdesi de…

Daha on beş yıl önce zamanın siyasi iktidar sahibi rahmetli Başbakan Necmettin Erbakan ve siyasi ortaklarına yapılan 28 Şubat sürecindeki ve sonrasındaki muameleler…

Son on bir yıldır da, AK Parti için verilen “aynı” mücadeleler…

AK Parti’nin de öncekiler gibi seçimle kendilerine verilen “yönetme hakkı” üzerinde vesayet kurmaya, baskı oluşturmaya, kararlarını “gayri meşru” kılma çabalarına rastlamadık mı?

Özellikle Mısır’da yaşanan ve dünyanın görmezden geldiği, “darbe”ye bile darbe denilemediği, halkın tercihlerinin yok sayıldığı, güya demokrasi hocası ülkelerin tavırları karşında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; “Böyle giderse tüm dünyada demokrasi sorgulanır ve bu Türkiye için de geçerlidir” sözünü bir kenara not edelim…!

Türkiye’de 28 Şubat sürecinde yapılan(!) balans ayarı tutmamıştı.Şimdi, hem ülkemizde, hem de Ortadoğu coğrafyası üzerinde yeniden bir balans ayarı yapma çalışmaları var zannımca.

Geçmişten aldığımız dersler, yaşanan deneyimler bize göstermiştir ki, gelenekselleşmiş hiyerarşi, yeni ve ileri sorunlar karşısında düzeni sağlayamaz.Bu sebeple de “değişimlerin yönetimi” kadar, daha iyi, öngörülü, vizyoner insanlarla, “yönetimlerin değişimi” de önem arz etmektedir.

Küreselleşme ile birlikte, ulusal ve uluslar arası siyasi aktörler de dünya siyasetinde, gündemi daha çok etkileyebilecek şekilde dönüşmektedir.

Bu dönüşümün, yeni fırsatların ve avantajların kapısını da araladığını unutmadan, yerelde de oluşturulması, gelecek siyasi hayatımızın olmazsa olmaz ön koşullarından birisi olduğunu değerlendiriyorum…

Son söz;

Üstad’ın dizeleri ne de güzel anlatıyor;

… Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem; milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.

… İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe! Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?

… Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım! Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!

… Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana; yükseldikçe sanıyorlar, alçaldıkça tabana…

… Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak! Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak.

… Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız