konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İTİRAF EDİYOR

Günümüzde internet, hayatımızda birçok şeyin önüne geçmeye başladı. Peki internet ortamında en çok tıklanan, Facebook’un Kocaeli üniversitesi öğrencileri için yapmış olduğu sitelerden en çok beğenilen

13 Ocak 2013 Saat: 22:58
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 382 kez okunmuştur

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İTİRAF EDİYOR
KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ İTİRAF EDİYOR

Günümüzde internet, hayatımızda birçok şeyin önüne geçmeye başladı. Peki internet ortamında en çok tıklanan, Facebook’un Kocaeli üniversitesi öğrencileri için yapmış olduğu sitelerden en çok beğenilenler arasında hangileri yer alıyor?

Kocaeli Üniversitesi itiraf ediyor sayfası şuan 23 bin beğenisiyle Kocaeli üniversitesi ve birçok öğrencinin son zamanlarda ilgi odağı olmuş durumda. Bizde sizler için bu sayfanın fan itiraflarını belirledik.

Bakın Kocaeli Üniversitesi öğrencileri neler itiraf etmiş…

Erkek milletine sesleniyorum...Pantolonların belini düşürdünüz bir şey demedik, pembe kazak giydiniz karışmadık, küpe taktınız sükûnetimizi koruduk, saçlarınızı uzattınız başımızı eğdik, gitar çalmak moda deyip tırnak uzattınız büyüklük bizde kalsın dedik. Allah için bırakın da kaş almak kadınlara kalsın... Otostop çeken öğrencilere ben de bir öğrenci olarak hiç acımıyorum. Çarşıdaki kafelerde oturmaya, alkol, sigara almaya paraları var, gerekli şeylere sıra gelince paraları yok. Dışarda havanızdan geçilmiyor yol parasına gelince para yok…

Eskiden kadınlar, eşlerinin
ayaklarını yıkarmış. Şimdi yıka desek, diyebilsek,
demeye çalışsak, yıkamasa da olur yaa…

Bir telefon sapığım vardı sürekli arayıp rahatsız ediyordu ne desem aramaktan vazgeçmiyordu gizliye kapattım bu sefer açık numarayla aramaya başladı. En sonunda açtım dedim ki ya kardeşim bak benim derdim başımdan aşkın ben kanser hastasıyım çok kötü durumdayım bide sen arayıp rahatsız ediyorsun. Allah aşkına rahat bırak bir dedim adam üzülmeye başladı. Abla bilmiyordum geçmiş olsun ya Allah şifa versin bir daha aramam dedi o gün bugündür aramıyor ne yapayım başka çarem yoktu.

Bağlanmayacaksın finallere öyle körü körüne. "Bütünlemelerde geçerim..." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Kalabilirsin çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki…
Çok çalışmayacaksın mesela. Hak ettiğinden
az not alırsan ve hoca seni bırakırsa kırılırsın
ve zaten genellikle hoca bırakır seni,
sen geçmeyi düşlerken...
Çok çalışmazsan çok kırılmazsın…

O zamanlar sobalıydı evimiz. Sabah soba yanana kadar çıkamazdık yataktan annem benim nasılda üşüye üşüye yakardı sobayı oğlum ısınsın diye. Babam zaten işe erken giderdi ekmek parası işte. Soba yanardı kalkardım. Sobaya tükürür tükmüğün zıplaya zıplaya kaybolmasını beklerdim. Annem evde yokkende sakız atardım erirdi ama iz yapardı. Babam eve gelince mutlu olurdum akşam idoldü o babam benim nasılda güçlüydü hasta olduğumda hastaneye götürür. Sıkıntı oldugunda hemen çözerdi dev gibi adamdı babam benim. Kokusu bazen sigara kokardı hiçbir sigaranın böyle güzel koktuğunu hatırlamam. Akşama kadar top oynar koştururduk. Gazoz simit yapar mahallede yerdik. Nasılda kızardım anne sana, arkama havlu sokunca terlemeyip üşütmiyim diye. Bense bağırırdım sana, bişi olmaz diye. Babamla çok konuşmazdık. sadece nasılsın oğlum der iyi baba derdim. Paran varmı derdi. Ses çıkarmazdım para verirdi. Hemen bakkala koşup cips kola alırdım yine. Çok konuşmazdık ama beni çok sevdiğini biliyordum. Bende onu. Ateşlendiğim gün gece 5 kere kalkıp alnımı tutmuştur. O zamanlar anlamazdım. Annemse bana vururdu yaramazlık yapınca bende ağlardım. Anneciğim benim alışverişe gittiğimizde seneyede giyersin deyip hep büyük alırdı bana kıyafetimi ayakkabımı. Zengin değildik orta halliydik. Zaten kız falan hak getire tek aşkımız futbol taso futbolcu kartı sapanlarımızdı. Kıyafeti ne yapacağız ki o zamanlar. Babamla annem tartışırdı arada çok korkardım ayrılacaklar diye ama ayrılmazlardı hiçbir şey yok gibi yine devam ederlerdi hayatlarına anlam veremezdim. Misafirliğe giderdik ev sahibi çocuğun oyuncaklarında bazen gözüm kalırdı. Babama ne güzel arabası vardı demi baba derdim cevap vermezdi. Ertesi gün aynı arabadan daha güzelini alırdı hiç konuşmadan verirdi. Sarılıp öperdim sadece gülerdi. Benim mutluluğum onun mutluluğuydu. Dağ gibi babam benim hiç ağlamazdı sadece cenazelerde gözleri dolardı.
Artık büyüdüm anne baba size bağırdım. Siz bir şey bilmiyorsunuz ne kadar cahilsiniz dedim. Evin kapısını vurup çıktım baba. Seni sallamadım. Evin patronu sen değilsin ben artık büyüdüm der gibi vurdum kapıyı içmeye gittim arkadaşlarımla. Senle kavga ettik konuşmadık hiç. Annemi zaten hiç sallamıyorum artık ne derse desin anne sus ya diye cevap verdim. Kızlar daha önemliydi benim için yeter ki param kıyafetlerim olsun. Paranız az diye isyan ettim kendi kendime size hırslandım sinirlendim. Artık hasta olduğumda kendi başımın çaresine bakıyordum. Kaza yaptığımda hastaneye annemin nasıl ağlayarak babamın gözleri dolu saçlarımı okşayarak nasıl oldun oğlum iyisin demi diye sevmesine bile gıcık oldum. Bir şey yok siz gidin evinize ya diye azarladım. Üniversitedeyim artık anne bakın oğlunuz okuyor. Biralar kızlar ohh sizden uzak hayatımı yaşıyorum karışan eden yok. Ne güzel hayat demi? Annem yine içerken akşam 9’da arıyor meşgule alıyorum telefonu. Bir daha arıyor bir daha meşgule alıyorum sinirleniyorum artık muhabbet güzel. Bu sefer amcam arıyor nerdesin oğlum diyor söylüyorum. Buraya gel diyor. Ne oldu diyorum kaza yaptı annenler diyor. Susuyorum. Arkadaşlarıma bir şey demeden yürümeye başlıyorum o gece ilk uçakla şehrime gidiyorum. Amcam alıyor gözleri kızarmış. Anlıyorum o an korkumdan bir şey soramıyorum. Evimize doğru gidiyoruz kalabalık var. Arabadan iniyorum başın sağ olsun diyorlar. Konuşamıyorum. Odaya gidiyorum annemin babamın yanına. İkisi de yatıyor. Dizlerimin üzerine çöküyorum. Yüzlerine bakıyorum. Babam artık sigara kokmuyor. Gözleri kapanmış artık kavga edemeyeceğiz babacığımla. Anne oğlun terlemedi bu sefer anneciğim. O zaman ne düşünüyorum sadece biliyor musunuz zamanı geri alıp bir kere doya doya sarılmayı. Bir kere son kez koklayıp sizi seviyorum demeyi onlarında benim saçımı okşamasını. Dünyaları veririm bir kere elimi tutmaları için. Ayağa kalkıyorum. Yürüyorum konuşmadan. Artık ben yokum beni var edenler yok. Ben sizim sizde bensiniz canım annem canım babam. Sobayı yakmışlar yine. Sobanın başına gidiyorum. Bu sefer sobaya düşen tükürüğüm değil. Bir üniversitelinin maddiyat konusunda ki durumu:
-Bir şey istiyor musun oğlum.
+Yok baba, annemi versene telefona.
-Tamam bir dakika veriyorum
-Efendim oğlum söyle?
+Anne babama söylesene para göndersin

Hoşlandığım kızın facebookunu buldum ama baktım ki ne dürt ne mesaj ne de arkadaşı ekle var. Memleket, yaş vs vs Herşey kapalı. Baktım şikayet et var bende şikayet ettim. İnşallah kapanır face de aklı başına gelir.

itiraf ediyorum.. ben köyde doğdum köyde büyüdüm. tarlada çalıştım para kazandım. Çogu zaman aç gezdim. Ama yaşantıma, karekterime, kişiligime, ahlak kurallarıma hiç bir zaman laf ettirmedim. Ben tırnaklarımla çabalayarak geldim bu okula. Ders çalışmaktan başka çarem yoktu hedeflerim için. Fakir bir ailem var bana gelecek sunamayacaklarını bildiğim için, onlara daha iyi bir yasam sunabilmek için buradayım. Çoğu görmediğim insan tiplerini burada tanıdım. Saygısızlığı burada gördüm. İnsanların zaaflarıyla oynamak isteyenleri tanıdım burada. Şimdi sana söyleniyorum İstanbullu arkadaşım. Benim halim, üstüm başım, yediğim, içtiğim seni ilgilendirmiyor. Sana karşıda kırıcı olmakta istemiyorum sen bir bayansın çünkü... Ama Allah’ını seversen benim üstümden prim yapmaya kalkışma.

Bugün fakültede bir kız gördüm. Bir an gaza geldim dedim gidiyim konuşayım ne kaybederim. Bir senaryo yazdım kafamda. Senaryo şöyle.

-Merhaba. Bir şey sorabilir miyim
-evet buyurun
-Acaba burnunuz estetik mi
-Hayır değil ne oldu ki?
-İnanmıyorum. Bir insanın bu kadar güzel burnu nasıl olabilir. Nasıl olur? galiba buldum böyle bir burun ancak bir meleğin olabilir... Bu kaşlar bu gözlerde ancak bir meleğin olabilir.
Diye senaryoyu kurdum gittim kızın yanına. Aramızda geçen konuşma:
-Merhaba bir şey sorabilir miyim?
-Evet buyurun
-Acaba burnunuz estetik mi?
-Evet. Nasıl anladın ya…

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız