konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

İzmit’te Yepyeni Bir Grup: Gudo Kings & Queens

Kocaeli’nin yetiştirdiği en önemli müzisyenler bir araya geldi ve Gudo Kings & Queens’i kurdu. Müzikte kaliteyi öncelik olarak kabul eden grubun hedefi geniş kesimlere ulaşabilmek

12 Temmuz 2015 Saat: 13:17
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 783 kez okunmuştur

İzmit’te Yepyeni Bir Grup: Gudo Kings & Queens
İzmit’te Yepyeni Bir Grup: Gudo Kings & Queens

Kocaeli’nin yetiştirdiği en önemli müzisyenler bir araya geldi ve Gudo Kings & Queens’i kurdu. Müzikte kaliteyi öncelik olarak kabul eden grubun hedefi geniş kesimlere ulaşabilmek

Yetgin Kunter, Yaşar Taşdı, Yaşar Baytumur, Öznur Diken, Daphne Xenakis, Murat Aygen ve Işıl Çelikkan gibi İzmit’te yaşayan önemli müzisyenler bir araya geldi ve Gudo Kings & Queens’i kurdu.

Birbirlerini gerçekten sevdikleri ve birlikteyken eğlendikleri her hallerinden belli olan bir grup Gudo Kings & Queens’le, müziğe olan tutkularından ve yeni kurdukları gruplarından bahsettiğimiz bu neşeli röportajı sizlerle paylaşıyoruz.

 

Önce kısaca sizleri tanıyalım.

Yetgin Kunter: 19 Mayıs 1956 doğumluyum. Yaklaşık 45 senedir müzikle uğraşıyorum, gitar çalıyorum. Şu anda orkestradaki aktif görevim bas gitarcılık. Grubun bütün organizasyon işleriyle ben uğraşıyorum.

Murat Aygen: 1954 doğumluyum. Çok küçük yaşta müziğe başladım ama aşağı yukarı 70’lerden bu yana profesyonel olarak müzikle ilgileniyorum. Orkestrada klavye çalıyorum.

Yaşar Baytumur: Grubun davulcusuyum. 1961 doğumluyum, müziği Yetgin ve Murat Abinin yanında öğrendim. Bu orkestrayla çalmaktan ötürü gururluyum.

Yaşar Taşdı: 1953 doğumluyum. Grubun gitarcısıyım. 69-70 yılından bu yana müzik yapıyorum.

Daphne Xenakis: Babam Rum, annem Türk. 17 senedir müzik yapıyorum, devlet konservatuarı mezunuyum. 2 hafta evvel de güzel sanatlar-fotoğraftan mezun oldum. 4 senedir Kocaeli’deyim, onun dışında Bodrum’da yaşıyorum.

Öznur Diken: Arkadaşlarla yeni tanıştım. Tamamen hobi olarak ilgileniyordum müzikle. 1 yıl gitar dersi aldım. Amatör bir şekilde kendi şarkılarımı besteliyordum. Bir arkadaşıma hediye olarak bir şarkı hazırlamak istiyordum, onun alt yapısında yardım almak istedim ve Murat Abiyle tanıştık, sonra zaten grupla tanışmış oldum. Onlardan öğrenecek çok şeyim var. Müziği çok seviyorum ve zevk alıyorum onlarla birlikte çalışmaktan.

Işıl Çelikkan: Halkla ilişkiler bölümü mezunuyum. Ben de ilk olarak Murat Abiyle tanışmıştım. Piyano çalıyorum, solfej dersleri alıyorum. 2 yıldır şan dersi alıyorum. Ben aslında emlakçılık yapıyordum ama şimdi tamamen müziğe döndüm.

 

Peki, grup kurma fikri nereden çıktı?

Yetgin Kunter: Biz zaten çok eski arkadaşız. Solist kardeşlerimizle 1.5 senedir birlikte çalışıyoruz. Daphne’yle 4 senedir, belki daha fazla, birlikte çalışıyoruz. İlk önce biz bu stüdyoyu sadece eğlence olsun diye kiraladık. Dışarıda herkes kendi profesyonel müzik hayatını devam ettirsin, biz de burada eğlenelim istedik. 70’lerin, 80’lerin yerli-yabancı pop şarkılarını çalıyoruz. İspanyolca, Fransızca da dahil olmak üzere. Daha sonra kızlarımıza haber verdik: Biz böyle bir şeye başlıyoruz siz de bu oluşumun içinde yer almak ister misiniz diye. Onlar da memnuniyetle kabul ettiler. Bir araya gelip bir grup oluşturduk ve bir repertuar ortaya çıkarttık. Tesadüfen bir televizyon programına çıktık, orada ilk defa bir arada canlı performans yaptık; çok da güzel olduğuna inanıyoruz. İzmit’in böyle bir oluşuma ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Günümüzde iyi müzisyenlerle iyi bir şey ortaya koymanız gerekiyor. Biz de bunun hakkını vermeye çalışıyoruz. Daha önceki yıllarda biz orkestra olarak çalıştık ancak vokallerimiz erkekti ve beş kişiydik. Şimdi 7-8 kişilik bir gruba vakıf olduk. Çalışmalarımız da eğlenceli bir biçimde devam ediyor.

Daphne Xenakis: Müzik dilini çok kısıtlamayalım bence. Şu an 8 dilde müzik yapıyoruz. Bazen Grek sanatçısı olduğunu söyleyen sanatçıları dinlemeye gidiyorum ama şive yok. Bir Yunanlı dinlese anlamaz. Ben mümkün olduğunca gezdiğim ve dilleri birebir konuşulduğunu yerlerde pratik yaptığım için oldukça iyi olduğumu düşünüyorum.

Murat Aygen: Tabi canım. Yunanca var, İtalyanca, İspanyolca, Rusça, Portekizce var.

Yetgin Kunter: Evet, Daphne özellikle yabancı şarkılarda hiç sıkıntı çekmiyor. Işıl da keza öyle. Yabancı parçaları çok daha iyi okuyor, kendini daha rahat ifade ediyor yabancı parçalarda. Bana göre mesela Işıl yerli şarkılara kıyasla yabancı şarkıları daha iyi söylüyor. Öznur zaten İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. Buradan bakınca telaffuz açısından avantajımız var. Kaliteli bir iş ortaya koymaya çalışıyoruz. Hepimiz kendi alanlarımızda az çok kendimizi ispatlamış insanlarız. Belki biraz megalomanca olacak ama, İzmit’in en iyisiyiz.

 

Grubun ismi nereden geliyor?

Yetgin Kunter: Bu da enteresan. Gudo müziği seven deliler demek, müzik çılgınları demek. Aynı zamanda gitarcı arkadaşımızın takma ismi de Gudo. Burada çalışırken hepimiz birbirimize “gudoluk yapma, delilik yapma” şeklinde takılmaya başlayınca grubun ismi Gudo Kings olsun dedik. E aramızda 3 tane de kraliçe var, onları da ekledik. Gudo Kings & Queens oldu. Crazy de diyebilirdik tabii ama Gudo dilimize takıldığı için daha hoşumuza gitti. Müziği seviyoruz, e çılgınız da herhalde. Bu ismi kendimize uygun gördük ve kullanıyoruz.

 

Günlük hayatta da hep birlikte misiniz?

Yetgin Kunter: Yok. Ben, Murat, Yaşar ve Yaşar hep birlikteyiz. Dostuz zaten. Ancak Işıl kardeşimiz Sapanca’da oturuyor. Aynı zamanda emlak işleriyle de uğraştığı için gidip geliyor. Daphne’yle yaklaşık 5 senedir tanışıyoruz ve birlikte çalışıyoruz.

Daphne Xenakis: Bodrum’da da birlikte çalıştık zaten.

Yetgin Kunter: Daphne okuyordu, daha yeni mezun oldu fotoğrafçılıktan. Aslında en şanslımız Murat. Hepsiyle ilk o tanıştı.

Murat Aygen: Evet, Murat’ın melekleri. (gülüyor)

Yetgin Kunter: Murat’ı da İzmit’te Gaspar diye bilirler mesela. Bizim gençlik yıllarımızda takma isim çok önemliydi. Bana da Hacı Yetgin derlerdi mesela. Biz kendi aramızda birbirimize hep takma isimle yaklaşırız. Profesyonel hayatta farklı farklı yerlerde çalışsak da, dostluğumuz ayrıdır. Biz hep birlikteyiz. Çocukluğumuz, gençliğimiz birlikte geçti. Şimdi de haftanın 4-5 günü burada birlikte çalışıyoruz.

 

Kalabalık bir grup olmanın avantajı/dezavantajı var mı?

Yetgin Kunter: Günümüz şartlarında maliyet açısından dezavantajları çok fazla ne yazık ki. Ancak biz bunu yıkmak için buradayız. İnsanlara gerçekten kaliteli bir şey dinletmek istiyorsak, orkestra olmak zorundayız.

Murat Aygen: Muhakkak ki fedakarlıkta bulunulur zaten. Orkestrada her şeyi kendinize göre ayarlayabilirsiniz. Doğaçlama yapmak da daha keyifli oluyor orkestraylayken.

Daphne Xenakis: Türkiye’de hem kalabalık olup hem de profesyonel olarak çalışan 22 tane orkestra var. Biz de 23.’yüz. Kalabalık bir grupla piyasada olmak çok zor. Mekanlar maddi olarak sizi kaldıramayabiliyorlar. Ama ben yavaş yavaş bunun aşılacağına inanıyorum çünkü o 22 orkestranın tamamı oldukça iyi işlere imza atıyorlar. Haftanın neredeyse 4 günü çalışıyorlar. Neden 23. de biz olmayalım ki? Yeri geldiği zaman biz de 13-15 kişiye çıkarız. Tanıdığımız çok iyi müzisyen arkadaşlarımız var. Yeni çıkan müzisyenlerin büyük bir çoğunluğunda alt yapı yok maalesef. Nota yok, usül yok, makam yok, hiçbir şey yok. İlk çıktıklarında bocalıyorlar mesela. Alt yapısı olan insanla olmayanın farkı sahnede muhakkak ortaya çıkar, bilen birisi bunu fark eder. Biz o konuda da şanslıyız. Herkesin bir müzik alt yapısı var.

 

Sizi hiç dinlememiş birine yaptığınız müziği nasıl anlatırsınız?

Yetgin Kunter: İzmit’te yaşayan birinin bizi hiç dinlememiş olması mümkün değil. Ancak hiç dinlememiş birisine ben kendi grubumu 70’lerin, 80’lerin ve 90’ların iyi ve kaliteli müziklerini yorumlayan insanlar olduğumuzu söylerdim.

Murat Aygen: Daha eskiye de gideriz hatta.

Yetgin Kunter: Ama yanlış anlaşılmasın lütfen, Demet Akalın falan çalmadığımız zannedilmesin. Güncel pop sanatçılarını da takip ediyoruz tabii ki.

Daphne Xenakis: Ama pop müzik denilince büyük bir kesim yanlış anlıyor. Pop müzik çok daha geniş bir kavram aslında. Sadece Hande Yener ve Demet Akalın demek değil yani.

Yetgin Kunter: Tom Jones da popçu mesela. Elvis Presley de.

Daphne Xenakis: Popüler müzik yani. Ben bu grupla en çok caz yapmayı seviyorum ama.

Yetgin: Eskiden gittiğimiz düğünlerde önce dans müziği çalardık, sonra çaça çalardık insanlar çaça yapardı. Son yarım saatte oyun havası çalardık sadece. Şimdi düğünlere gidiyoruz direk oyun havasıyla başlanıyor. Çağımızda müzik anlayışı değişti. Fakat sanıyorum ki insanlar artık ondan da bıktı. Kaliteli bir şey verdiğinizde, oyun havasını istemiyor zaten. İnsanlar gerçekten müzik dinlemek, dans etmek, eğlenmek istiyor. Ama neticede bir bakıyoruz, Ankara’nın bağları.

Daphne Xenakis: Müzik anlayışı dejenere olmuş bir toplum çünkü.

Yetgin Kunter: Evet, biz buna da çözüm üretmeye çalışıyoruz. Çünkü inanın Türk toplumu buna layık. Bizim gibi, bu kardeşlerimiz gibi gerçekten kaliteli müzik dinleyen, dinlemek isteyen de çok kişi var ama kendilerini ifade edemiyorlar. Kültür artık yavaş yavaş farklı yerlere çekildi. Doğru olan müzikte kendini iyi bir şekilde ifade edebilmektir. Mesela Kazım Koyuncu, kendine bir tür seçti ve o türün en iyisi oldu. Bugün kendisi halen dinliyoruz, anıyoruz.

 

Güncel olarak sahne aldığınız bir mekan var mı?

Yetgin Kunter: Şu an için yok. Bahsettiğimiz gibi hepimiz ayrı ayrı çalışıyorduk. Bazı otel ve restoranlardan aldığımız teklifleri değerlendiriyoruz şu an. Grubumuz şu an için hazırlık aşamasında, haftanın 4 günü burada çalışıyoruz. Bayramdan sonra inşallah dinleyenlerimizle buluşacağız.

 

Geçiminizi müzikle mi sağlıyorsunuz? Farklı işlerle uğraşıyor musunuz?

Murat Aygen: Biz dördümüz de emekliyiz.

Yetgin Kunter: Işıl emlakçılık yapıyor ama müzikten de profesyonel olarak para kazanıyor. Öznur daha yeni başlıyor bu işlere, inşallah para kazanacak. (gülüyor)

Daphne Xenakis: Ben profesyonel fotoğraf çekimleri gerçekleştiriyorum. Ama 17 senedir ben hakikaten geçimimi müzikten sağlıyorum. Açıkçası fotoğraftan çok büyük paralar kazanamıyorum şu anda. Seneye fotoğraf öğretmeni olarak atanabilirim. Müzik değil ama. Fotoğraf daha kolaydı. (gülüyor)

 

İyi bir şey ortaya koyacağız

Son olarak yakın gelecekteki projelerinizden biraz bahseder misiniz?

Yetgin Kunter: Haftada 1 veya 2 gece sahneye çıkmak için anlaştığımız mekanlar var. Yabancı parçalar üzerinde çalışıyoruz. Kışın çalışmak için de birkaç mekanla anlaştık. Kışın da sahne almayı düşünüyoruz. Tv programı için teklif aldık, ondan sonra her şey daha da netleşecek zaten. Arkadaşlarım ve ben gerçekten iyi bir şey ortaya koymanın peşindeyiz. Biz iyi olduğumuz sürece yoğun iş teklifi alacağımıza inanıyoruz, zaten işimizi iyi yapmak zorundayız.

Daphne Xenakis: Hepimizi ayrı ayrı biliyorlar zaten, aslında İzmit’te bize ulaşmak isteyip de ulaşamayan olamaz ama bizi orkestra olarak dinlemek isteyenler bilgiler için internetten bize ulaşabilirler.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız