konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Siyaset

İşte Davutoğlu'nun derinlik haritası

Davutoğlu'nun kitabı 'Stratejik Derinlik', Türk dış politikasının son beş yılda değişen çehresinin kaynağı... Yeni Başbakan'ı yakından tanımak için de önemli bir kaynak...

23 Ağustos 2014 Saat: 16:45
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 384 kez okunmuştur

İşte Davutoğlu'nun derinlik haritası
İşte Davutoğlu'nun derinlik haritası

Milliyet'in haberine göre; Türk dış politikasına son beş yılda yön veren Ahmet Davutoğlu, daha aktif siyasete atılmadan 2001 yılında yayımladığı ‘Stratejik Derinlik’ adlı kitabında siyasetinin ana temelini oluşturmuştu. ‘Stratejik Derinlik’te Davutoğlu, Türkiye’nin Soğuk Savaş sonrasında değişen güçler dengesinde yeni bir rol oynamak mecburiyetinde olduğunu anlatıyor.

Türkiye’nin etkin bir ülke konumuna gelebilmesi için siyasi elitlerinin ‘tarih-mekân-kimlik çelişkilerini’ gidermek zorunda olduğunu ileri sürüyor. Davutoğlu’na, Osmanlı Devleti’nin sömürgeci güçlerle yüz yüze kaldığı savaşlar ve bunalımları miras alan Türkiye Cumhuriyeti, dış politikasını kıtasal mücadele alanlarına girmemek ve kendi varlığını milli sınırlar içinde güçlendirerek korumak üzerine kurdu. Ancak bu politika, Soğuk Savaş sonrası yeni paradigmaya uymamaktadır... 

Elitler ve medeniyet çevresi
Davutoğlu, siyasi elitlerin Türkiye’yi Avrupa’ya entegre etmeye çalışırken Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar’dan oluşan yakın jeokültürel çevresi ile yabancılaşmaya ittiğini söylüyor. Davutoğlu’na göre, Türkiye’deki en temel çelişki “bir medeniyet çevresine siyasi merkez olmuş bir toplumun, siyasi elit tarafından başka bir medeniyet çevresine iltihak etme iradesi esas alınarak şekillenmiş siyasi sistem arasındaki uyum problemidir”. Ona göre, “Osmanlı Devleti’nin yedi yüz yıllık birikiminin varisi olarak görülen Türkiye, Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkasya’dan oluşan yakın kara havzasındaki insanlar için hâlâ bir siyasi merkez olarak görülmekte.”

Aktif dış politika
Kıbrıslı Türklerin Anavatanın güvenlik şemsiyesi altında bulunma arzusu, Balkanlar ve İran-Irak Savaşı sonrasında gelen göçler, Azeri-Ermeni çatışmasında Nahcivan’ın Türkiye’den korunma isteğinde bulunması da buna örnek. Kitapta, devamlı kırmızı çizgiler belirleyip bunları korumaya çalışan pasif bir dış politika değil etkin ve aktif bir dış ilişkiler stratejisi yaratılması savunuluyor. Türkiye’nin tarihi ve organik bağlarının yüklediği sorumluluklarla kademeli olarak çevresindeki havzalara açılarak bölgesel bir güç olması gerekiyor. Türkiye’nin köprü değil, merkez bir ülke olduğu tezinin belkemiğini oluşturuyor.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız