konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

İslam hukukunda hapishane yok

Akça Koca Sempozyumu’nda hapishanenin Osmanlı kültüründe ve İslam hukukunda yeri olmadığı vurgulandı Hapishane, Osmanlı kültürüne ait değildir Gazi Akça Koca Ve Kocaeli Tarihi Sempozyumu’nun öğleden s

5 Mayıs 2014 Saat: 09:46
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 179 kez okunmuştur

İslam hukukunda hapishane yok
İslam hukukunda hapishane yok

Akça Koca Sempozyumu’nda hapishanenin Osmanlı kültüründe ve İslam hukukunda yeri olmadığı vurgulandı

Hapishane, Osmanlı kültürüne ait değildir

Gazi Akça Koca Ve Kocaeli Tarihi Sempozyumu’nun öğleden sonraki bölümünde Köse Mihal Salonu’nda söz alan konuşmacılardan Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’den Yard.Doç Dr.Kurtuluş Demirkol, hapishane olabilmesi için hapis cezasının olması gerektiğini, oysa Osmanlılar’da hapis cezasının bulunmadığını vurgulayarak, “Hapishane, alt ve üst cezası belli olan bir hukuk düzlemi içerisinde mahkumların tutulduğu yerdir.İslam hukukunda hapsetmek diye bir şey yoktur.Hapis, zanlının suçun kanıtlanana kadar tutulduğu yerdir.Ceza, maddi olarak tazmin edilir ya da bedene uygulanır.Dünyada modern anlamdaki ilk hapishane Hollanda’da kurulmuştur ve mahkumlardan yararlanma amacı taşımaktadır.Bu amaç doğrultusunda, mahkumlar çok zor koşullar altında günde 14 saat çalışmak zorunda bırakılıyordu.Yiyecek olarak kendilerine verilen tek şey ise ekmek ve suydu” diye konuştu.

HAPİSHANELERİN AÇILIŞI, İSLAM HUKUKUNUN TERKEDİLİŞİDİR

Prof.Dr.Nedim İpek başkanlığında, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Yard.Doç.Dr.Emine Gümüşsoy’un “19.Yüzyıl sonu ve 20 Yüzyıl başlarında Gebze Hapishanesi” ve Sakarya Üniversitesi’nden Okutman Adem Arı’nın “Kocaeli bölgesi iskanları ve kültürel oluşumlar” konulu sunumları gerçekleştirdikleri panelde, Osmanlı’da ilk hapishanenin batılılaşmanın önemli bir göstergesi olarak Tanzimat Dönemi’nde kurulduğunu dile getiren Demirkol, “Mahkumiyet koşulları son derece ağırdı, yapılar yetersiz ve bakımsızdı.Bu haliyle salgın hastalıklara yol açma potansiyeli taşıyordu.Tanzimat ve II.Abdülhamit Dönemlerinde iyi niyetle pek çok düzenleme yapılmak istense –örneğin kendilerine sıcak yemek çıkartmak için çalışmalara başlansa da- bunun için bütçede yeterli bir para yoktu.Osmanlı ordusu askerleri için bile sıcak yemek çıkarabilmekte güçlük yaşıyordu.Hapishanelerin açılışı, Osmanlı’da İslam hukukunun terkedilişinin de bir göstergesidir” şeklinde konuştu.

KICHENER VE WARLOW BELGELERİ

Prof.Dr.Mustafa Keskin başkanlığında gerçekleştirilen ve Kırıkkale Üniversitesi’nden Muhittin Eliaçık, Niğde Üniversitesi’nden Prof.Dr.Musa Şaşmaz, Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi’nden Doç.Dr.Cavid Qasimov ve Sakarya Üniversitesi’nden Doç.Dr.Ümit Ekin’in konuşmacı olarak katıldığı sempozyumda, İngilizlerin ilk olarak 1830 yılında Osmanlı liman kentlerinde açtıkları konsolosluklar aracılığı ile elde edilen tarihi belgeleri katılımcılarla paylaşan Prof.Dr.Musa Şaşmaz, “Aslında ilk kurulan konsolosluklar bölgede üretilen hammaddenin alınması ve işlenmiş bir ürün olarak geri satılması ile bölgede yaşayan İngilizlerin doğum ölüm gibi sicil kayıtlarının tutulması amaçlarını taşırken, ilerleyen dönemde askeri ataşeliklere dönüşmüş ve siyasi bir amaç doğrultusunda çalışmalarını sürdürmüştür” diye konuştu.

ANADOLU’NUN EN DEĞERLİ ORMANLARI

Prof.Dr.Muhittin Eliaçık, “Kocaeli çevresine dair belgeler” ve Doç.Dr.Cavit Qasimov’un toplam 58 yıllık yaşam öyküsünün 40 yılını seyahat ile geçiren, toplam 50 Osmanlı kenti hakkında yazıları bulunan Azeri gezgin Hacı Zeynel Abidin Şirvani’nin Seyahatnamesi’nde Kocaeli ve civarı ile ilgili malumatlar”ı aktararak katkı verdikleri oturumda, bir ağaç denizi olarak nitelendirilen, Osmanlı Ordusu’nun ve İstanbul’un kereste ihtiyacının karşılandığı Kocaeli bölgesinin doğal florasına ilişkin kapsamlı bilgi veren Doç.Dr.Ümit Eken, “Önemli üç büyük limana sahip Kandıra, Anadolu’dan İstanbul’a deniz yoluyla ulaşım açısından en önemli merkez konumundaydı” görüşünü savundu.

İZNİKMİD ŞEHRİNİN MAHALLELERİ

Tarihi öğrencilerinden ve tarih meraklılarından yoğun ilgi gören sempozyumun Gazi Akça Koca Salonu’nda ikinci günün ikinci bölümünde iki ayrı sempozyum daha yapıldı.İlk olarak Prof.Dr.Mehmet Alpargu’nun başkanlığındaki oturumda Gazi Üniversitesi’nden Prof.Dr.Ahmet Güneş ‘’16.ve 17.Yüzyıllarda İznikmid Şehri, Mahalleleri ve Nüfusu’’, Ankara Üniversitesi’nden Prof.Dr.Yılmaz Kurt ‘’1840 Yılında Akçakoca ve Çevresinde Nüfus Yapısı ve Kişi Adları’’, Mustafa Kemal Üniversitesi’nden Doç.Dr.Ahmet Gündüz ‘’Tapu Tahrir Defterlerine Göre Kocaeli ve Çevresindeki Yer Adları Hakkında Bir Değerlendirme’’, Dicle Üniversitesi’nden Yrd.Doç.Dr.Mehmet Salih Erpolat ‘’16.Yüzyıldan 20.Yüzyıla Kocaeli’ndeki Yer Adlarında Meydana Gelen Değişmeler’’ konularında sunum yaptı.

GEBZE’DEN İZNİK’E İPEK YOLU

Gazi Akça Koca salonundaki günün son oturumu Prof.Dr.Enver Konukçu başkanlığında gerçekleşti.Bu oturumda da Bilkent Üniversitesi’nden Prof.Dr.Özer Ergenç ‘’Osmanlı Klasik Döneminde Mekan Organizasyonu Açısından Kocaeli ve Hüdavendigar Sancakları’’, Düzce Üniversitesi’nden Prof.Dr.Yusuf Oğuzoğlu ‘’Koca-Eli Sancağını Dış Dünyaya Bağlayan Yol Ağı’’, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Yrd.Doç.Dr.Refik Arıkan ‘’Gebze’den İznik’e İpek Yolu’’, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Yrd.Doç.Dr.Vedat Turgut ‘’16.Yüzyıl Sonlarında Kocaeli Sancağı’’ başlıklı sunumları gerçekleştirdi.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız