konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Magazin

Hayatım boyunca beni sahiplenecek bir erkek aradım

Hayatım boyunca beni sahiplenecek bir erkek aradım Babasıyla sadece bir kez karşılaştı. 17 yaşındaydı. Hayatı boyunca onu sahiplenecek bir erkek aradı. Şimdi buldu, evlendi ve çocuk bekliyor. ‘Kavak Yelleri’nin ardından ‘Muhteşem Yü

18 Ağustos 2014 Saat: 10:57
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 410 kez okunmuştur

Hayatım boyunca beni sahiplenecek bir erkek aradım
Hayatım boyunca beni sahiplenecek bir erkek aradım

Dışarıdan ‘şeker bir kız’ görüyoruz. Bu bir imaj mı? 

- Fiziksel yapımın etkisi de olabilir. Yüzümün hatları, çocuksu ifadem...

Yani öyle değil misiniz?

- Göründüğüm gibiyim. Ne çocukluğumda ne de gençliğimde çılgınlıklarım, büyük hareketlerim oldu.

30 yaşına girdiniz. 30’lar birçok kadın gibi sizi de değiştirdi mi?

- Evet. Düşüncelerim, yapım, hayata bakışım eskiden farklıydı. Artık ne istediğimi daha iyi biliyorum. Hayalperestliklerim ayakları yere basan isteklere dönüşüyor. Daha sağlam, daha emin, daha huzurluyum.

İki ay önce evlendiniz. Hamile kaldınız ama bu yıldırım nikâhının detaylarını hiç anlatmadınız. Hadi biraz deşelim. Eşiniz Bedri Bey’le nasıl tanıştınız?

- Aynı Spor salonuna gidiyorduk. Bu boydan postan beklemezsin ama salonda voleybol maçları yapıyorduk. Bir de görsen sert oynuyorum. Kendimi yere falan atarak, dizlerim sürekli mosmor. Arkadaşlarım hep “Bir dizlik alsana” diyordu. Bedri de bu konuşmaları duymuş. Ve cep telefonu numaramı bulmuş. Bir gün “Dizliklerin bende” diye bir mesaj attı. Yemeğe götürmek isteyebilir, pahalı bir hediye alabilirdi. Ama gerçekten benim canımın acımasına kıyamayıp ordan vurdu. Gerçi bunu planlı mı, plansız mı yaptı bilemiyorum.

 

İlk görüşte aşk mıydı?

- Hayır. “Her şey ilk görüşte aşktır” diye düşünürdüm. Ama Bedri’yi tanıdıkça sevdim. Eğer yemeğe çıkmak için bir şans vermeseydim belki hiç tanımayacaktım. Başlarda gerçi “İşim var, setim var” diye biraz oyaladım ama o da peşimi bırakmadı.

Neydi peki sizi yıldırım hızıyla nikâh masasına götüren?

- Beni çok sahiplendi. Annemle büyüdüm, hep kendi paramı kazandım, aileme destek oldum. Şimdiye kadar hiçbir erkek elimden tutup “Sen rahat et” demedi. Ama Bedri onu yaptı. Sadece maddi anlamda değil, ilk defa benim adıma her şeyi düşünen biri vardı hayatımda.

 

Tozluk bahanesiyle hayatınıza giren adamın evlenme teklifi de ilginçtir herhalde...

- İlk yemeğe çıktığımız gece “Ben seninle evleneceğim” dedi. Sadece güldüm. Çok mutluyumdum, yalnızdım, hayatıma kimseyi sokmak istemiyordum. Büyük konuşmuşum üç gün sonra sevgili olduk. Yaklaşık 40 gün sonra bir iş için Hong Kong’a gitmişti. O seyahatten apar topar bir yüzükle döndü. Niye bilemiyorum ama “Hayır” diyemedim. Zaten kendimi o kadar iyi ve mutlu hissediyordum ki, her şeyi paylaşabileceğim bir insandı. Biraz ani bir evlilik oldu biliyorum ama bunları bulmuşken bırakmak istemedim.

Ne iş yapıyor Bedri Bey?

- Güvenlik hizmetleri veren bir şirketleri var.

Dört aylık hamilesiniz ama iki aylık evlisiniz. “Hamile kaldığı için evlendi” haberleri çıktı.Bu evliliğin bir sebebi de bebek miydi?

- Evlenme teklifini zaten almıştım. Karşımda âşık olduğum ve bana âşık bir adam vardı. Sadece biraz gezip tozalım, eğlenelim diye bir yıl beklemeye karar vermiştik. Ama bir aşk çocuğu oldu. Aile kurmamıza hiç bir engel yoktu. Neden vazgeçeyim. En doğal hakkımdı ve evlendik.

Bebeğinizin cinsiyeti belli oldu mu?

- Evet erkek. Adı Ali Demir olacak. Ali ismini zaten çok seviyordum. Sonra aklımıza Demir adı geldi. İkisini birden kullanmasını istiyoruz.

 

Daha geriye gidelim. Anne ve babanız siz sekiz aylıkken ayrılıyor. Siz annenizle büyüyorsunuz. İki kadının hayatla mücadelesi zor muydu?

- Annem babasız büyümeme rağmen beni özgür bıraktı. Birbirimizin dert ortağı olduk. Annem ikinci evliliğini yaptı. Bir kardeşim oldu. Bundan 10 sene önce boşanmış çocuklara ve kadınlara bakış açısı daha farklıydı. Bir dönem İzmir’in kasaba gibi bir yerinde yaşıyorduk. O zamanlar kadını da çocuğu da savunmasız, çaresiz ve beceriksiz gören kötü bir zihniyet vardı. Annem uzun süre alaylı olarak iç mimarlık yaptı. Ama maddi zorluklarımız oldu. Lisedeyken dershaneye gitme gibi bir lüksüm yoktu. Okuldaki başarım yüzünden öğretmenlerimin bana verdiği bursla dershaneye gidebildim.

Baba figürünün eksikliğini hissettiniz mi?

- Tanımadığım ve bilmediğim bir his olduğu için küçükken olaya takılmıyordum. Hiç onun eksikliğiyle büyümedim. Yaşım ilerledikçe hissettim.

Peki tüm bunlar yaşanırken babanız nerede?

- Hayatımda sadece bir kere, 17 yaşındayken gördüm. Zaten öncesinde arayıp sormamıştı. Bir daha da görmedim. Annemin isteğiyle bir akşam sadece yemeğe çıktık.

 

Siz büyürken yanınızda olmadığı için hep bir şeyler eksik mi kalıyor?

- Evet. Tam üniversiteyi kazandığım seneydi. Annemle her şeyi ikimiz yapmışız. Ağlamışız, gülmüşüz, zorluklar çekmişiz. Sonra bir adam geliyor “Ben de varım” diyor. Kusura bakmasın ama o zaman da “Biz yokuz”. Sonuçta tanımadığım bir adam.

Siz şöhret olduktan sonra babanızı gazetelerde gördük. Annenizin sizi göstermemek için şehir şehir kaçırdığını söyledi?

- Benim nerede olduğum, hangi okulda okuduğum, hangi şehirlerde yaşadığım gayet belliydi.

Yaşadıklarınız, babanızın yokluğu, sizi yalnız bırakması erkeklere karşı bir güven problemine sebep oldu mu?

- Tam tersi hayatımda beni sahiplenecek ve o baba figürünü dolduracak bir erkek aradım. Onu bulunca da kaybetmek istemedim. Boşanmış ailelerin çocukları genelde evlilik mutsuz bir şey diye düşünebiliyor. Ama bende tam tersi oldu. Çocukluğumdan beri hep aile ve yuva kurmak istedim.

 

Eskişehir’de Turizm Otel İşletmeciliği okuyorsunuz. Sonra birden ‘Kavak Yelleri’ dizisindeki başrolle hayatımıza giriyorsunuz. Anketlerde yılın dizi oyuncusu seçiliyorsunuz. Nasıl bu noktaya geldiniz?

- Okul bitip İstanbul’a geldiğimde kalacak yerim de param da yoktu. O gün Maslak’taki büyük plazaların arasında durdum ve ağladım. Bir tanıdığımızın yanında kalmaya başladım. Kalem etek, topuklu ayakkabı ve dosyalar... En sevdiğim şeylerdi.

Sonra?

- Sonra reklam filmi çekimlerine gitmeye karar verdim ve bir ajansa kaydoldum. En sonunda iş yerinden “Bir seçim yapman gerekiyor” dediler. Tam o gün ‘Kavak Yelleri’ dizisinin görüşmesi vardı. Dizi İzmir’de çekilecekti. Otelde kalacaktık. Para biriktiririm diye düşündüm.

Her şey bu kadar kolay mıydı?

- Hiçbir şey kolay olmuyor. ‘Kavak Yelleri’ beş yıl sürdü. Uzun saatler çalışıyordum. Büründüğüm ruh halleri bir ara psikolojimi bozdu. Psikoloğa gitmeye başlamıştım. Canlandırdığım karakter Aslı’ydı. Sokakta görenler bana Aslı’yı soruyordu. “Ben kimim” diye düşünmeye başladım. Sonra ‘Muhteşem Yüzyıl’a başladım.

‘Muhteşem Yüzyıl’ bir dönem dekolteleriyle siyasetin eleştiri konusu oldu. Bu sizi korkuttu mu?

- Bazen. Ama burası Türkiye ve bir şeyler değişmeyecek sanırım. Ayrıca yaşadığın ülkeye biraz ayak uydurmak zorundasın. Amerika’daki gibi rahat olamayız. Kimseyi üzmeye gerek yok. Tabii at gözlükleriyle bakmaktan bahsetmiyorum.

Siyasetle aranız nasıl?

- Çok uzağım.

Geleceğe karşı umutlu musunuz?

- Bu dünyaya bir çocuk getireceğim. Umutsuz olursam yandım.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız