konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

Erdoğan: Dershaneler konusunda geri adım yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dershanelerin kapatılması konusundaki yasayı Meclise getireceklerini ve geçireceklerini söyledi.Erdoğan, bir geri adım atmalarının mümkün olmadığını ise Bizden bir geri

21 Kasım 2013 Saat: 13:30
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 139 kez okunmuştur

Erdoğan: Dershaneler konusunda geri adım yok
Erdoğan: Dershaneler konusunda geri adım yok

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dershanelerin kapatılması konusundaki yasayı Meclis'e getireceklerini ve geçireceklerini söyledi.Erdoğan, bir geri adım atmalarının mümkün olmadığını ise "Bizden bir geri adım bekliyorlarsa bu anlayışta bu mantıkla bizden bir geri adım beklemeleri söz konusu değil" diye açıkladı. Başbakan Erdoğan, ATV ve AHaber ortak yayınında 'Başbakan ile gündem özel' programında, gazetecilerin sorularını cevapladı.Dershanelerle ilgili birçok soru yöneltilen Erdoğan'a "Bu mesele ne meselesi diye bir spekülasyon var.Erdoğan dershanelere karşı bir eğitim hamlesi girişimi içinde mi? Yoksa cemaate karşı cemaat tabanına karşı bir girşim mi? İnsanlar bu konuda sizden bir şeyler duymaya ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum.Spekülasyonlar için ne dersiniz?" şeklinde de bir soru yöneltildi.

"BİZDEN GERİ ADIM BEKLİYORLARSA BU ANLAYIŞLA MÜMKÜN DEĞİL"

Erdoğan, şöyle konuştu: "Bir defa bu mesele bizim için az önce de söylediğim gibi bir memleket meselesidir, bir eğitim meselesidir.Bizim partimizin programında hükümet programlarında yer alan bir meseledir.Yani bugün ortaya konmuş bir mesele değildir.2008-2009 bu yıllardaki bu programlarımıza bakıldığında orada görülüyor.Yani yeni açıklanmış şeyler değil bu.Halka bu konuda verilmiş olan bir vaadimiz sözümüz var.Bu sözün yerine gelmesidir.Cemaat deniliyor, olayın cemaatle hizmetle karşı karşıya gelme gibi bunu öyle bir yere çekmek çok yanlış bir şeydir o da çok çirkin bir şeydir.Tam aksine, biz cemaat mensubu kardeşlerimizin ellerinde olan yayın organlarıyla bu şekilde bize saldırmalarını, adil olmayan şekilde bize saldırmalarını hatta hatta hilaf-ı hakikat bazı uydurma şeylerle yakıştırmalarla bize saldırmalarını anlamakta biz zorlanıyoruz."

"CEMAAT MENSUBU KARDEŞLERİM YEDİĞİMİZ TOKADI UNUTUYORLAR MI?"

"Şunu açık net söyleyeyim; eğer bize MEB 2010-2014 strateji belgesi incelenirse orada da çok açık açık net görülür.Bu niçin belli bir cemaate diye olsun? Sayın Sezer döneminde bu konuyla ilgili attığımı bir adım vardı reddedildi.Hatta bir diğer adım Danıştay'dan geri döndü.Hatta ne dediler? Cemaat mensubu olan kardeşlerim burayı hatırlasınlar.Biz dedik ki bütün okullara özel sektör vakıf okullarına biz öğrenci gönderelim, bunların bedellerini biz ödeyelim dedik.Hizmet alımı yapalım dedik.Danıştay bizi reddetti.Oradaki boşlukları biz dolduralım.Bizi yatırım yapmaktan kurtaracaktır.Binayı biz yapmamış olacaktık oralara bu öğrencilerimizi göndermiş olacaktık.Bu öğrencilerimiz de o zaman ne diyecekti gittim şu kolejde okudum diyecekti, parasını da kim verecekti devlet olarak biz verecektik.Onların böylece o atıl kapasitelerini biz doldurmuş olacaktık.Danıştay ne yaptı, bunu reddetti.Ama ona biz müracaatı yaptığımız zaman ne dediler? AK Parti iktidarı cemaata kaynak sağlamak için bu adımı attı, bu yasayı düzenledi.E şimdi cemaat mensubu olan kardeşlerim bizim bu verdiğimiz mücadelede karşılığında da yediğimiz tokadı darbeyi acaba unutuyorlar mı?"

"BİZ NİÇİN ONLARI KARŞIMIZA ALALIM?"

"Biz niçin kalkıp da bu kardeşlerimizi karşımıza alalım, onlarla bu mücadelenin kavganın içine girelim.Bizim tek derdimiz biz bir sorumluluk taşıyoruz.Biz kalkıp da bütün eğitimi cemaatin derneklerine kurumlarına teslim etmek gibi bir durumun içinde olamayız.Asıl bunun hesabını bize sorarlar.Derler ki 'niye belli kurumlara vakıflara eğitimi teslim ediyorsunuz.' E biz şimdi şu anda devlet olarak temelden alacağız, hatta okul öncesi eğitimden alıyoruz, bu yavruları bu çocukları yetiştiriyoruz.Ve ondan sonra da eşit bir sınav sistemi içerisinde bunları geleceğe hazırlıyoruz.Çünkü biz belli bir grubun değil tüm miletin iktidarıyız.Burada kendileri de bizleri anlayışla karşılamaları lazım.Bu sürdürdükleri kara kampanyaları bence bitirmeleri lazım.Bizden bir geri adım bekliyorlarsa bu anlayışta bu mantıkla bizden bir geri adım beklemeleri söz konusu değil."

"KAÇ ÇOCUK BİRİNCİ OLUYOR?"

Gazeteci Mehmet Barlas, Erdoğan'a şu soruyu yöneltti: "Gülen'i açıkça Türkiye'ye davet ettiniz.Herkes evet cevabını beklerken gelemeyeceğim, Türkiye'nin durumu gerekçesini ileri sürdü sayın Gülen.Acaba dönüm noktası o mu, cemaatle AK Parti arasındaki diyalogsuzluk davetinizin reddedilmesi ile mi başladı?" Erdoğan, soruya şu cevabı verdi: "Yok, onunla hiçbir ilişkisi yok.Birçok arkadaşlarla bu konuyla ilgili diğer konularla olsun görüşmeler yaptık, yapıyoruz.İçimizde arkadaşlarımız var aynı şekilde yapıyoruz.Kaldı ki bakan arkadaşım birçok görüşmeler yaptı.Daha yeni görüyorsunuz bir kucaklama hareketini yapalım diye her kesimle bir kucaklama gayreti içine giriyoruz.Niçin o kardeşlerimizle de bir kucaklama gayreti içerisinde olmayalım.Bizim ayrılığa değil birleştirmeye gayret etmemiz lazım.Ama diyoruz ki bizim bu gayretimiz karşılığını bulsun.Bu ülkeye yazık olur.Bu ülkenin geleceğine gelecek nesillere yazık olur.Burada devletin verdiği bu gayreti ve az önce ifade ettiğim 800 bini aşkın öğretmenin emeğini yok saymak onlara çok büyük bir haksızlıktır.Bütün bu okullarda yetiştireceksin ondan sonra gelip 3-6 ay dershanede eğitim vereceksin ben yetiştirdim diyeceksin.Acaba soruyorum bu dershanelerden kaç tane öğrenci birinci olarak yetişiyor, ikinci üçüncü olarak yetişiyor? Bunların sayısı da bellidir.Bunu kalkıp da abartılı bir şekilde anlatmanın bir anlamı yok.Az önce söyledik, zaten Fen lisesinden mezun olanların gideceği yerler bellidir.Anadolu lisesinden sosyal bilimlerden aynı şekilde.Zaten onlar o kaliteli eğitimden geçerek bir yere gidiyorlar, tekrar ediyorum altını çizerek.Bir defa etüt merkezleri ile alakalı olarak ücretsiz bütün etüt merkezleri serbesttir.Okuma salonları zaten ücretsiz.Orada da bir yasaklama söz konusu değil."

"PKK HATIRLATMASI ÇİRKİN"

Erdoğan, "Çocuklar okuma salonlarına gidemezlerse böyle olur deniyordu PKK konusunda" diye hatırlatmada bulunulması üzerine de "O da çirkin bir şey.Mesela şunlar tweetler de geçiyor.Oslo'nun sözü yerine getiriliyor.Yazıktır ya.Oslo'da sen benim MİT Müsteşarımın yanında mıydın.Hangi söz verildi? Olmaz.Fırsat veriyorsun.Odsan sonra PKK ile yapılan anlaşmalar gereği bunlar yapılıyor.Bunu neye dayanarak söylüyorsun.Bunlar çok çirkin şeyler" şeklinde konuştu.Erdoğan, "Hareketin kanaat önderleri, lideri pozisyonundaki kişiler o PKK'dan ziyade o saldırılardan ziyade, ağırlık olarak kırgınlık ve sitem belirtiyorlar" diye soruya ekleme yapılması üzerine şöyle devam etti: "Şimdi bugün bir gazete bir dershanenin yakılmasını 'bu mu rant temini?' gibi bir başlıkla vermiş.Tamam mı? Olaya buradan yaklaşmaya kalkarsak, ben o yazıyı yazan arkadaşa şunu söylerim: Güneydoğu'da da İstanbul'un merkezinde de AK Parti'nin bugüne kadar birçok şubesi yakılmıştır.Birçok teşkilatımız molotof kokteylleri ile bombalanmıştır.Benim il başkanı, il başkan yardımcılarımın içinde öldürülenler var, kaçırılanlar var.İstanbul'un göbeğinde bizim seçim karargah merkezlerimiz yakılmıştır ve yüzlerce.Biz bir şeyin mücadelesini veriyoruz.Biz bir şeyden geri çekilmiyoruz.Sen de o mücadeleyi vereceksin tabi.İnanmışsan dershane ise dershane ile vereceksin oralarda okul yapmaksa okul yapmak suretiyle bu mücadeleyi vereceksin madem inanıyorum diyorsun inandığına göre inandığının gereğini yapacaksın.Hep beraber yapacağız bunu, el ele vereceğiz omuz omuza vereceğiz.Bu mücadeleyi hep birlikte sürdüreceğiz.Yavrularımızı da bu millete düşman olanlara kaptırmayacağız.Bunu beraber yapacağız.Bu anlayışta bir zihniyet varken kalkıp da bunu farklı yerlere çekmek çok yanlış olur." Gazeteci Sevilay Yükselir, Erdoğan'a şu soruyu yöneltti: "Bu kara propagandayı yapan dershanelerle ilgili Samanyolu Zaman gazetesi yani Gülen cemaatine bağlı yayın organları.Dershane meselesi evet patladı, hükümet ile cemaat arasında kırılma noktası oldu.Onun öncesi de var.7 Şubat'ta MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Emre Taner ve Afet Güneş'in Oslo görüşmeleri nedeniyle vatan hainliği ile suçlanması, o suçlamayı yapan savcıların da cemaatle gönül bağlarının olduğu iddia edilmesi, oradan beri gelen ve sık sık zaman zaman da meydana gelen bu gerilim maalesef dershanelerde patladı.Ben böyle görüyorum en azından.Siz gerçekten Gülen Cemaati ile siyasi kavgada mısınız? Bir iktidarı bölüşme kavgası mı bu? Yoksa sadece masumane bir dershane tartışması mı?"

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız