konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

Ah şu içimizdeki “Oryantalistler”

Ah şu içimizdeki “Oryantalistler” Yazımın başlığını gördükten sonra, beni hangi yandaş basın tarafına koyduğunuzu tahmin ediyorum.Ama benim derdim yazacaklarımın doğru olduğunu ispatlamak değil.En azı

30 Ekim 2013 Saat: 11:09
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 202 kez okunmuştur

Ah şu içimizdeki “Oryantalistler”
Ah şu içimizdeki “Oryantalistler”

Ah şu içimizdeki “Oryantalistler”

Yazımın başlığını gördükten sonra, beni hangi yandaş basın tarafına koyduğunuzu tahmin ediyorum.Ama benim derdim yazacaklarımın doğru olduğunu ispatlamak değil.En azından var olan at gözlüklerini biraz daha olsa kaldırmak…

*********

Avrupa’da senelerce bir kavram tartışıldı.Tartışmanın adı ise oryantalizm oldu.Oryantalizm, 18.ve 19.yüzyıllardaki sanayi kapitalizminin gelişme döneminin zihniyeti tarafından şekillendirilmiş, Amerikalı ve Avrupalıların Doğu araştırmalarını tanımlamakta kullanıldı.

Ve her yapılan araştırmalarda, doğu gözlemleri aynı kapıya çıktı.Batılı oryantalizm düşüncesine göre, doğu erkeği; pis ve güçlü olmasından kaynaklanan kadınına baskı ile şiddet uygulayan bir profildi.Doğu, geri kalmış bilinçsizdi.

Doğu'ya ilişkin ideolojik önyargılar ve perspektifler o kadar abartılmıştır ki; Sözde Anadolu’da yemek yerken dahi önce erkekler yemek yer artanları da kadınlara bırakıldığı iddia edilir.Bu gerçek olmayan teorilere o kadar inanılmıştır ki.Ünlü yazar Fyodor Dostoyevski, bu durumu kitaplarına dahi yansıtmıştır.

Bununla da kalmaz Doğu’nun batıya bakışı, doğuda sözde kadınlar, çirkin erkeklerinden gördükleri zulme karşılık, batıdan gelecek beyaz tenli kurtarıcı erkeğini beklediği iddia edilir.İşte bunun adı oryantalizmdir.

***************

Avrupa’nın Anadolu’yu böyle görmesine çok şaşırmıyorum.Çünkü yok denilse de günümüzde soğuk bir din savaşının var olduğu kesin.

Benim kızgınlığım içimizdeki, batılı at gözlüğü ile bakan oryantalistlere, yani Cumhuriyet’in sadece kendisine bırakıldığına ve Cumhuriyet’i sadece kendileri koruyacakmış gibi söylemlerde bulunmalarına kızıyorum.

Sadece Cumhuriyet’i sokaklarda yürüyüşler yaparak koruduklarını sananlar, buda yetmezmiş gibi bu ülke de birazcık muhafazakar olanları bir dönem irtica diye suçlarken, şimdi de Cumhuriyet’i yok etmekle suçluyorlar.

Ülkede ki laiklik tartışmalarından zorda olsa kurtulmayı başardığımıza inanmak istiyorum.Ve kim ne derse desin üniversite ile kamuda başörtü sorunu da çözüldü.Başörtü konusunda siyasette malzeme ya da değil gerçek olan vatandaşın yani Cumhuriyet’in gerçek anlamı gibi halkın istediği oldu.Ama Cumhuriyet’in bekçisi olduklarını sananlar hala başörtüsünü tartışıyor. Avrupa’daki oryantalistlerden daha tehlikeli olarak hem de…

Türkiye’nin doğum günü 29 Ekim’de ülke çifte bayram yaşadı.Cumhuriyet’in bekçileri olduklarını sananlar, sokaklarda sloganlar attı.İşe siyaseti karıştırarak, bizlere oryantalizm ile bakan dış basınla aynı söylemlerle Marmaray’ı eleştirdiler.

Ben şimdi sorarım.Kim bu ülke de Cumhuriyet’in bekçisi?

Bu memleket mi? Yoksa kendini ulusalcı sanan, milletine oryantalist pencereden bakan yüzde onluk kitle mi?

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız