konak
ozturk group
KENT YAPI
Breau
cagingoz
KIRALIK IS MERKEZI
ekomini
ARIGUN MOBILYA
Kızılkaya

Güncel

ABD'DEN ÇILGIN PROJE

ABD Enerji Bakan Yardımcısı Daniel Poneman’ın, Atlantik Konseyi’nin İstanbul’da düzenlediği Enerji ve Ekonomi Zirvesi’nin akşam yemeğinde yaptığı konuşma, ülkesinin enerji politikalarına ilişkin dikka

13 Ocak 2013 Saat: 18:39
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 220 kez okunmuştur

ABD'DEN ÇILGIN PROJE
ABD'DEN ÇILGIN PROJE

ABD Enerji Bakan Yardımcısı Daniel Poneman’ın, Atlantik Konseyi’nin İstanbul’da düzenlediği Enerji ve Ekonomi Zirvesi’nin akşam yemeğinde yaptığı konuşma, ülkesinin enerji politikalarına ilişkin dikkat çekici ipuçları içeriyordu.

Kaya gazından, nükleere, yenilenebilir enerjiden, diplomasiye pek çok konuya değinen Poneman, salondaki dinleyicilere ABD’nin “çılgın projesi”ni de anlattı.

Çılgın proje diyorum çünkü Poneman’ın anlattıkları, gerçekten de ülkesini yeni bir evreye taşıyacak nitelikte.

Doğalgaz piyasalarında gerçek bir devrim yaşandığını vurgulayan Poneman, geçmişte ABD’de doğalgazın enerji sorunlarına uzun vadeli bir çözüm sunmayacağı görüşünün hâkim olduğunu, bu nedenle bu alandaki teknolojilere yapılan yatırımların da “mütevazı” kaldığını söyledi.

Ancak bu tablonun son 10 yılda değiştiğini belirten Poneman, kaya gazı yataklarından çıkan doğalgaz sayesinde, bugün dünyanın lider doğalgaz üreticileri arasında nasıl konumlandıklarını da anlattı.

Zaten Uluslararası Enerji Ajansı da son raporunda, ABD’nin 2015 yılına kadar dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi haline gelerek, Rusya’nın tahtına oturacağı tahminine yer vermişti.

1 DOLARA, 4 DOLAR

Poneman’ın verdiği bilgiye göre, 10 yıl önce ABD’nin doğalgaz üretiminin sadece yüzde 2’si kaya gazı ve konvansiyonel olmayan diğer gaz yataklarından sağlanırken, bugün bu oran yüzde 35’i aşıyor.

Uzun yıllar önce, ABD hükümetinin kaya gazı alanındaki ilk teknolojilere 137 milyon dolarlık yatırım yaptığını, bunun da 20-30 yıl sonra kaya gazı devrimine önemli katkılar sağladığını anlatan Poneman, “Bu devrimin etkilerine bakarken, size bir örnek daha vermek istiyorum. Arkansas’ta bir sıkıştırılmış doğalgaz (Compressed Natural Gas-CNG) istasyonuna girdim. Arabanızı galon (3.78 litre) başına 1.10 dolardan sıkıştırılmış doğalgazla doldurabiliyordunuz. (Litresi yaklaşık 50 kuruş) Aynı dönemde benim yerel istasyonum, benzin için galon başına dört dolar alıyordu” dedi.

ÇILGIN PROJE

1 dolar ile 4 dolar gibi bir fiyat farkının inovasyon doğurabileceğini vurgulayan Poneman, ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı ARPA-E araştırma kurumunun tam de bu nedenle 30 farklı projeye yatırım yaptığını söyledi.

Bu projeler, sıkılaştırılmış doğalgazla (CNG) çalışan taşıtların depolarının ebat ve ağırlığının nasıl küçültülebileceğini inceliyor.
Söz konusu depoların büyük bir dalış tüpü şeklinde olduğunu anlatan Poneman, projelerden olumlu sonuç alınırsa, bugün araç filolarında yüzde 2 paya sahip olan CNG’nin tüm hafif yük aracı filolarına yayılabileceğini belirtti.

Poneman, “Bunu yaparsanız, pazarın yüzde 60’ını CNG’li araçlar oluşturabilir. Bu da bulmaya devam ettiğimiz tüm bu müthiş doğalgaz kaynaklarını aktarabilecek bir adres olmanın yanısıra, iklim emisyonlarını azaltır ve insanların ulaşımında daha ucuz bir yöntem olur” dedi. Bu adımların, bir sonraki inovasyon ve ekonomik büyüme dalgasını tetikleyebileceğini de vurguladı.

Bu sözlerin üzerine moderatör, heyecanla “Sizce bir sonraki büyük şey (next big thing) doğalgazla çalışan araçların ‘küresel çapta kullanılması mı? Bunun enerjideki bir sonraki büyük şey olacağını söyleyebilir miyiz?” diye sordu.

Henüz bu sorunun cevabını bilmediklerini dile getiren Poneman, hükümetlerin üzerine düşenin, geniş yelpazede teknolojilerin keşfedilmesini sağlayacak test etme ortamlarını yaratmak olduğunu, bunun sonucunda da “bir sonraki yeni şey”i piyasaların belirleyeceğini söyledi.

Tabii, kaya gazı keşifleriyle büyük avantaj yakalayan ABD, aynı zamanda ucuz doğalgaz sayesinde CNG’li araçları yaygınlaştırabilir. Ancak Türkiye gibi doğalgaz ithalatçısı ülkeler bu konuda nasıl bir strateji izleyebilir, bunu da merak ettim.

Bir yanda elektrikli araçlara yönelik yatırımlar dururken, şimdi de doğalgazlı araçları acaba piyasa aynı anda kaldırabilir mi?

CNG istasyonları kurulumu sektöründe yıllardır faaliyet gösteren Akfel Grup bünyesindeki Akfel Mühendislik’te İş Geliştirme Uzmanı olan Yasin İkiz, son yıllarda doğalgaz ile çalışan araçların Türkiye’de de yayınlaşmaya başladığını söylüyor.

Özellikle belediyelerin kullandığı doğalgazlı otobüslerin yaygınlaştığını söyleyen İkiz, “Ankara’da, İzmit’te, Kayseri’de var. İETT’nin yıllardır az sayıda da olsa CNG’li otobüsleri vardı. 10–15 yıl öncesinden bir projesi vardı, hem dizel, hem doğalgazla çalışması için araç dönüşümü yapmıştı. Eski yeşil otobüslerin bir kısmı dönüşmüştü. Hem doğalgaz, hem dizel tüketen çift yakıtlı sistemli olarak yollardaydı. Şimdiki duruma bakarsak, İETT yaklaşık 250 doğalgazlı yeni otobüsü yollara çıkarmaya hazırlanıyor. İstanbul Belediyesi bu konuda ciddi adımlar atıyor” diyor.

Belediyelerin kendi garajlarını, CNG istasyonu olarak kullandığını söyleyen İkiz, otobüslerin de yakıtını garajlardan aldığını belirtiyor.

ABD’deki en önemli getirisi ucuz olması, peki Türkiye’de CNG’li araç kullanmak nasıl bir avantaj yaratıyor? İkiz, CNG’nin yarı yarıya yakın bir yakıt tasarrufu sağladığını ifade ediyor.

Otobüs gibi toplu taşıma araçlarının 100 kilometrede yaklaşık 30 litre dizel yakıt tükettiğini, bunun da yaklaşık 120 liraya karşılık geldiğini kaydeden İkiz, “CNG’de bunun 60–70 lirasını tasarruf etmiş oluyorsunuz” diyor.
İkiz’in anlattıklarına göre, CNG istasyonları kendilerini bir-iki yılda amorti ediyor. Ancak bu teknolojinin yaygınlaşması için devletin biraz daha teşvik vermesi bekleniyor.

Akaryakıtın her litresinde ciddi vergi kazanan devletin, bunu ne kadar teşvik edeceğiyse tartışılır…

ABD Enerji Bakanlığı’nın “Alternatif Yakıtlar Veri Merkezi”nde yer alan bilgilere göre, bugün ABD’de yaklaşık 112 bin, dünyada ise 14.8 milyon araçta doğalgaz kullanılıyor. Şimdiki teknolojilerle CNG’li araçlar, daha sınırlı seyahat alanı için uygunken, uzun mesafede seyahat edenler için LNG daha uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Dünyanın en büyük şirketlerinden General Electric, 2010 yılında filosunun yarısını elektrikli ve plug-in hibrid araçlarla değiştireceğini açıklamıştı.

2010 yılından bu yana geçen sürede GE, çoğunluğu elektrikli olmak üzere General Motors ve Ford’dan yaklaşık 11 bin aracı filosuna kattı.
Ancak alternatif yakıtlı araçlar sektöründe şimdilerde tartışılan konu, GE’nin elektrikli araçların yanısıra CNG’li araçları da filosuna katacağını açıklamış olması…

Bazıları bunu “GE elektrikli araç sözünden çark etti” şeklinde yorumlarken, “Yakıt olarak doğalgaz bu kadar ucuzlamışken, GE’nin bu teknolojiye yönelmesi çok normal” diyenler de var.

Bu konuda aktarmak istediğim diğer bir nokta da komşumuz İran’ın doğalgazlı arabalarda yaptığı atılım.

Financial Times gazetesinde 7 Ocak’ta yayınlanan makalede, yapılan bir araştırmaya göre İran’ın doğalgazlı araç sayısında dünya lideri olduğu belirtiliyor. İran’ı, Pakistan, Arjantin, Brezilya ve Hindistan gibi ülkeler takip ediyor.

Makalede, İran’ın benzin ithalatına getirilen uluslararası yaptırımların etkisini azaltmak için CNG’li araç kullanımını “dramatik ölçüde arttırdığı” belirtiliyor.

Ancak İran’ın CNG’li araçlara yönelik dönüşümü başlatması yaklaşık 10 yıl öncesine uzanıyor. Şüphesiz başlıca nedeni İran’ın doğalgaz kaynakları bakımından dünyanın en zengin ikinci ülke olması.

2006 yılında, İran yollarındaki çift yakıtlı araç sayısı bin 500 iken, bu yıl 2.9 milyonu aşmış. CNG istasyonu sayısı ise aynı dönemde 60’dan, 2 bine çıkmış.

İran CNG Derneği’nin Genel Sekreteri, “Son beş yılda CNG endüstrisinde bu kadar gelişme kaydetmiş bir ülke daha bulamazsınız” diyor. CNG alanında yaşanan bu atılımın ülkesini benzin krizinden kurtardığını söylüyor.

FT’nin makalesinde Tahran’da yaşayan Mehdi örnek veriliyor. İran yapımı Tiba arabasını, altı ay önce CNG kullanacak şekilde değiştirdiğini belirten Mehdi, “Şimdi depomu günde iki kere dolduruyorum ve 20 litrelik benzine 10,80 dolar vermektense, 6.5 dolar ödüyorum” diyor.

ÇAĞIMIZIN PLASTİK SANAYİ

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Poneman’ın moderatörlüğünü yapan Atlantik Konseyi CEO’su Frederick Kempe, kaya gazı devrimiyle yaşanan tüm bu gelişmeleri dinlerken, şu cümleyi kurdu:

“Galiba sen ve ben, Dustin Hoffman ve Onun meşhur ‘Mezun (The Graduate-1976)’ filmini hatırlayacak yaştayız. O filmde Dustin Hoffman’a verilen tavsiye ‘Plastikler’ işine girmesiydi. Galiba günümüz enerji çağının ‘plastikleri’ de konvansiyel olmayan gaz kaynakları.”

Gerçekten de çağımızın ‘plastik sanayi’, kaya gazı gibi konvansiyonel olmayan kaynaklar ve onların tetiklediği yeni buluşlar mı olacak dersiniz…

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Kocaeli Haberleri Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız