13 büyüktür 1000 den…
Devr-i devranın kudretli paşaları ‘’bu darbe 1000 yıl sürer’’ diye günlerce höykürmüşlerdi. Aslında tebrik etmek gerekiyor, cumhuriyet tarihinin ilk post-modern (farklı, alışılagelmiş olmayan) darbesini gerçekleştirmişlerdir(!). İlk defa gecenin bir yarısında askerlerimizi uykusuz bırakıp silahlı-süngülü kuşatmalara gerek kalmıyordu. Senaryoları karanlık dehlizlerde yazılmış Fadime Şahin-Müslim Gündüz-Ali Kalkancı tiyatro oyunları ve bu oyunları bizlere ezberleten postal yalakası medyamızın katkıları da yadsınamaz. Tam bir takım oyunu, bir tarafta illegal Batı Çalışma Grubu (başında şimdi hapiste olan Çetin Doğan) ,bir tarafta paragöz medya patronları ve onların silahşor pardon kalemşor yazarları, bir tarafta kumarhane kuşu siyasetçimiz Mesut Yılmaz (Macaristan da kumarhanede yediği yumruklu hali hala gözümün önünde). Takımın assolistliğini ise tüm zamanların en büyük siyasi münafığı Süleyman Demirel üstleniyordu. Bu arada asker çağırdığında ışık hızıyla brifing ve emir-görüş almaya koşan yüksek yargı mensuplarını unutmamak gerekir.
***
Adına ‘’ kırmızı kitap ‘’ da denen ‘’Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’’ ilk kez Mesut Yılmaz tarafından o tarihlerde deşifre edildi. Yılmaz bu belgenin dışında devlette hiçbir şeyin yapılamayacağını bize müjdelemişti(!). Cuntacılar darbe aşkıyla yanar tutuşurlar ve heveslerini gerçekleştirmek için her şeyi mubah görürler. Ancak siyasetçilerde bu oluşumlara çanak tutarlar, görmezden gelirler ya da darbecilerin bıraktığı kadar siyaset alanıyla yetinip siyaset yaptıklarını zannederler. Yılmaz ve Demirel gibi korkak siyasetçiler çoktan siyasi çöplüklerdeki yerlerini aldılar. Millet verdiği yetkinin sonuna kadar kullanılmasını ister. Tayyip beyin neden bu kadar sevildiğinin nedeni de budur. Yakın tarihimizin kara lekesi 28 Şubat günü yapılan Milli Güvenlik Kurulunda hükümete yapılan hukuksuz dayatmalara Sayın Erbakan önce direnmiştir ancak birkaç gün sonra o garabet kararları imzalamıştır. O da siyasi efsane olma şansını orada kaybetmiştir.
***
Bu süreçlerin sonunda Tayyip Erdoğan ve onun liderliğinde AK Parti doğdu. Elbette yaşananlardan ders çıkarıyorlardır. Üçüncü dönemde de açık ara bir farkla iktidar olacakları neredeyse kesindir çünkü şer güçlerle mücadelede halkın tek umudu AK Parti dir. Ancak gelinen noktada yeni düzenlemeler yapmadan bu umudu koruyamazsınız. Bence Genelkurmay Başkanlığı derhal Milli Savunma Bakanlığına bağlanmalı, Milli Güvenlik Kuruluna daha fazla sivil katılmalı veya tamamen kaldırılmalı, özellikle silah alımları mecliste oluşturulan bir komisyonca denetlenmeli, darbe bahanesi iç hizmet 35.madde kaldırılmalı, askerin sivil mahkemelerde yargılanmalarının önü açılmalı, Sayıştay kanunu yasalaşmalı(hala mecliste bekliyor), profesyonel askerliğe geçişin önünün açılması gibi yasal düzenlemeler için AK Parti girişimlerde bulunmalı.
Her şey dönüp dolaşıp sivil anayasaya geliyor.1000 yıl sürecek denilen garabet ancak 13 yıl sürdü. Gereğini yapmanın tam zamanı. Yine en büyük görev yorgun başbakanımıza kalıyor.
Zeki ÖZÜER
zekiozuer@hotmail.com