EN DERİNE…
Her ülkenin kendi tarihinde en önemli dönüm noktaları vardır. Yaşadıkları bu dönemler birçok gelişmiş ülkenin üst medeniyet sınıflarına geçmelerine vesile olmuştur. ABD nin Kuzey-Güney savaşları, Fransızların Bastille Hapishanesi olayları ve demokrasiyle tanışmaları, Almanya nın Hitler felaketi, Yunanistan ın seksenli yıllarda cuntayla hesaplaşması gibi. Peki, sizce ülkemizin dönüm noktası nedir? Kurtuluş savaşı, cumhuriyetin ilanı, çok partili siyasi hayata geçiş,1961 darbesi veya devrimi(!), 1980 darbesi ve onun ucube anayasası gibi konu başlıklarından birimi? Hangisini seçseniz saygı duyarım.
***
Bence ülkemizin en önemli dönüm noktası ‘’kozmik odaya ‘’ girilmesi yani yıllardır hep konuştuğumuz ancak hayalet gibi hep uğursuzluğunu hissedip kendisine bir türlü dokunamadığımız ‘’derin devlet ‘’. Yıllardır gelişmişlik düzeyimize, demokrasimize kasteden adeta ayaklarımıza pranga olan bu esrarengiz güç. Bir oda düşünün içine çavuş girebiliyor ancak bir başbakanın bırakın girmeyi varlığından bile haberi olmuyor. AB ye aday böyle bir ülkeyi tasavvur edebilir imisiniz? Böyle bir ülkenin başbakanının yaşadığı zorlukları tahmin edebilir misiniz? Yorgun başbakanımız kim bilir neler yaşamıştır? Kim bilir ne tehditler almıştır? Ancak artık eskisi güdülen, Aysun Kayacı tabiriyle ‘’dağdaki çoban’’ bir millet yok. Demokrasiye sahip çıkan, bedel ödemeden refahın olmayacağını bilen ve bu uğurda başbakanına sonuna kadar sahip çıkacak bir millet olduk diye düşünüyorum. Zaten cesurluğundan şüphe duymadığımız sayın başbakanımız da bu gücün arkasında olduğunu hissediyor. Halkın iradesini hissetmeyen hiçbir siyasi erkin gücü böylesine derin yapılanmalara yetmez. Yükselen toplum bilinci ve demokrasi isteğinin önünde de zaten hiçbir güç duramaz. Yeter ki siyasetçi bu gücü görsün ve risk alabilsin.
***
1908 İttihat ve Terakki den bu yana tam 100 yıldır bu derinliğe inememiştik. NATO bünyesinde Sovyet işgaline karşı ikinci dünya savaşından sonra kurulan bir örgütlenme daha sonraki yıllarda özellikle Avrupa ülkelerinde ve ülkemizde Kontrgerilla adı altında sayısız karanlık senaryolara imza atmıştır. Hemen tüm ülkeler bu karanlık yapıyla yüzleşmiş adeta kökünü kazımıştır. En son İtalya da Gladio adı altında bu örgüt deşifre edilmiş hatta İtalyanların meşhur başbakanı Aldo Moro suikastı bu illegal örgütle ilişkilendirilmişti.
***
Bu son olaylar doğal olarak akıl tutulmasına ve dehşete sebep olsa da ben bu gelişmelerden son derece umutluyum. Türkiye nin en temel sorunu hatta yüzyılın en büyük belasından kurtulmak üzere olduğumuzu düşünüyorum. Bu noktada iktidarda hangi siyasi parti olursa olsun hangi başbakan olursa olsun tüm ülke olarak üzerimize düşeni yapmalıyız. Yürüyen yargı sürecine güvenip sonuçlarının bu kritik eşiği geçmemize yardımcı olacağını düşünüyorum.
En derinlerden boğulmadan çıkacağımıza eminim… Ya siz?
Zeki ÖZÜER
zekiozuer@hotmail.com