Bir hafta sonu tavsiyesi…
Bunaldık tutuklananlardan…
Bunaldık iddianamelerden….
Bunaldık intihar edenlerden…
Bunaldık ortamı geren açıklamalardan…
Bunaldık …………………………
Gülmeyi bu kadar unuttuğumu başka hiçbir şey hatırlatamazdı sanırım.. Ne eş ne sevgili ne dost nede… Alınmaca gücenmece yok… Bıktık ve de usandık suni ortamlardan.. Doğal ortamlara özlememizdenmidir arayışımız bilmem…
Uzun zamandır kendimi kaybedecek kadar hiçbir film’de gülmedim…
Ne Cem Yılmaz’da ne Recep İvedik’de…
Hele normal’de Ata Demirer’de gülmeyi bırakın tebessüm bile etmem, şahsından da bir elektrikde almam..
Ama gelin görünki bir tokat yemiş kadar oldum ata’dan… hemde beş kardeş tadında…
Gülmekten sol yanağım felç oldu…
Hele hele Demet Akbağ’ı ağzı açık izledim desem kesinlikle abartmam..
Ben böyle bir oyunculuk, ben onun yaşında böyle bir kadın fiziği görmedim…
Ve gelelim sinema’da yaşadıklarıma…
Mutluluk hapı almış gibi sürekli gülüyordum..
Hatta bir ara baktım koltuk değiştirmişim gülerken, kendimi kaybetmişim…
Ne yapın edin, mutlaka gidin “EYVAH EYVAH” filmine..
Ama sakın tek başınıza gitmeyin.. insan gülme krizine girdiğinde tutunacak bir dal arıyor..
Yani kolunu sıkacak, başını yaslayacak…
Yoksa vay halinize..
İyi seyirler…
Dipnot: Şu ana kadar olumsuz duygularımdan ötürü Ata Demirer’in şahsından özür diliyorum. Filmin senaryosu’da kendilerine aitmiş ayrıca tebrik ediyorum.